Son yılların sarsılmaz popülaritesine sahip içeceği matcha, bugünlerde Japonya kökenli bir başka lezzet olan hojicha’nın yükselişiyle karşı karşıya. BBC'nin verilerine göre, yüksek sıcaklıkta kavrulmuş yeşil çay yapraklarından elde edilen hojicha, yumuşak içimi ve fındıksı notalarıyla özellikle Avrupa’daki kafelerin menülerinde hızla yer bulmaya başladı. Londra merkezli işletmelerde yalnızca klasik çay ve kahve seçeneklerinin değil, hojicha latte ve bu çayla hazırlanan özel tatlıların da satış oranları ivme kazanıyor.
Hojicha'yı klasik yeşil çay ve matcha’dan ayıran en temel özellik, üretim sürecindeki kavurma işlemi. Bu yöntem çaydaki acılığı minimuma indirirken, kafein oranını da önemli ölçüde düşürüyor. Bu durum, hojicha’yı günün her saatinde tüketilebilen, mide dostu bir alternatif haline getiriyor. Sektör temsilcileri, hojicha’nın şu anki konumunu, matcha’nın birkaç yıl önceki "niş ürün" dönemine benzeterek, içeceğin kısa sürede ana akım haline geleceğini öngörüyor.
Diğer fonksiyonel içecekler de yükselişte
Matcha trendi popülerliğini korumaya devam etse de pazarın tek hakimi değil. Veriler, İngiltere’deki marketlerde toz matcha satışlarının son bir yılda dört kat arttığını gösteriyor; ancak bu büyüme beraberinde farklı çay türlerine olan merakı da tetikliyor. Uzmanlar; chai, kombucha, mate ve ube gibi işlevsel içeceklerin de tüketici tercihlerinde yukarı yönlü bir ivme yakaladığını belirtiyor.
Alternatif lezzetler gençlerin radarına girdi
Çay endüstrisindeki bu değişim sadece hojicha ile sınırlı kalmıyor. Baharatlı Hint çayı olarak bilinen "karak chai" ve Güney Amerika kökenli, yüksek kafein içeriğiyle dikkat çeken "mate" çayı, özellikle enerji arayan genç tüketiciler arasında popülerleşiyor. İstatistikler, chai satışlarında geçtiğimiz yıla oranla %38'lik bir artış yaşandığını ortaya koyuyor. Dünya genelinde alkolsüz sosyalleşme kültürünün yaygınlaşması ve tüketicilerin daha karakteristik, fonksiyonel içeceklere yönelmesi, çay dünyasındaki bu çeşitliliğin en büyük itici gücü olarak değerlendiriliyor.