İngiliz istihbaratçıdan önemli değerlendirmeler: “Savaşta üstünlük İran’ın”
İngiliz dış istihbarat örgütü MI6’in eski Başkanı Sir Alex Younger, bir aydır süren savaşta İran’ın ABD-İsrail koalisyonuna karşı üstünlüğü ele geçirdiğini söyledi.
MI6’in 2014 ile 2020 yılları arasında başkanlığını yapan Younger, The Economist dergisine verdiği demeçte, ABD ve İsrail’in savaşı başlatma kararı almalarına istihbarat zafiyetinin sebep olduğuna işaret etti; “Sandılar ki İran muhalefeti hemen mollaları teslim edecek ve savaşı iki günde kazanacaklar. Bunun olamayacağını şimdi anladılar.”
Younger, 7 Ekim 2023 saldırıları öncesinde de İsrail istihbaratının terör örgütü Hamas’ı hafife alarak hiç bir saldırıda bulunmayacağı hesap hatasına düştüğüne işaret ederek, “Bunun böyle olmadığını acı acı anladılar,” diye konuştu.

Sir Younger, “İran’ın savaşta üstünlüğü ele geçirdiği çok açık,” dedikten sonra şunları söylüyor:
“Bu sonuca vardığım için gerçekten üzgünüm. Çünkü benim kuşağımın pek çok MI6 görevlisi İran Devrim Muhafızları’nın şiddet ve acımasızlığına maruz kaldı. Şunu da eklemem lazım: Savaşın başında öldürülen (İran’ın ruhani lideri) Ali Hamaney’in ölümüne hiç ama hiç üzülmedim.”
Sir Younger, ABD’nin istihbarat zafiyeti ve olmayan savaş stratejisini de şöyle anlatıyor:
“ABD’nin İran’ı hafife aldığı gerçeğini görmemiz lazım. Bu nedenle ABD iki hafta önce savaş üstünlüğünü İran’a karşı kaybetti. İran rejimi, direnç gücü ve dayanıklılığıyla hepimizi derinden şaşırttı. Böyle olacağını hiç kimse beklemiyordu. “
İran’ın savaş üstünlüğünü nasıl sağladığı konusunda Sir Younger şöyle konuşuyor:
“Daha geçtiğimiz Haziran ayında İranlılar hava üstünlüğünü sağlayacak önemli kararlar aldılar; kimin neyle görevli olduğuna o zaman karar verdiler. Komuta çeşitlendirmesi taktiği uygulama yoluna gittiler. Şimdi bunun onlar açısından ne kadar doğru olduğunu anlıyoruz. Tahran rejimi yetkilileri, deyim yerindeyse savaşta yatay tırmandırma taktiği uygulayarak menzil içi her yere füzelerini ateşlediler. Çok da başarılı oldular. “
Savaşın başında bu taktiğin akıllıca olmadığını düşündüğünü itiraf eden Younger diyor ki:
“ABD’ye bundan daha iyi bedel ödetemezlerdi. Ayrıca enerji savaşını da hesaba katıp Hürmüz Boğazı’nı kapatarak krizi küreselleştirdiler. “
MI6’in eski patronu, İran’ın başta zayıf görünüp ardından gücünü göstermesini doğru bir strateji olarak niteliyor ve şu değerlendirmeyi yapıyor:
“Trump’ın Tahran rejimini kesin olarak değiştirmeyi hedeflediği yolundaki sözleri üstüne İran açıkça bir varoluş savaşı veriyor. Öte yandan ABD kendi seçimini yaparak bu savaşı başlattı. Durum böyle olunca da üstünlük İran’ın eline geçti. Tahran rejimi bunun çok iyi farkına vardı. “
Amiyane tabirle tam bir eski kulağı kesik İngiliz istihbaratçısından gelen bu değerlendirmeler kaçık Trump Yönetimi’nin ABD’yi İran’da nasıl bir batağa sürüklediğini gösteriyor. Trump her ne kadar kendisini İsrail Başbakanı Netanyahu, damadı Jared Kushner ve ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth’in kandırıp bu savaşı açmaya zorladığını söylese de anlaşıldığı kadarıyla insanlık suçu işlediği gerçeğinden kendini kurtaramayacak.
Durum apaçık ortadayken kimilerinin kendilerini ve koltuklarını kurtarmak uğruna, ülkelerini hiç ama hiç ilgilendirmeyen bu savaşta ABD ve İsrail’in dümen suyuna girmeyeceklerini umuyorum. Aksi halde bırakın koltuklarını korumayı, canlarından da olabilirler.