Çoğu için emeklilik artık rahatlık değil, perişanlık
En düşük asgari ücret komisyondan 20 bin TL olarak geçti, muhtemelen genel kurulda da onaylanacak. Cumhur İttifakı'nın ikinci partisi MHP Genel Başkanı Dr. Bahçeli emekli maaşı için "sefalet ücreti" diyor haklı olarak ama o da ne? MHP'li milletvekilleri Dr. Bahçeli'nin sözünü mü dinlemiyor? Yoksa ortada bir numara mı dönüyor? Komisyondaki MHP'li vekiller AK Parti'nin önerdiği rakama hizalanıyor! Sanki alem kör, sağır, sersem... Bir bunların bütün duyuları yerinde... Bir bunlar 'kurnaz'!
ERDOĞAN/ŞİMŞEK ŞARK KURNAZLIĞI: BİRİNDEN AL ÖBÜRÜNE VER!
Diyelim ki en düşük emekli maaşı yüzde 25 artışla 20 bin TL olacak... Hükümet bu artışı bile bütçeden yapmıyor. Nereden yapıyor peki? Diğer emeklilere hak ettiği artışı yapmayarak... Başka? Bireysel Emeklilik Sistemi'ne devlet katkısını yüzde 30'dan yüzde 20'ye düşürerek!.. Başka? Bütün vergi ve harçlara verdiğinden çok daha fazla zam yaparak!.. En düşük emekli maaşı olanlar dışındaki SSK ve Bağ-Kur emeklilerine 6 aylık artış açıklanan resmi enflasyon rakamlarının bile oldukça altında bırakıldı. "Emeklileri enflasyona ezdirmeyecegiz" sözünü havada bıraktı hükümet!.. Emeklilerin bir kısmından al, bir kısmına ver! Bütçeden emeklilere ayıracağın kaynağı da beytülmal değilmiş gibi savur babam savur!
Bu süreçte CHP'nin TBMM nöbeti de sürüyor. CHP Genel Başkanı Özel nöbete çok önem veriyor. Geçtiğimiz cuma günü MYK Üyesi ve İstanbul Milletvekili, mesleği de mali müşavirlik olan, Başakşehir ilçe başkanlığından itibaren yakından tanıdığım Özgür Karabat İzmir’deydi. Bornova'da gün boyu saha çalışması yanında, belediye başkanı Ömer Eşki'nin hayata geçirdiği hizmetlerin açılışını yaptı. Günün sonunda da CHP İzmir İl Başkanlığı'nda il başkanı Çağatay Güç ile bir araya geldiğinde birlikte olduk. Bu anekdota niçin yer verdim? Çünkü Karabat da 20.00 uçağına atladığı gibi TBMM'deki emekli nöbetine gitti (Sosyal medyasına baktım, gerçekten de meclis nöbetinden paylaştığı kareleri gördüm).
Özgür Karabat, haftada bir uzmanlık alanıyla ilgili flood paylaşıyor x hesabından. Sondan bir önceki paylaşımı da emeklilerin durumu ile ilgili. "Emeklilik Sistemi Çöküyor, Kayıtdışı ve Sömürü Düzeni Kuruluyor!" başlığı ile Karabat'a bırakıyorum burada sütunu:
"1) AKP yüzünden Türkiye’de adaletin terazisi sadece mahkemelerde değil, okulda, çarşıda, pazarda, hastanede, yani hayatın her alanında bozulmuştur!
2) Emeklilik sistemi bir ülkenin en temel uygulamalarından birisidir. Buradaki bozukluk, iş hayatındaki dinamikleri kökünden yok eder. Kayıt dışılık ve sömürü yaygınlaşır, sonuçta kalitesiz bir ekonomi karşımıza çıkar.
3) Emekli maaşlarının düşük olması bir yana, daha yüksek prim ödenmesinin bir faydası kalmıyor. Çünkü AKP yüzünden tek tip emekli maaşı dayatılıyor. Çok değil 5-6 yıl önce taban emekli maaşı alanların sayısı 1 milyon civarındaydı, şimdi 4,9 milyon!
ÜÇ EMEKLİDEN BİRİ EN DÜŞÜKTE
4) Neredeyse her 3 emekliden bir tanesi taban emekli maaşına mahkum edildi. Eğitim durumunuz, ödediğiniz primin bir faydasını göremiyorsunuz. Yap-işlet-devret garanti ödemelerine, faize trilyonlarca lira kaynak bulan AKP, emeklilere kaynak yok diyor.
5) Ortalama emekli aylığı 2003’te asgari ücretin yüzde 36 üzerindeydi, şimdi ise yüzde 40 artırırsanız asgari ücrete anca yetişiyor. Asgari ücret zaten açlık sınırının altında. Bu tabloyu gören, 'Ben niye prim ödeyeyim' diyor.
EMEKĹİLERİN 2/3'Ü GEÇİNMEK İÇİN ZORUNDA!
6) 2002 yılında yüzde 36,6 olan çalışan veya iş arayan emeklilerin oranı Aralık 2024’te yüzde 65,7’ye yükseldi. Avrupa Birliği’nde ise çalışan emekli oranı sadece yüzde 10’dur. Avrupalı emekliler dünya turunda, bizim emekliler ise kent lokantası kuyruğunda!
7) 2002’de ortalama emekli aylığının kişi başına GSYH’ye oranı yüzde 46,4 iken 2025’te bu oran yüzde 29’a geriledi. Emekli aylığı ve hak sahiplerine yapılan ödemelerin GSYH’ye oranı AB-27 ülkelerinde ortalama yüzde 9,8 iken Türkiye’de yüzde 3,7’dir.
8) Bugün Türkiye’de emekli olmak dinlenme hakkı değil, hayatta kalma mücadelesi anlamına geliyor. Emekli pazarda etikete bakıyor, eczanede ilacından vazgeçiyor, torununa harçlık veremiyor. Bu sosyal devlet değil, sosyal çöküştür.
9) Avrupa’da emeklilik refahın bir parçasıyken, Türkiye’de emeklilik yoksulluğun adı oldu. Kaynak var; sorun kaynakta değil, tercihte. Emekliye değil, betona ve faize öncelik veren bir anlayışın faturası milyonlara kesiliyor.
10) Yaşanılanlar artık bir vicdan meselesidir. Kaynak var; ama emekliye yok. Çünkü tercih betondan, faizden, garantilerden yana. Türkiye’de emeklilik artık bir hak değil, yoksulluk sınavı haline getirildi. Bu düzen değişmeden adalet gelmez."
EN ALTTAKİLERİN CANI ÇIKMADAN BU DÜZEN DEĞİŞMELİ
Memlekette asgari ücretle çalışanlar, çalışan nüfusun yüzde 60'ını geçiyor. Çalışanlar 'sürünüyor', emekliler 'sürünüyor', kırsaldaki üretici 'sürünüyor', engelliler ve kent yoksulları perişan... Engelli bakım desteği için heyet raporu çıkardı şimdi de hükümet! Maksat, zorlaştırmak, yardım verdikleri sayıyı azaltmak!..
Evet, Karabat'ın da dediği gibi MHP koltuk değnekli AK Parti düzeni değişmeden asgari ücretlinin de, emeklinin de derdi tükenmez. Asgari ücretli de, emekli de, kent yoksulları da dişini sıkacak sandığa kadar ve sandık gelince de meydanlara taşıdığı tepkisini sandıkta doruğa çıkaracak. Başka çaresi yok…