İstanbul
Parçalı bulutlu
12°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,6312 %0.18
51,5144 %0.19
6.827,85 % 1,42
66.412,12 %-6.066
Ara

"Çağlayan’ın Romanı"

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
"Çağlayan’ın Romanı"

Oldum olası, aileden Modalı değildim. Moda, gençlik yıllarında tanıyıp sevdiğim, tutkulu olduğum bir muhitti. İlk gençlik yılları sonrasında seçerek yerleştiğim ve giderek özdeşleştiğim bir muhit oldu. 2016 yazında bazı zorunluluklarla İzmir’e yerleşmesem herhalde orada devam ederdi yaşam ve cenazem de Moda Camii’nden kalkardı muhtemelen. Moda’ya beni bağlayan nefis bir burun olması, plajları; manzarasının Kalamış, Fenerbahçe, Adalar, Tarihi Yarımada olması, Tarihi Moda İskelesi, semtle özdeşleşen mekanları; Aile Çay Bahçesi, Bomonti, Kemal’in Yeri gibi açık hava kahveleri; sakız ve ıhlamur ağaçları, Melih Ziya Sezer’in Yeni Moda Eczanesi gibi özel noktalar değildi sadece. Moda’daki sanat, kültür, bilim, akademi, diplomasi, siyaset alanındaki entelektüel insan popülasyonu da beni bağlayan bir etkendi muhite. Son zamanlardaki Tarihçi Kitabevi’miz ve Oyun Atölyesi gibi kültürel atmosferleri de saymak gerekir.

GÖZÜMÜ AÇTIĞIM O SEMT, O LİSE, O SAHA…

Fakat gözümü Şişli’de açmıştım. Kısa sürelerle Nişantaşı, Kurtuluş ve akabinde yine Şişli’nin merkezine çok yakın olan Gürsel Mahallesi… Bütün okulları Şişli’de okudum. Üniversiteyi dahi Ankara’dan vazgeçip Atatürk’ün kurtuluş planlarını yaptığı evin iki bina altındaki Şişli Siyasal’da okudum. Yedi-sekiz lise arkadaşım burada üniversite arkadaşım oldu. İlkokulun ilk üç sınıfını Çağlayan İlkokulu’nda (Şişli Camii’ne bir kilometreden daha az uzaklıkta) barakalarda okudum. Yine de mutluyduk. 4-5. sınıfları barakaların önüne yapılan tek katlı, çatısı ondülinli binada okudum. İlkokulumuzun hemen arkasına Çağlayan Ortaokulu yapılmıştı. Birinci sınıfı tekrarladığım için orada dört yılım geçti. O zaman baraj sınavı vardı lise için, ertesi yıl kalktı. Baraj sınavını verip şansıma Türkiye Cumhuriyeti’nin 50. Yılı şerefine 50. Yıl Çağlayan Lisesi’ne dönüşen Çağlayan Ortaokulu’nda devam ettim. Kısacası 12 yılım Şişli-Çağlayan’daki okullarda geçti. Lisenin karşısındaki ünlü semt sahamız Çağlayan Futbol Sahası’nda futbol oynadım okul takımıyla ve muhitteki lokasyonmuzun “Birinciada” adından dolayı adı “Adaspor” olan takımla. Bizim liseden yolu geçenler arasında kısa da olsa benim dönemden ünlü hukukçu Prof. Dr. Adem Sözüer, alt sınıfımdan Truva kazılarının başında olan Prof. Dr. Rüstem Arslan, Tele 1’i kuran gazeteci Merdan Yanardağ da var. Çağlayan Futbol Sahası’ndan yetişen o kadar çok profesyonel futbolcu var ki Süper Lig, TFF 1, 2. Lig, 3. Lig’lerde oynayan; hangisini sayayım? GS’li B. Metin (Yıldız) A Milli de oldu. Yine Yetiş, Serdar, Rauf da GS’de forma giyen isimler. GS’de daha var. BJK’da forma giyen Burhan var. Trabzonspor ve Kasımpaşa’da forma giyen kaleci Necmi, Adanaspor’da oynayan Necdet var. Profesyonel olmasa da ünlü Kasap Burhan var. Altay’da Süper Lig’de sekiz sezon forma giyen Ramazan var. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile 1. Amatör’ün güçlü takımı İETT’de beraber oynayan arkadaşlar var Çağlayan Futbol sahası’ndan yetişen; Aşur, Kemalettin, Atilla, Servet…

50. Yıl Çağlayan Lisesi’nin öğrencileri çok büyük çoğunlukla etraftaki beş mahalleden ve Şişli’ye bağlı Kağıthane köyündendi. Çağlayan, Hürriyet, Gürsel, İzzetpaşa ve Halide Edip. Bu muhitlerin çocukları bizim ortaokul liseye dönüşmeden önce Kuştepe Lisesi’ne giderlerdi (Beyoğlu’ndan 1956’da yarılarak ilçe yapılan Şişli, 1983’te ikiye bölündü. Çağlayan, Gürsel, Hürriyet mahalleleri ile Kağıthane Köyü, ilçe yapılan Kağıthane’ye bağlandı. İzzetpaşa ve Halide Edip ise Şişli’de kaldı. Bu arada, üç yıl önce Şişli Belediyesi’nin isteği üzerine bütün Şişli’yi de 14 semti ayrı ayrı ele alarak –Nişantaşı, Feriköy, Teşvikiye, Mecidiyeköy, Harbiye, Kuştepe, Kurtuluş, Halide Edip vb..- kitaplaştırmıştım yazar arkadaşlarıma kaleme aldırarak).

Muhit arkadaşlarım aynı zamanda okul arkadaşım, bir kısmı da futbol arkadaşımdı. Diyagonal ve güçlü bir ilişkimiz vardı o yüzden. Kardeşler, kuzenler aynı okullardaydı, aynı muhitlerde… O jenerasyon İstanbul'un ve Türkiye’nin dört bir yanına dağılmış olsa da diyalog halinde hala. Yüzyüze toplantılar, sosyal medya grupları ile… 

İlkokulumuz ve lisemiz ile futbol sahamızın yerinde Çağlayan Adliyesi var şimdi! Lise ismi değişmiş olarak Gürsel’de. Okulu, yeni biten bir ilkokula adeta el koyarak taşıyabildik neyse ki.

Son yazdığım kitaba geleceğim asıl; “Çağlayan’ın Romanı”na… Kitap, işte o liseyi, o semtleri ve o futbol sahasını anlatıyor. Masal gibi yaşadığımız o yılları… 1960’ları, 70’leri ve 80’leri… Beyoğlu’ndaki ünlü gastronomi noktası Fıççın’ı da, Epsilon Yayınları’nı da 50. Yıl Çağlayan Lisesi öğrencileri yarattı. Kenar mahalle okuluyduk ama birçok dalda kız-erkek takımlarımızla yarışıyor, spor yapıyorduk. İlk mezun olan bizim edebiyat ve fen sınıfından doktorlar, mühendisler, eczacı, hava albayı, birçok branş öğretmeni yetişti. Öğretmenlerimiz güçlüydü. Biz öğrenmeye, ilerlemeye tutkuluyduk. Köy Enstitüsü kökenli üç öğretmenimizin katkısı vardı. Hayatta olmayanları unutmuyoruz; Ali Çiçekli, Birsen Aydınbaş (Güven), Kamuran Eğin, Muzaffer Yıldız, Faraza, Heredot, Turan Adıgüzel… Hayattakilere uzun sağlıklı ömür diliyoruz; Sevim Arslan (Kahyaoğlu), Havva Tapa (Bircan), Emine Koyuncu, Oktay Vural ilk aklıma gelenler…

İMECE KUŞAĞININ SON İMECESİ BU KİTAP OLDU

Çağlayan’ın Romanı’nı kaleme alırken içeriğinde imece vardı. Basılırken de imece girdi devreye… Biz gençlik yıllarında nasılsak hala öyleyiz… Lisemiz bombalandığında da bütün camları imece ile taktırmış ve yeniden öğrenime açılmasını sağlamıştık. Kitap için Müşerref ve Aynur’un düzenlediği toplantıda arkadaşlarıma kitabı imzalarkenki mutluluğumu anlatamam… Konuşmamda gözyaşlarımı tutamadım. Çünkü bu kitabın arasına pandemi girdi; kitapta adı geçen bazı yakın arkadaşlarımı pandemide kaybettik; epeycesini ise son birkaç yılda kitap daha bitmeden… Onlar geldi aklıma, kelimeler düğümlendi boğazımda. Merdan Yanardağ da toplantıdan bir gün önce gözaltına alınmıştı. Arkadaşımız Şamil Bedir güzel bir jest yaptı; oğlunun işyerinde dövizler hazırlandı ve toplandığımız lokalin duvarlarına asıldı dayanışma için.

Çağlayan’ın Romanı’nı dağıtıma vermedik. Satılmıyor ve elde de hemen hemen kalmadı. Kimbilir belki bu yazıdan dolayı haberi olup da edinmek isteyen olursa belki az da olsa çoğaltırız.

KİTAPTAKİ BAZI BAŞLIKLAR

Kitapta yer alan çok sayıda başlıktan bazıları şöyle: “Destansı bir döneme satırlarda yeniden dönmek”, “Okulumuza adını veren semt: Çağlayan”, “Çağlayan Ortaokulu Cumhuriyetmizin 50. Yılı şerefine liseye dönüşüyor”, “Ali Çiçekli ile Türkçe kitabı serüveni”, “1975-76 ilk mezun sınıfları: 6 Fen/A ve 6 Ed/A”, “İnek Şaban’ın (Çakır) askerden gelen mektubu”, “Müşe’nin anket defteri”, “Öğrenci Yönetim Kurulu (ÖYK)”, “Okul bombalanıyor!”, “Masal gibi yılları yaşayan arkadaşlar anlatıyor”, “İdarecilerimiz ve öğretmenlerimiz anlatıyor”, “Bilal Albay”, “Truva’nın Efendisi: Prof. Dr. Rüstem Arslan”, “Gazeteciliği meslek edinen arkadaşımız: Merdan Yanardağ”, “Bizim lisenin İsmet Usta’sı ve ünlü çırağı”, “Lisenin yıkılmasına karşı mücadele zamanı”

İşte böyle… Şişli Semt Kitapları serisi ve Çağlayan’ın Romanı ile belki bir yanıyla beni ben yapan unsurlardan olan muhite borcumu ödemiş oldum. Moda’ya da borcumu “Moda’dan Portreler” gibi bir çalışmayla ödemek istiyorum ama ömrüm yeter mi, fırsat bulur muyum, bilmiyorum doğrusu…

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *