Ferai Tınç

Ferai Tınç


Putin ile yakınlaşmanın yolları dikenli

Putin ile yakınlaşmanın yolları dikenli

Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerin, iki komşu ülke arası ilişkiler zemininden liderler arasındaki özel ilişkiye dönüştüğünü söylemek yanlış olmaz.

Sochi’deki buluşmayı,  siyaseten zor günler yaşayan Erdoğan ve Putin’in cankurtaran zirvesi olarak yorumlamak mümkün.

Putin’in Erdoğan’ı Şanghay Zirvesi’ne daveti, Erdoğan’ın bunu gururla açıklaması ilişkinin ne kadar şahsileştiğini göstermiyor mu?

Eğer Türkiye, Batı ittifakından uzaklaşacaksa, Şanghay beşlisinin yanında yer alacaksa bu köklü bir yön değişiminin yapılacağı haberini verir.

Bu değişimin ne alt yapı çalışması yapılmış, ne de davet eden tarafın bir hazırlığı olduğu gözlenmiş.

“Gelin, toplantıya bir katılın beğenirseniz kalırsınız” ciddiliğinde bir davet.

Ama Erdoğan’a iç politikada kullanılabileceği bir “ikram”,  Batı’ya da “nispet verme”nin ötesinde fazla anlamı yok bu davetin.

Öyleyse bu buluşmaya önemsiz bir toplantı gözü ile mi bakmalıyız?

Tabii ki  Hayır.

Sochi Zirvesi önemli.

Ulaşımdan tarıma, finanstan inşaat ve enerji sektöründe işbirliğine kadar çok geniş alanda konuların ele alınan 4 saatlik görüşmenin sonuçları olacak.

Suriye’de ilginç gelişme

Pazartesi sabahı Suriye’den ilginç haberler geldi.

YPG denetimindeki Suriye Demokratik Güçleri’nin kontrolündeki Rakka’nın kırsal bölgesi Tel Abyad’daki Tanuz ve Harkli köylerinde bulunan Türkiye’ye ait iki üssün Rusya’nın denetiminde boşaltıldığı, Suriye ordusunun bölgeye girdiği ileri sürüldü.

2019 yılında kurulan üslerin, Soçi buluşmasının ardından boşaltıldığına dikkat çekiliyor.

Öte yandan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yine pazartesi günü Ankara’da 13. Büyükelçiler Konferansı’nda yaptığı konuşmada “Terörle mücadelemiz devam edecektir, sınırlarımızın güney sınırlarımızın 30 kilometre derinliğinde güvenli bölge oluşturma kararımız da devam etmektedir” sözleriyle operasyon sinyali veriyordu.

Nitekim, YPG denetimindeki bazı bölgelerin dronlar ve top atışları ile Türk güçleri tarafından hedef alındığı haberleri geldi.

 Suriye, Rusya ve Türkiye’nin eş zamanlı hareketlilik gösterdiği anlaşılıyor. Suriye bir yandan cihatçı örgütler denetimindeki bölgelere yönelik operasyonlar yaparken, YPG denetimindeki bölgenin eteklerinde bazı noktaları da hedef alıyor. Rusya ise hem Türkiye, hem Suriye’yi zaman zaman sınırlayarak, zaman zaman da yol vererek kontrol altında tutmaya çalışıyor.

Daha geçen haftalarda YPG denetimindeki bölgelere Suriye bayraklarının çekildiği, ve Şam’ın kendi Kürtlerine yakınlaştığı gözlemlendiği hatırlanacak olursa bölgedeki gelişmeler, son derece girift dengelere dayalı çok kısa vadeli ittifaklar temelinde ilerliyor.  

Soçi görüşmesi sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, yaptığı açıklamada dikkat çekici bir nokta ise, “Putin’in Esat ile ortak hareket ricasında bulunduğunu” söylemesiydi. Bu açıklama üzerine, Türkiye ve Suriye arasında istihbarat örgütleri seviyesinde görüşmeler olduğunu açıklaması da dikkat çekiciydi.

Yaptırımları Bypass formülü mü?

Ukrayna savaşı nedeniyle Avrupa ve ABD tarafından hayata geçirilen yaptırım kararları Rusya’nın ekonomisini zor durumda bırakıyor. Ukrayna savaşına karşı toplumsal muhalefetin güçlü olduğu Rusya’da, zaten yoksul olan geniş kesimlerin hayatının daha da zorlaşması, tedarik ve üretim zincirinde meydana gelen aksamalar Putin iktidarını sıkıştırıyor.

Türkiye’nin Ukrayna’ya silah göndermesine karşı çıkmasına rağmen, Batı’nın aldığı yaptırım kararlarının Türkiye tarafından uygulanmamış olması Putin açasından Ankara ile ilişkileri çok değerli kılıyor.

Putin, Ukrayna savaşının başladığı Şubat ayından bu yana Ankara’yı yanında tutmaya önem verdi.

Tayyip Erdoğan ile iyi ilişkiler içinde olduğunu göstererek, hem iç hem de uluslararası kamuoyundaki meşruiyet ve itibar kaybını telafi edebileceğini hesaplıyor.

Ancak, bu son buluşma daha da ileri giderek, Putin’in yaptırımları bypass etmek için bazı formüller üzerinde durduğunu da gösteriyor.

Türkiye’nin başını ağrıtabilir

Putin, Sochi’den yaptığı açıklamada, Türk Akımı doğal gaz boru hattının bitmiş olmasından duyduğu memnuniyeti açıklarken, “ Rus gazının piyasalara kesintisiz ulaşımını sağlayacak olan Türk Akımı için Avrupa Türkiye’ye teşekkür etmeli” dedi.  Batılı diplomatik kaynaklara göre, Putin’in Türkiye’de bazı rafinerilerden hisse alarak Türkiye’deki boru hatları vasıtasıyla doğal gazını Avrupa’ya Türkiye üzerinden ve Türkiye’ye ait gaz olarak gönderme planları da var.   Ayrıca, bankacılık sisteminde yapılacak bazı düzenlemelerle de yaptırımların delinme ihtimalinden söz ediliyor. Ama yaptırımların delinmesine yol açacak olan bu planlar Türkiye’ye geçici bazı ekonomik olanaklar sağlasa da, ciddi sonuçlara yol açabilir. Türkiye, yaptırımları delerek Putin’e yardımcı olması halinde “ikincil yaptırımlar” denen ciddi kısıtlamalar, ambargolarla karşılaşabilir.

Tabii mutlaka öyle olacak diye bir şey yok. Çünkü bir yandan da Ukrayna savaşı uzadıkça, yaptırım uygulayan ülkelerin bazıları, mesela İtalya kendilerinin de zor duruma düşeceğini hesaplayarak, gevşetme yollarını tartışmaya başladılar bile.

Putin ile yakınlaşmanın yolları dikenli ama ekonomik krizin herkesi zorladığı böyle bir dönemde tüm yollar dikenli. Önemli olan dikenlere takılmadan yürümesini bilmek.

telif

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar