Haluk Şahin
[email protected]
Yapay zeka, gazetecilik ve yanan dünya
Bir yapay zeka tartışmasıdır gidiyor. Görüşler çeşitli. Müjde mi, yoksa kara haber mi anlaşamıyoruz. Bence bunun temel nedeni pandemi sırasında yaşanan iletişim sıkıntılarının ardından birilerinin yapay zeka programlarını öne alması ve pazarlama kampanyasında gaza basmasıdır.
Katmerli bir pentimento olarak Türkiye: Deneyimler silinmez, belki silikleşir
Konu yeniden alevlendi: Efendim, Eurovision Şarkı Yarışmasına katılan Yunanistan ekibi ne hakla bizim halayımızı ve mendil sallama figürümüzü taklit edermiş! Bu tartışmanın çeşitli versiyonları var. Baklava, yoğurt, dolma, kahve vb. versiyonları gibi…İki taraf da bunu yapıyor.
Hani Avrupalıydın? Eurovision’da bizim buraların kültürünü Yunanistan temsil etti
Bu hafta da yazıma yeni çıkan anılar kitabımdan (Babıali’ye Son Tren) bir paragrafla başlıyorum. Çünkü konu güncel.TRT bölümünde anlattıklarımı “itiraf” olarak çerçevelemişim:“Katıldığımız ilk Eurovision Şarkı Yarışması’nda ülkemizin verdiği puanları canlı olarak Avrupa’ya ilan eden kişi bendim:...
Niçin 158. olduk? Şimdi ne yapmalıyız? 180 ülke arasında nal toplamak Türkiye’ye yakışıyor mu?
Santa Barbara’da oturan Amerikalı avukat arkadaşımla dünya ahvali üzerinde yıllardır dertleşiriz. O beni Türkiye’de, ben de onu Amerika’da olanlardan sorumlu tutarız. Yıllarca o hesap sordu. Son zamanlarda daha çok ben hesap soran konumunda oluyorum.
Amerikan kampüslerinden yükselen ses: Hesaplaşma başlıyor!
Amerikan üniversitelerinin kampüslerinden gelen İsrail’i protesto haberlerini hem hayretle hem de deja vu (Ben bunları daha önce de görmüştüm) duygularıyla izliyorum.