Sadık Çelik
[email protected]
Kendinin zorbası olan insan
Çağın insanı nasıl dönüştürdüğü meselesine bakmaya devam ediyoruz. Doğası mutlak yalnızlığa uygun olmayan, sanıldığı kadar kendi kendine yetemeyen insanı konuştuk… ve şimdi bu yazıda güçlü olması, kendi ayaklarının üzerinde durması, kendini gerçekleştirmesi beklenen insana bakıyoruz.
Siz kimsiniz? Kendimizi ne sanıyoruz?
Son aylarda aynı sorunun etrafında dolaşıyoruz kalemimizle. Dünyayı saran bu sertleşmenin izini sürüyor, bu kopuşu farklı yüzleriyle anlamaya çalışıyoruz.
Dijital çağda öksüzlük
Bugün çocuklar ebeveynlerini kaybetmiyor ama onları, yanlarındayken yitiriyor. Çocuk-ebeveyn ilişkisinde sessiz ama derin bir değişim yaşanıyor. Bu değişim, bir eksilme gibi görünmüyor ilk bakışta. Çünkü ortada kaybolan bir ebeveyn yok. Evler dolu, hayatlar yoğun, herkes yerli yerinde…?
Kılıç Artığı’ndan Hançer Yarasına
Türkiye’de siyaset çok uzun zamandır sert. Tartışmaların tonu değişti, kelimeler ağırlaştı, ithamlar kişiselleşti. Bu sertlik, zaman zaman yalnızca siyasi rekabetin sınırlarında kalmıyor; daha derin, daha hassas alanlara da sızıyor.
Çocuklar hangi dünyanın öznesi?
Dünya değişiyor; hızlanıyor, yoğunlaşıyor, katmanlaşıyor. Dijitalleşme, insanın dünyayla kurduğu ilişkiyi dönüştürüyor. Zamanın akışı, ilişkilerin biçimi, hatta duyguların derinliği bile bu yeni düzen içinde yeniden şekilleniyor. Bu dönüşüm, en çok çocukların dünyasında görünür hale geliyor.