İstanbul
Parçalı bulutlu
20°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,0139 %0.12
56,1125 %0.06
6.740,80 %0.33
84.789,84 %0.92
Muhalif. Kırgız kadınları özel günlerde başa takılan ”eleçek” geleneğini sürdürüyor

Kırgız kadınları özel günlerde başa takılan ”eleçek” geleneğini sürdürüyor

Hem sosyal hem de ekonomik durumu simgeleyen ”eleçek” isimli gösterişli başlığın yanı sıra kadınlar, özellikle bayramlarda ve misafirlikte örgülü saçlarının uçlarına ziynet eşyaları da takıyor

Kırgız kadınları özel günlerde başa takılan ”eleçek” geleneğini sürdürüyor
Okunma Süresi: 3 dk

BİŞKEK (AA) NAZİR ALİYEV Kırgız kadınları, "eleçek" isimli başlık ve örgülü saçlarının uçlarına ziynet eşyaları takma geleneğini yaşatmaya devam ediyor.

Kırgız kadınının hem sosyal hem de ekonomik durumunu simgeleyen ve "eleçek" olarak tanımlanan geleneksel gösterişli başlık, kıyafetin tamamlayıcı süsü gibi kullanıyor.

Kadınlar, eleçek başlığının yanı sıra özellikle bayramlarda ve misafirlikte, "saç uçtuk" olarak adlandırılan, örgülü saçlarının uçlarına ziynet eşyaları takma geleneğini sürdürüyor.

Eleçek, doğumda kundak, ölümde kefen olarak kullanılıyordu

Kırgızistan'ın Celalabad Bölgesi'ndeki Toktogul ilçesinde yaşayan emekli öğretmen İrina Tokontayeva, Kırgız kadının baş giyimi "eleçek"i kültürel miras olarak gelecek nesillere aktarıyor.

Tokontayeva, Kırgız halkında baş giyiminin oldukça kıymetli olduğunu belirterek, "Eleçek, geçmişi olan bir kadın baş giyimidir. Eskiden doğumda kundak, ölümde kefen, yaralanmada sargı bezi olarak da kullanılıyordu." dedi.

Kırgız halkının uzun yıllar sürdürdüğü göçebe yaşamı ve göçebeliğin zorluklarını anlatan Tokontayeva, eleçeğin önemine ilişkin şunları söyledi:

"Eskiden kadınlar, uzunluğu 1820 metreyi bulan ince bir kumaş kullanarak başlarını örterlerdi. Bu başörtünün dört mevsime uygun olması gerekiyordu. Yayla göçü sırasında bir hamile kadın bebeğini dünyaya getirdiğinde başındaki eleçeği çözer, kundak yapardı. Böylece gideceği yere bebeğini sağlıklı ulaştırırdı. Kırgızlarda, 'iyilikle kötülük yan yana yürür' diye söz vardır. Her an her şeye hazır olunması gerekiyordu. Göç sırasında birisi vefat ederse başındaki eleçek çözülür kefen yapılırdı, yaralanma olursa sargı bezi olarak kullanılıyordu."

"Geleneksel kıyafetleri giyerek örnek olmaya çaba gösteriyorum"

Yaşadığı ilçede kadın kolları başkanlığını da yürüten Tokontayeva, günümüzde eleçeğin bayramlarda ve misafirlikte giyildiğini belirterek, "Geleneksel kıyafetleri giyerek gelecek nesillerimize örnek olmaya çaba gösteriyorum." diye konuştu.

Kadının giysisinin imanı, terbiyesi ve geleneklerine bağlılığı kadar önemli olduğunu ifade eden Tokontayeva, "Biz Manas kahramanının nesilleriyiz. Analarımız, bilim olmadığı dönemlerde yaşadıkları hayat tecrübesiyle yaşamlarını sürdürdüler. Analarımızdan kalan kıyafetleri korumalıyız." ifadelerini kullandı.

Geleneksel ziynet takılar omurga yamukluğunu engelliyor

Eleçek ve örgülü saçlarının uçlarında ziynet takılar kullanan, Batken Bölgesi'ndeki Kadamcai ilçesi sakinlerinden Bibihatice Mamutova da örgülü saçlarının uçlarına takılan süslemelerin önemini anlattı.

Mamutova, ileri yaşta kadınların saç örgüsünün ucuna taktığı ziynet eşyalara "saç uçtuk" adı verildiğini ve bunların, Kırgız kadınlarının en güzel takılarından olduğunu belirtti.

"Eskiden kadınlar düzgün yürümek için bu süslemeleri kullanırlardı. Çünkü bu süslemelerin ağırlığı bir kilograma yakın." diyen Mamutova, bu tür süs eşyalarının gümüş veya diğer değerli taşlardan hazırlandığını aktardı.

Mamutova, bu ziynet eşyalarının omurga yamukluğuna karşı olduğunu, bir metrelik örgülerin uçlarına bağlanan takıların, ağırlığı nedeniyle omurganın ve boynun dik durmasını sağladığını sözlerine ekledi.

Kaynak: AA

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız