Nursun Erel
[email protected]
Şarap, Brahms, üzümlü çörek
Geçtiğimiz günlerde sevgili dostum Seval Uğur Mutlu, bana Gülfam Göknar'ın Müzik ve Yemek kitabını armağan etti, hem de imzalı olarak. Ben de sizlerle paylaşmak istiyorum. Kitabı bir kaç gündür elime aldım ve inanın bırakamadım.
Laikliğin ipine sarılalım
Şimdilerde çıkan “iktidar cephesi kaynaklı” tartışmalara bir bakar mısınız? “Laiklikle ilgili maddeler Anayasadan çıkarılsın”mış, yoksa bu ülkede Müslümanlar daha “çoooook eziyet” görürmüş…-Pardon, ne eziyeti gördünüz? Diye bir soralım değil mi?
Anna Karenin
Bugünün dünyasında, yani Tolstoy’un ölümünden bir asır sonra Anna Karenin’i (*) okumak hem keyif verir insana, hem de pek çok şeyi sorgulamasına yol açar. Bir kere Anna Karenin, insanın iliklerine kadar hissedeceği bir aşkın hikayesidir. Yani “başından aşk geçmiş!
Ah! Şu yazılamayanlar!
Gazeteciler yaşadıkları dönemin birer tanığıdır değil mi? Kimi zaman da bu tanıklıklar gazete sayfalarına aktarılamaz, “not defterleri”nde kalır. Bu durumun yaşanan ülkenin demokrasi ve şeffaflık düzeyine göre değişen çok farklı nedenleri vardır, üzerinde konuşmaya sayfalar yetmez.
Sayonara (elveda) Japonya
Japonya’yı anlatmak hiç de kolay değil, kendine özgü adalar ülkesinin, kendine özgü yaşam tarzını, sosyal atmosferini, bilim ve teknolojide geldiği noktayı özetlemeye sözcükler değil, kitaplar, belgeseller bile yetmez.