Macaristan’ın “Tek Adam”ı gitti
Macaristan’da geçen Pazar günü yapılan genel seçimlerde, ülkenin 16 yıldır değişmez Başbakanı olan Viktor Orban ve popülist milliyetçi partisi Fidesz tam anlamıyla hezimete uğradı. Muhalefetteki Tisza Partisi ve genç lideri Peter Magyar yüzde 53 gibi bir oyla muazzam bir çoğunluk kazanarak 199 üyeli Macaristan Meclisi’nde 138 sandalye elde etti. Orban’ın Fidesz Partisi ancak 54 milletvekili çıkarabildi.
Başlıkta Orban için “Macaristan’ın tek adamı” dememin nedeni 16 yıl boyunca ülkeyi tek adam rejimiyle yönetmesi; ekonomiyi, yargıyı, üniversiteleri, basın ve medyayı tamamıyla kendisine bağlaması, sürekli olarak dış güçlerin müdahalesi tehlikesinden söz etmesi. Bir de tabii ki ulusun bekası sorununa vurgu yapması.
Orban’ın seçimlerde bu kadar ağır bir yenilgi almasına neden olarak, ülkede yolsuzluk olaylarının ayyuka çıkması, ekonomik sıkıntılar içinde boğuşan halkın bir çıkış yolu bulamaması gösteriliyor. Buna karşılık Orban çevresindeki dar bir grubun gün günden zenginliğine zenginlik katması geniş halk yığınlarının öfkelerini iyice kabartmış.
İşin garip tarafı da bu Orban yönetimindeki Macaristan’ın AB’ye tam üye oluşu. Yıllardır ülkesini tek adam rejimiyle yöneten Orban’a Brüksel’den herhangi bir sert uyarı geldiğini duymadık. Oysa Orban AB tam üyeliğinin en önemli koşulu olan Kopenhag Kriterleri’ni hiçe sayıp üstünde tepinmiş, kendine Budapeşte Kriterleri’ni yaratmıştı.
İngiliz yayın kuruluşu BBC’nin haberine göre Orban’ın sandığa gömülmesinin bir nedeni de seçimlerden bir hafta kadar önce ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in başkent Budapeşte’ye gelerek Macaristan’ın “tek adamı” için seçim kampanyası yapması. Vance’in düzenlediği Orban mitinginin bardağı taşıran son damla olduğu söyleniyor.
BBC’nin haberinde beni bir hayli eğlendiren bir bölüm var. Birlikte okuyalım:
“Seçimin galibi Magyar’ın hedefinde basın ve medya da var. Macaristan devlet televizyonu M1 TV seçim sonuçları verilirken bile Orban ve partisini önde gösteriyordu. Magyar M1TV’yi hizaya getirecek gibi görünüyor. Bir de, önceleri bağımsız yayıncılıklarıyla bilinen, ancak zaman içinde Fidesz taraftarları tarafından satın alınan öbür medya kuruluşları da Magyar’ın hedefinde.”
Magyar’ın sürekli Orban’ı ve partisini önde gösterip sahtekarlık yapmakla suçladığı kamuoyu araştırma şirketlerine de savaş açmaya hazırlandığı belirtiliyor. Ne kadar bildik olaylar değil mi? İktidar mikrofonluğuna soyunan devlet medyası ve öbür yayın organları... Algı yönetimi yaparak seçmenin kafasını karıştıran kamuoyu araştırma şirketleri...
PETER MAGYAR
Gelelim Macaristan’ın yeni lideri seçilen Peter Magyar’a. Magyar 47 yaşında bir avukat. Daha lise çağlarında siyasete meraklı olduğu söylenen Magyar, Soğuk Savaş döneminde ülkesinin Sovyetler Birliği şemsiyesi altında olmasından büyük rahatsızlık duymuş. Bu nedenle de 2002 yılında Orban’ın kurduğu sağcı Fidesz Partisi’ne kaydolmuş. Partinin önde gelenleriyle dirsek temasında bulunmuş. Giderek yıldızı parlamış.
Magyar’ın eski bir Fidesz üyesi olmasına şüpheyle bakan kimilerine karşılık Magyar’a destek çıkanlar , “Fidesz’in içini avucunun içi gibi bilen birisinin iktidara gelmesi Macaristan’ın hayrınadır,” görüşünü savunuyorlar.
Magyar’ın özel hayatı da muhaliflerine eleştiri konusu olmuş. Kendisi gibi hukukçu olan eski eşi Judit Varga’ya şiddet uyguladığı söylenen Magyar’ın evliliğinin bu nedenle sonlandığı ileri sürülse de Magyar bu iddiaları şiddetle reddediyor.
Gene BBC’nin haberine göre Magyar’ın ezici bir çoğunlukla iktidara seçilmesinin esas nedenleri seçim kampanyalarında halka verdiği sözler. Magyar’ın, ortalama Macar vatandaşına hitap ederek yüksek enflasyonu düşürme, çok düşük olan maaş ve ücretleri arttırma, hayat standardını yükseltme, sağlık ve ulaşım hizmetlerini yeniden düzenleme ve ülkede neredeyse sıradanlaşan yolsuzluklarla ciddi olarak mücadele etme sözü verdiğine işaret ediliyor. Bakalım önümüzdeki haftalarda Magyar’ın verdiği bu sözleri tutup tutmayacağını hep birlikte göreceğiz.
Avrupa basınında çıkan bazı haberlere göre Magyar’ın iktidara gelmesi kıtada otoriter rejim kurma sevdalılarının önünü kesebilir; Macaristan seçimi sonuçları domino etkisi yaratabilir. Dilerim öyle olsun. Darısı Türkiye’nin başına.