Xi-Trump ve Xi-Putin buluşması ve ötesi
1)Çin, dünyanın en çok nüfusa sahip ülkesi. Üretim ekonomisi güçlü, teknolojisi, değerli elementleri güçlü, askeriyesi güçlü, anakarası güçlü...
2)ABD, Çin'i çok uzun yıllardır "sarı tehlike" olarak görüyor ve küresel ölçekteki gelişmesini engellemeye, dünyanın tek hakimi olmaya çalışıyor.
3)Çin'in stratejisi, küresel bir güç olarak ABD'nin karşısında olmakla birlikte kontrollü bir duruş sergilemek, savaş açmamak ve bölgesel savaşlarda doğrudan sıcak savaşa katılmamak; sessizce ilerlemek... Bir Kuşak Bir Yol projesini hayata geçirmek, İran, Rusya gibi ülkelerden üretim için ihtiyacı olan doğalgaz ve petrolü temin etmek…
4)Bugün gelinen noktada, ABD'nin Çin’e rağmen dünyada tek hegemonik güç olması mümkün gözükmüyor. Çin, artık ikinci, yani diğer hegemonik güç. Afrika'da da bayağı yol aldı. Asya-Pasifik ekseninde ABD ile rekabet halinde. Haliyle, Çin'in yaklaşımı, stratejisi görünür bir gelecekte dünyada iki kutuplu bir denge çerçevesinde işbirliği... Dünyanın sen tek başına patronu olma, beni de hesaba kat, bu çerçevede kontrollü bir şekilde yürüyelim diyor Çin, ABD'ye…
5)Nitekim, Trump’ın ziyaretinde Xi'nin verdiği mesajlar da yukarıdaki yorumumu doğruluyor.
ÇİN'İN ABD'YE VERDİĞİ MESAJLAR
Xi, ABD-İran arasındaki yüksek gerilim fonunda 13-15 Mayıs'ta Trump’ı ağırladıktan hemen sonra 19 Mayıs'ta da Putin'i ağırladı. Bu ağırlama sık sık gerçekleşiyor fakat bu seferki, stratejik ortaklıkta 25. yıl için... Üstelik, Çin-Rusya ilişkilerine daha da derinlik kazandıran bir boyutta.
Çin, Trump ve Putin'e gerek karşılamada gerekse ilerleyen süreçte farklı protokol ritüelleri sergiledi. Standart bir yaklaşıma başvurmadı. İki liderden Trump’ı devlet başkan yardımcısı karşılarken, Putin'i Çin sisteminde daha fonksiyonel olan Dışişleri Bakanı karşıladı. Askeri seremoni de, diplomatik ritüeller de farklıydı. Özetle, Çin, ABD'ye mesajını sadece Trump’ı ağırlarken vermedi, Putin'i ağırlarken de verdi!
İKİ FARKLI İLİŞKİNİN ÇIKTIĞI KAPI
Aynı zamanda Çin dünyaya ve tabii özellikle ABD'ye "küresel jeopolitik güç merkezi" olduğu mesajını da verdi iki lideri peşpeşe ağırlarken...
Çin-ABD, gerginlik olsa da kontrollü rekabet…
Çin-Rusya, stratejik ortaklık, sarsılmaz ilişki...
Trump’ı, şatafatlı ağırladı Xi. Bir parmak da bal çaldı ağzına, çünkü karşılıklı ticarette makas Çin lehine çok açılmıştı. O yüzden 200 Boeing'i aldı.
Putin'e ise sade fakat işlevsel bir yaklaşım söz konusu oldu. Şatafatlı bir seromoniye gerek yoktu. Aralarındaki dayanışma gereğince Rusya, Çin'e doğalgaz ve petrol, yani üretim için gereksinimi olan enerjiyi vermeyi taahhüt etti. Buna karşılık Çin de Rusya'nın kalkınması için gereksinimi olan teknolojiyi vermeyi sürdürecek. Bu Rusya için önemli, çünkü Batı'nın ambargosu var.
ANKARA'NIN XI'NİN PEŞPEŞE İKİ ÖNEMLİ KABULÜNÜ İYİ OKUMASI GEREKİYOR
Ankara'nın bu cereyanı, Çin-ABD ve Çin-Rusya ilişkilerini iyi okuması ve jeopolitik konumunu, bölgedeki ağırlığını iyi değerlendirmek suretiyle kendi ağırlığını artırması, bölgedeki gücünü pekiştirmesi, caydırıcı ve saygı duyulan bir kimlik edinmesi, böylelikle kalkınma ve refah için önünü açması gerekiyor. AK Parti'nin bunu yapması mümkün gözükmüyor. ABD'ye aşırı hizalanarak bunu yapamazsınız! Bunu yapabilmek için meselelere Ankara'dan, bölge merkezli bakacak bir iktidar gerekiyor.