Kolombiya’daki bir toplantı COP31’in gölgesine mi dönüşüyor?
Türkiye’de son dönemde COP31 hazırlıkları kapsamında oldukça yoğun bir trafik yaşanıyor. Bakanlık toplantıları, COP31 istişare buluşmaları, iklim elçileri görüşmeleri, karbon piyasaları ve yeşil dönüşüm zirveleri derken hem kamu hem sivil toplum tarafında peş peşe organizasyonlar düzenleniyor. Kadın liderlerin iklim politikalarındaki rolünden sürdürülebilir tarıma kadar birçok başlık masada.
Yani herkesin aklındaki soru aynı:
Türkiye COP31’e gerçekten nasıl hazırlanıyor?
Tam da böyle bir dönemde dikkat çekici bir toplantı Kolombiya’nın Santa Marta kentinde yapıldı. Adı uzun ama mesajı oldukça netti: “Fosil Yakıtlardan Çıkış Konferansı.”
Bu toplantıyı önemli yapan şey ise klasik COP zirvelerinden farklı bir noktaya odaklanması. Çünkü yıllardır iklim zirvelerinde daha çok “emisyon azaltımı”, “net sıfır”, “karbon hedefleri” gibi kavramlar konuşuluyordu. Santa Marta’da ise mesele çok daha doğrudan kuruldu:
Petrol, kömür ve gaz kullanımından gerçekten nasıl çıkacağız?
Toplantıya Kolombiya ve Hollanda öncülük etti. Aralarında Fransa, Kanada, Almanya ve Brezilya’nın da bulunduğu bazı ülkeler katıldı. Masada yalnızca iklim hedefleri yoktu; enerji güvenliği, ekonomik dönüşüm, adil geçiş, fosil yakıt bağımlılığı ve hatta petrol şirketlerinin devletlere açtığı davalar bile konuşuldu.
Aslında bu toplantı, dünya genelinde büyüyen bir rahatsızlığın sonucu gibi görünüyor. Çünkü birçok ülke ve sivil toplum aktörü artık şu soruyu daha yüksek sesle soruyor:
“Yıllardır iklim zirveleri yapılıyor ama fosil yakıt üretimi gerçekten azalıyor mu?”
Ve şimdi gözler ister istemez COP31’e çevriliyor. Türkiye’nin COP31 sürecinde öne çıkarması beklenen 9 ana başlık ise şöyle:
- Sıfır Atık ve döngüsel ekonomi
- Gençlik ve iklim eğitimi
- Gıda güvenliği ve iklime dayanıklı tarım
- Yeşil sanayileşme
- Temiz enerji dönüşümü
- Dayanıklılık ve hassas ekosistemlerin korunması
- İklime dayanıklı şehirler
- Okyanuslar ve denizler
- İklim Eylemi Uygulama Mekanizması (CAIM)
Türkiye tarafı özellikle “taahhüt değil uygulama” vurgusu yapıyor. Ancak Kolombiya’nın Santa Marta kentindeki fosil yakıtlardan çıkış toplantısı, COP31 üzerinde farklı bir baskı da oluşturabilir. Çünkü artık yalnızca “karbonu azaltacağız” demek yeterli görülmüyor.
Santa Marta’da olduğu gibi Dünya giderek daha yüksek sesle şu soruyu soruyor:
“Fosil yakıtlardan gerçekten çıkacak mıyız, çıkacaksak nasıl çıkacağız?”
Belki de bu nedenle COP31, yıllardır süren genel iklim vaatlerinin ötesine geçip, fosil yakıtlarla ilgili ilk daha net ve daha somut kararların tartışıldığı zirvelerden biri olabilir.