Arco
Bir serçe naifliğinde
Oscar ödüllerine sayılı günler varken; Animasyos da Bafta’dan ödülle dönen Zootopia 2; izlediğimiz Arco /Elio/K-Pop Demon Hunters/Little Ameleie or the Character of Rain ile birlikte yarışıyorlar.
Küçük Amelie, Japonya ve yağmurlar, hayatı keşfetme unsurlarını aile ve insanlık tezahürleri ile sunar. İki animasyonda diğerlerinden ayrılan özellik aynı nokta.
Çocukların özgürlüğü.
KÜÇÜK PRENS VE SÜPERMAN SENTEZİNDEN KUŞDİLİNE GÖKKUŞAĞI SARMALI
Sugar Workz (Bozcaada ya selâm ile) tarafından ülkemizde bulunan ARCO, SAF çocukluk yanımızın, Küçük Prens ve Superman olarak büyülü dünyamızda. Hayallerimizi ancak onları anlayabilenlerin duyumsayabileceği özel düş gücü ile açıyor.
Ama bu açılışın tam olarak yılı, 2075!

Robotlar iş başında, akıllı evler, uzay üssüne dönmüş. Bir zamanlar Jetgiller olarak hayallerimizin çok çok ötesinde görülenin, yaşayanların varacağında görebileceği son nokta olarak sunarken.
Gökkuşağı pelerini ile tıpkı sudaki balık misali, yukarıda ne var merakı ile oltaya takılmasına benzeş şekilde. Ablasının pelerini ile aşağıya dünyaya varır.
Anne ve babası genelde tüm ebeveynler gibi meşgul olduğu için robot dadı, Mikki tarafından bakımı sağlanan henüz on yaşındaki İris’n yolu, diğer tüm çocuklar gibi meraklı Arco ile keşisince. Bu gezegen ile gelecekten gelen Arco arasındaki dostluk, bir nevi tıpkı ülkeler arasındaki dostluklar ve dünya kardeşliğinin asıl olması gerektiğini savunan örgü ile sunulur.
Ailesi merak ettiği için gezegenine dönmesi için ablasının kostüm ve gerekli kristalini ormanda, kendilerini kovalayan üç gökkuşağı gözlüklü adamlardan kaçarken düşürür. Kovalamaca başlar. Robotlarda bozulur.
İnsanlara robotların ancak ağır işlerde “hafifletici” olarak gerekli olduğunu yangından karken sunarken tıpkı Küçük Amelie anımasyonunda olduğu gibi yağmur ile başlayan doğa güzelliklerine aynı anda güneşte olursa, GÖKKUŞAĞI, oluşacağını belirtirken filmin alt yapısını verir.
2075’den açılan film o kadar mekanik ki ok güzel işlenmiş. Yaşanacak hepsi. Ve perdeli olan insanoğlunun yavaş yavaş diğer âlemlerin varlığına geçişi izaha yönelik; vurdulu kırdılı olmadan gayet net bir anlatış var.

Bir de robotlar var ama!
Filmin güzelliğini finale saklayan yönetmen, Ugo Bienvenu senaryoda da Felix de Givy ile katkıda bulunmuş.
Finaldeki mağara sahnesinde adeta Antropolojik ders sunan Arco Animasyonu, insanlığa.
Yeni öğrendiğini unutmaması için duvara, taşa çizen insanlığın özünü robot ile sunarken, robotun ayarlarının kayması.
Maden ocağındaki mağara, MÖ3500 lerde Sümerler tarafından icat edilen ÇİVİ YAZISI’nı mekanik bir kol aksamı ile robotun, “İnsanlığı resmediyor” olması, oldukça düşündürücü olsa gerek.
En azından nerden nereye gelindiği hususunda.
Nerede olacağımızı ile 2075’ten ARCO ile göz kırptırıyor. Tiyo burada.
“Yönetmenliğini Fransız sanatçı Ugo Bienvenu’nun üstlendiği “ARCO”, animasyon ve
bilimkurgunun sınırlarını zorlayan görsel dünyasıyla dikkat çekiyor. ABD-Fransa ortak
yapımı olan filmin yapımcılığını Natalie Portman, Felix De Givry ve Sophie Mas’ın
üstleniyor. Türkiye distribütörlüğünü Sugarworkz’ün, dağıtımını TME Films’in üstlendiği
ARCO insanlık, teknoloji ve doğa arasındaki hassas dengeyi bir çocuğun gözünden anlatıyor.
Festival gösterimlerinde eleştirmenlerden tam not alan ARCO, “En İyi Animasyon Filmi”
kategorisinde Altın Küre ve Oscar adayı olurken BAFTA Ödülleri’nde ise “En İyi Çocuk ve
Aile Filmi” kategorisinde aday gösterildi. Lumiere Ödülleri’nde En İyi Animasyon Filmi
seçilen ARCO, Avrupa Animasyon Uzun Metraj En İyi Film Ödülü’nün ise sahibi oldu. “En
İyi Görsel Tasarım” ve “En İyi Ses Kullanımı” dallarında adaylıklar kazandı. Filmin özgün
müzikleri Arnaud Toulon, ses tasarımı ise Oscar ödüllü Nicolas Becker imzası taşıyor.”
Robotun kalbi, Irıs’n kalbi yastık kılıfı, her şey içinde “SEVGİ” yi görme, kalbinde saklama mesajı ile izlenesi ve ödülü elbette hak edişi.
Bakalım giderek doğallığı, doğayı kaybetmeye teşne insanlık neler görecek, neler yaşatacak?

Bu yazımızda geleceğe.
Filmin sonu, gelecekten bugüne mesaj.
Ne dilemiştin, Iris?