İstanbul
Açık
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,1713 %0.13
54,0078 %-0.07
6.047,35 % 0,43
63.519,99 %-1.754

DOA: 2,75 kuruşluk suyu 440 Katına içerme sanatı!

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
DOA: 2,75 kuruşluk suyu 440 Katına içerme sanatı!

Musluğu açtınız ve koca bir bardak suyu içtiniz. Bunun size maliyeti yaklaşık 2,75 kuruş (ASKİ fiyatı). Birisi size geldi ve “bunu ambalajlayalım, sana satayım “dedi. Hem de 285 katı fiyatına. Bu bir soygun mudur?  Peki bu bir soygunsa, başka biri gelip “depozito sistemi ile daha çevreci yapacağım seni, sadece 440 katına içeceksin” dese eline kızılcık dalı almayan anne ya da evladı kalır mı? 

 

Şimdi bu sahneyi doğrulayalım; güncel fiyat analizine göre bir markanın 12 adetten oluşan yarım litrelik su paketi Haziran ayı içinde 84,7 TL iken Temmuz başında zaten zamlanmış ve 94,2 TL olmuş. 

 

Yani yarım litrelik bir petin fiyatı 7,85 TL. Yani musluk suyunun 285 katı. 

 

Zaten Suder başkanı demiyor mu “Biz aslında ambalaj ve nakliye satıyoruz”. Suyun para olmadığını daha önce de söylemişti

 

DS: Depozito Soygunundan Sonra! 

 

Peki DOA çıktı ne oldu? Depozito iade sistemi ile dünyanın en büyük soygunu gerçekleşti. Hem de ne soygun. Ama soygunu biraz daha detaylı anlatalım. 

 

Biz zaten 7,85 TL’lik suyun bayi karı, nakliye, üretici karı ve ambalaj maliyetini baştan ödüyoruz. Ambalaj maliyeti de bir lira değil, en az üç lira. Bunu zaten sektörden biliyoruz. Yani 2,75 kuruşluk suya 300 kuruş’dan fazla ambalaj parası ödedik. 

 

Sonra Çevre Ajansı 100 kuruşluk depozito parasını üreticiden Depozito Katılım Bedeli olarak ek olarak istedi. Yani fabrika çıkışı para TÜÇA’nın cebinde. Yani musluk suyunun 36 katını TÜÇA’ya peşinen ödüyoruz. 

 

Sonra satıcılara  i. Depozito Bilgi Yönetim Sistemi'ne üye ol, ii. Yetkilendirilmiş saha operatörü seçimi ve sözleşme yap, iii.  ambalajı toplayacak  operatörle sözleşme yap, iv. Makine al ve kur diyor. Bu dört kalemle şimdiden bir pazar yaratıyor. Sonra v. fiziksel altyapı sağla, vi. yer ayır, vii. personel eğit viii. operasyon hazırlığı yap diyor. Her kalem bir maliyet! 

 

Yani sekiz kalem icat ederek koca bir maliyet çıkartıyor ve bunun karşılığında depozito başına sadece 20 kuruşu satıcılara geri veriyor. Satıcılar ne yapıyor?  

 

Tabiki zam! 

 

Böylece Temmuz başında 7,85 TL olan suyumuz 12,16 TL’ye çıktı! Yani musluk suyunun 440 katı!! 

 

Doğru duydunuz, zam iki lira değil, daha fazla. Çünkü sistem geri dönüşüm için değil, para kazandırmak için. Yoksa bu maliyetin tek bir kalemine 81 ilde 81 meydana birer çeşme açılsa bundan daha çok depozito sistemine hayır sağlar. 

 

Ambalajın 4 aşamalı soygunu! 

 

Zaten pet suyu alarak ambalajı için yaklaşık  üç lira soyuluyorduk. Sonra bir lira TÜÇA payı eklendi. Sonra elli kuruş tahmin ettiğimiz ama şimdi daha fazla olacağını gördüğümüz satıcı maliyeti de eklendi. Son soygun ise depozito geliri, ki baştan verdiğimiz şeyin parası yine birilerinin cebine gidiyor. 

 

Yani 2,75 kuruşluk suyu artık 440 katına içiyoruz!  

 

Soygun No:5 

 

Ama asıl soygun geri iade edilmeyen üründe. Çünkü TÜÇA baştan paraları peşin aldı. Siz iade etmeseniz bile o bir kaç kuruşluk son taksit önemli değil, çünkü sistem yeni şişeler üretmek için  yeni petrol alacak, onu işleyecek ve  yeni ürünler, yeni ambalajlar girecek, onun vergisinden zaten peşinen kazanacak. 

 

Soygun 100 milyar TL’yi geçer! 

 

Bu 5 aşamalı maliyet sistemi ile 2,75 kuruşluk suyun yüzlerce katını su şirketlerini, neredeyse bir o kadarını da DOA’ya, yani TÜÇA’ya vereceğiz.  

 

Suder’in 2026 şişe su satış tahmini ve ciro tahminini baz alırsak, yarım litre suyun satış fiyatı 4 TL mertebesinde. Suya gelen zam da bunun üstünde. Yani bir 4 TL kadar DOA fiyatı diyebiliriz. Sektör ciro tahmin 97,6 milyar TL ise bizim 100 milyar TL diyebilir miyiz? Buna alüminyum kutuları ve cam şişeleri eklersek çok çok üstünde diyebiliriz. 

 

Çare Drogba! 

 

Depozitolu ürün almaya devam edecekseniz buna dur diyemeyiz. 

Peki çevreniz almaya devam edecek mi? Onlar alırken sizin almamanız yeterli mi? 

 

Peki sadece almamak yeter mi? Daha düne kadar olan çeşmeler açılmazsa, belediyeniz TÜÇA’nın bu modeline ortak olursa hala pete mahkum olmayacak mıyız? Tamam siz belki mataranızı yanınızda taşıyor olabilirsiniz, suyunuz bitince çeşme olmayınca bu işte yine başa dönmeyecek mi? 

 

Belediyelere dokunmadan DOA’dan şikayet etmek yine DOA’ya yarar. Sizin o 25 kuruşlarla gelen poşet parası şimdi nerdeyse 5 TL’lik depozito meselesine çıktı. 

 

Sorun basit; suyu 2,75 kuruşa mı içeceğiz, yoksa 440 katına mı? 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız