Fırıldak Kubiler’le Siyasetin Deterjanı
Son bir buçuk yıldır muhalefet kanadındaki siyasiler ve belediye başkanlarının kendilerini aklayıp paklama çabaları giderek gülünçleşmeye, kamuoyunda da öfke dalgalarının iyice kabarmasına yol açmaya başladı. Haklarında açılan davalarda itirafçı, daha doğrusu iftiracı olmayı seçerek paçayı kurtarma peşine düşenleri mi istersiniz ya da haklarında bir takım yolsuzluk dosyaları açıldığı söylenen kimilerinin partilerinden ayrılıp AKP’ye geçmelerini mi...
Burada hangilerini sayayım? Mesela bir zamanlar “topuklu efe” lakaplı Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun AKP’ye topuklaması... Mesela “ennn milliyetçi ve Atatürkçü” Afyon Büyükşehir Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın ağzını otuz iki diş yayarak, yakasında AKP rozetiyle “eller havada” pozunu... Bunlar en kanıma dokunan görüntülerdi. Bir de tabii sözüm ona itirafçı olmayı seçen, öteden beri şaibeli Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in marifetlerinin ortalığa saçılması...
Son olarak baktım, Nimet Özdemir isimli CHP’nin bir kadın milletvekili daha düne kadar elinde Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu resimleriyle protesto gösterilerine katılırken aniden ihtida etmiş olmalı ki kapağı AKP’ye atıverdi. Bu Nimet hanım ilginç bir kişilik. Özgeçmişine baktım. İş kadınıymış. 2023 seçimlerinde, Meral Akşener hala Genel Başkanken İyi Parti’den milletvekili seçilen Nimet hanım geçen yıl CHP’ye geçmiş. Doğrusu adını hiç duymamıştım. Gelgelelim, aynı Nimet hanım bu hafta başında büyük bir hevesle AKP’de saf tutmayı seçti. Artık bir AKP klasiği olan podyuma çıkıp yakasında parti rozetiyle eller havada pozu verdi. Vallahi bu hanımın hızına yetişmek için sağlam akciğer ister. Bir yıl içinde değiştirdiği üçüncü parti.
Kendilerine siyasetçi diyen bu kişiler acaba seçmenlerine saygısızlık yaptıklarını akıllarından geçiriyorlar mıdır? Seçmen dediğin adı üstünde, seçimini yapan kişidir. O seçmen istese AKP adayına oy verirdi. Sen hem X ya da Y Parti seçmeninin oyuyla belediye başkanı ya da milletvekili seçil sonra da git Z parti saflarına katıl! Nasıl bir vicdan ve anlayıştır?
Kendine AK diyen bu siyasi parti herhalde isminin başındaki sıfatı kendisine çok yakıştırmış olmalı ki siyaset deterjanlığına soyunmuş. Ortada ne kadar kirli, şaibeli olduğu iddia edilen siyaset erbabı varsa bunları muhtemelen tövbe ettirmek amacıyla bünyesinde topluyor.
Bu yazıyı yazarken birden aklıma Fırıldak Kubi geldi. Size biraz Fırıldak Kubi’den söz edeyim. Memleketi Afyon olan, kimliğindeki ismiyle Kubilay Uygun 1995’le 1999 yılları arasında bir dönem milletvekilliği yaptı ama ne yapış... 1995’te Bülent Ecevit liderliğindeki DSP’den milletvekili seçildi. Dört yıllık milletvekilliği döneminde DSP’den ANAP’a, sonra DYP’ye, oradan MHP’ye, ardından DTP’ye, son olarak da yeniden DSP’ye geçti. O kısa süre içinde tam altı parti değiştirmesiyle büyük ün kazandı. Adı Fırıldak Kubi’ye çıktı. Alman Der Spiegel dergisi ilginç siyasi hayatını konu alan uzun bir makale yayımladı. Hayatı bir belgesele konu oldu. Hakkında sayısız dava açıldı. Fırıldak Kubi 1999’dan sonra siyasette tutunamayınca iddialara göre işi dolandırıcılığa döktü. İstanbul’da 2016’da bir otel odasında intihar etti. Fırıldak Kubi intihar etmeden önce otel odasında bıraktığı notta şunları yazmıştı:”İntihar ettiğim silahı satın, otelin parasını ödeyin.”
Zamane fırıldaklarına demek isterim ki fırfır dönmek, yanar döner feneri olmak kısa vadede kişisel çıkarlara hizmet eder gibi görünse de uzun erimde final kötü geliyor. Ama bizdeki sistemle siyasete girip kire pasa gırtlağına kadar bulaşmak, atasözündeki gibi “bal tutanın parmağını yalaması” anlayışı.