İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
50,0275 %0.05
56,4308 %0.77
6.494,44 %3.02
78.422,01 %1.40
Muhalif. SAĞLIK Gençleşme arayışında yeni dönem: Altın iğneli radyofrekans teknolojisi öne çıkıyor

Gençleşme arayışında yeni dönem: Altın iğneli radyofrekans teknolojisi öne çıkıyor

Ciltteki yaşlanma belirtilerine karşı geliştirilen modern dermatolojik yöntemler, sadece estetik bir görünüm değil, cildin doğal onarım kapasitesini artırmayı hedefliyor.

Gençleşme arayışında yeni dönem: Altın iğneli radyofrekans teknolojisi öne çıkıyor
KAYNAK: DHA
Okunma Süresi: 2 dk

Günümüzde pek çok kişi, yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak ortaya çıkan elastikiyet kaybı, kolajen azalması ve cilt dokusundaki düzensizliklerle mücadele etmek için dermatolojik çözümlere yöneliyor. Memorial Ankara Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uzman Dr.

Elçin Akdaş, modern cilt yenileme teknolojilerinin sadece yüzeysel bir iyileşme sağlamakla kalmayıp, cildin kendi onarım mekanizmalarını da harekete geçirdiğini vurguluyor. Özellikle mikro iğneleme ve radyofrekans enerjisini birleştiren altın iğneli radyofrekans yöntemi, kolajen üretimini tetikleyerek daha sıkı ve canlı bir cilt yapısı vadediyor.

Akne izleri ve gözenek sorunlarında etkili çözüm

Altın iğneli radyofrekans uygulaması, özellikle geçmişte yaşanan yoğun akne problemlerinin bıraktığı çukur izleri, genişlemiş gözenekler ve ince kırışıklıklar üzerinde oldukça başarılı sonuçlar veriyor. Dr.

Akdaş, bu yöntemin lazer tedavilerinden farklı bir mekanizmaya sahip olduğunu belirterek, enerjinin mikro iğneler aracılığıyla doğrudan cildin alt katmanlarına iletildiğini ifade ediyor. Cilt pigmentini doğrudan hedef almaması sayesinde koyu cilt tiplerinde de güvenle uygulanabilen bu yöntem, kişinin özel ihtiyaçlarına göre kişiselleştirilmiş bir tedavi planı ile uygulanıyor.

İyileşme süreci ve dikkat edilmesi gerekenler

Uygulamanın ardından cildin kendini yenileme süreci zamanla belirginleşiyor. İlk haftalarda daha pürüzsüz bir görünüm elde edilirken, kolajen üretimindeki artışa bağlı olarak gerçek sonuçlar genellikle 4 ile 6 hafta arasında fark edilmeye başlanıyor. Dr. Akdaş, işlem sonrası dönemde cildin hassaslaşabileceğini hatırlatarak, hastaların güneş koruyucu kullanımına özen göstermeleri, yoğun egzersiz ve tahriş edici ürünlerden bir süre uzak durmaları gerektiğini belirtiyor.

Kalıcı sonuçlar için kişiye özel planlama

Her cilt yapısının farklı ihtiyaçları olduğunu vurgulayan Dr. Akdaş, aktif enfeksiyonu olan veya belirli sistemik rahatsızlıkları bulunan kişilerde işlemin ertelenmesi gerekebileceğini ifade ediyor.

Uygulamanın başarısı, hekimin doğru enerji seviyesini ve iğne derinliğini belirlemesindeki tecrübesine dayanıyor. Doğal yaşlanma süreci devam ettiği için sonuçların tamamen kalıcı olmadığını belirten uzmanlar, yaşam tarzı, güneşten korunma ve düzenli bakımın elde edilen iyileşmenin süresini doğrudan etkilediğini hatırlatıyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız