Haluk Şahin
[email protected]
Volkan Vural'dan bir kuşağın ifadesi: "Türk diplomat olmak kolay değil"
İlk kitabım olan Türk Olmak Kolay Değil 1985 yılında yayınlanmıştı. Kitaptaki yazılardan birisi İkinci Dünya Savaşı öncesinde Almanya’dan Ankara’ya gelmiş bir üniversite hocasının öyküsünü aktarıyordu.
Beklenen mektup geldi asıl hikaye şimdi başlıyor
Posta günü sabırsızlıkla türkü yakan acemi askerler gibiydik. Ne zamandır, içinde güzel müjdeler olan mektubu bekliyorduk. Bugün, yarın…Ha geldi ha gelecek! Sonunda geldi: Savaş bitiyor! Terör örgütü PKK, 40 yıl ve 40 bin ölü sonra kendisini feshetti. Silah bırakıyor.
Büyük resme bakarken: Buradan nereye gidilir?
Gazetecilikte ayrıntılar önemlidir. Ancak, büyük resmi unutmamak gerekir. Ayrıntılar büyük resim içinde anlam kazanır. Çocukluğumda Bursa’da Heykel’in arkasındaki evin bahçesinde karıncaları seyretmeyi çok severdim. Telaş telaş bir yerlere koşturur, selamlaşıp yollarına devam ederlerdi.
Yine beni şaşırttılar hem okuyorlar hemi de yazıyorlar!
Gençlerden söz ediyorum. Çoğu üniversiteli, bir kısmı liseli, bir kısmı üniversiteyi bitirmiş ama işsiz…19 Mart darbesi ertesinde şaşırtmışlardı. Üniversite kampüslerinde, meydanlarda, sokaklarda… Özgürlük ve adalet sloganları atarak yürüyorlardı. Zaman zaman polislerin üzerine yürüyorlardı.
Bodrumlu olmak ya da olmamak: Deli eder insanı bu Bodrum!
Geçen haftanın son üç gününü Bodrum’da geçirdim. Başta maestro Can Çinte, bizim adalılar dünyanın herhangi bir yerinde bir müzik ve sirtaki festivali düzenlediklerinde beni de çağırıyor, “halk danslarının niçin kır çiçeklerine benzediğine dair” bir konuşma yaptırıyor ve şiir okutuyorlar.