Ayla Ganioğlu
[email protected]
Attila İlhan, Simone de Beauvoir ve Türkçe yazamama korkusu
Attila İlhan, 1960’da Fransızcayı edebi bir dil olarak geliştirmek amacıyla Paris’e gider ve Fransız arkadaşının teşvikiyle Fransızca bir roman yazar. Ama bunu bir yayınevine göndermek istemez, çünkü dilinin yetersiz olduğunu düşünmektedir. Arkadaşı, “Bunu Simone de Beauvoir’a gönderelim” der.
Balzac, Victor Hugo, Paris ve Osmanlı aydınları
19. yüzyılda dünya başkenti kabul edilen Paris, önemli sanat insanları nedeniyle kültürel bir güç olmasının yanında önemli gelişmelerin ilk görüldüğü bir yer olarak da tarihe geçti.
Picasso, Oscar Wilde ve kitsch’in önlenemeyen yükselişi
“Picasso’nun arkadaşlarında şaşkınlık vardı ve gördükleri şeyi onaylamıyorlardı. Bu değişikliğin nedenini anlamıyorlardı. Neler olup bittiğini anlamaya çalışan şaşkın ziyaretçiler arasında, konuyu kendi aralarında tartışan Leo Stein ve Matisse de vardı.
Tanpınar, Yunus ve siyasetteki tıkanma…
“Ben Orhan Gazi’yi ve onunla beraber ikinci imparatorluğu kurmaya çalışanların hiçbirini Yunus’tan ayıramadım. Ne zaman Orhan Gazi’nin çehresine biraz eğilsem, orada Yunus Divanı’ndan aksetmiş çizgiler görürüm ve bütün bu fütuhatların arasında bu ruh kasırgası ile Türkçede doğan yapıcı değerler...
Eğitim, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti
Osmanlı İmparatorluğu’nun, 17. yüzyıldan itibaren gerileme ve çöküşünde en önemli nedenlerden biri olan eğitim sorununu çözmek için atılan tarihi adım, 3 Mart 1924’te Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun çıkarılmasıydı.