Temel Reis’in biricik aşkı Safinaz
Hiçbir kadın asla çirkin değildir ve bu kadına da çirkin denilemez ama gelin görün ki, ona klasik anlamıyla “güzel” demek de pek mümkün değil. En iyisi ona “güzelliği biraz daha değişik bir kadın” demek olacak. Kadın çok zayıf, çok uzun boylu. Kolları ve bacakları da incecik.
“Yaş 35, yolun yarısı eder…”
Tören bitti. Müdür Bey’in “iyi tatiller” demesiyle birlikte o da diğerleri gibi kapıya koştu. Süslü demir kapıdan çıkıp, caddedeki cumartesi kalabalığına karıştı. Sınıf arkadaşlarının görmemesi için Balıkpazarı’nın oralarda birkaç sokak değiştirdi. Eskimiş pasajlardan birinden içeriye süzüldü.
Eylül geldi, yalnızlığa alışmalı
Eylül de geldi işte. Günler yavaşça kısalmaya başladı. Akşamlar erken iniyor artık. Yahya Kemal'i daha sık hatırlar olduk. Yazlar yavaşça bitmese, günler kısalmasa faslındayız. Ortalık yavaşça sarıya dönüyor.
Sırça Fanus’ta bir kelebek
Havagazı fırınını sabahtan beri belki ellinci kez yeniden inceledi. Bu defa kesinlikle başarmalıydı. Her şey dakik bir saat gibi tıkır tıkır işlemeliydi.
Bir “Dünya Güzeli”ne güzelleme
Tarih 31 Temmuz 1932. Belçika’nın Liege kenti yakınlarındaki küçük SPA kasabasındayız. Adını Latince “Salus Per Aqua” yani “su ile sağlık” anlamındaki sözcükten alan ve kaplıcalarıyla ünlü olan kasaba, tarihi bir gece yaşamaya hazırlanıyor.