Emel Seçen
[email protected]
Bir Garip Hikâyesi
“Öyle bir yerde olmalıyım ki; ne karpuz kabuğu gibi, ne ışık, ne sis, ne buğu gibi! Sadece İNSAN gibi, ORHAN VELİ”Gariplerin hikâyesi hep derinlerdedir, dip kaya balıkları gibi sığ sularda değil suyun en kirli alanlarında, tüm pisliklere rağmen yüzgeçlerini savururlar hayata.
Bergen, bir gün öldürülmedi her gün öldürülüyor
KADININ ACISI BİTER Mİ? İlk, orta çağ ve belki de Rönesans, Fransız Devrimi sonrası biraz ama bu yüzyılda bile hala kadın hak ettiği mertebeyi kazanamamış durumda. Geçtiğimiz yıl duyurusu yapılan, ses sanatçısı Bergen’in, hayatı film olacak ama oyuncu bulmakta zorlanılıyor.
Nerede ışık vurmuşlar
Teknoloji ve iyi olmak, insansının sınavı. İnsan olan, gerçekten insan! Neyle yıkarsan yüzünü, gösterir suretini sana. İnsan, evrimleşerek geliştiğini düşündü. Aslında, düşündüğünü düşünebildiğini düşünüyordu. Oysa düşünemedi. Birden düştü, gerçekler değil yalanlar üzerinden.
Plastik Aşklar, Don Kişot'um Ben ve Samatya
Tiyatro sezonunu hayırlısı ile açtık. İlk durağımız İstanbul Avrupa yakası, Küçük çiftlik parkı. Yılların deneyimi ile Oya Başar, karşısında ise daha çok dizilerden anımsayacağımız, Begüm Birgören “Plastik Aşklar” oyunu ile sahne alıyor.
İnsanlaşma
İnsanlaşma, uzun bir yolculuk. Aynı zamanda insan kalabilmek de uzun olduğu kadar, çetin bir sınav. Tüm devrimler, insana fayda ve gelişim üzerine kurgulansa da; faydanın insandan daha çok, doğaya verdiği zarar, sonsuza kadar tartışılacak.