İstanbul
Açık
20°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
46,2828 %0
53,8055 %0.42
6.421,61 % 2,30
65.739,99 %2.063

Devlet aklı' değil, fabrika ayarlarına dönüş yürüyüşünün önünün kesilmesi hikayesi...

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Devlet aklı' değil, fabrika ayarlarına dönüş yürüyüşünün önünün kesilmesi hikayesi...

CHP tüzüğünün 24/3 maddesi şöyle buyuruyor:

"Parti Meclisi'nde boşalan üyelikler, sırasıyla yedek üyelerle doldurulur. Parti Meclisi'ne bütün yedek üyeler çağrıldıktan sonra, üye sayısı, üye tam sayısının üçte ikisinin (2/3) altına düştüğünde, Parti Meclisi için seçim yapılmak üzere Genel Başkan kırk beş (45) gün içinde kurultayı toplantıya çağırır." 

SULTANİZMİN DEVAMI İÇİN NE GEREKİYORSA İTİNA İLE YAPILIR 

Haliyle, 60 kişilik PM'de üye sayısının 40'ın altına düşmesi, olağanüstü kurultay gerektiriyor. Mutlak butlanla gelen kayyımın darbesiyle 4 PM üyesinin yetkisiz şekilde tedbirli olarak disipline sevkine cevap olarak 27 PM üyesinin istifasının sonucunda CHP PM'de 30 üye kaldı. Bu durumda bile mutlak butlancı başı kılını kıpırdatmıyor,  tüzüğün emredici hükmüne karşın partiyi olağanüstü kurultaya götürmüyor; üstelik maytap geçercesine olağan kurultay için düğmeye basıyor! Mutlak butlancı başı,  kendisini atayan ve sultanizme çevirdiği Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi'nin devamı yolunda Erdoğan'ın önünü açmak için ne gerekiyorsa yerine getirmeyi görev sayıyor! 

Mutlak butlancı başının CHP'nin başına geldikten itibarenki kimi tutumlarını mercek altına aldığınızda görüyorsunuz ki zaten attığı veya atmadığı bazı kritik adımların hepsi Erdoğan'ın sultanizminin önünü açan ve pekiştirmeye yönelik.  Bunun bir tanesi,  16 Nisan 2017'deki Anayasa değişikliği referandumunda sonuçları değiştirecek sayıdaki mühürsüz oylara parti tüzel kişiliğinin,  dönemin hukukçu milletvekili Atilla Kart'ın onca çabasına karşın itirazına izin vermemesidir. Mutlak butlancı başı,  Kart'a "kişisel başvuru" öneriyor,  CHP'nin YSK'ya başvurusunu uygun görmüyor! Sonuç, 48 küsura 51 küsur, yani çok az farkla Anayasa değişikliğine "evet" çıkıyor! İki buçuk milyon mühürsüz oy ile sultanizmin önü açılıyor. Devamında Muharrem İnce'nin cumhurbaşkanı adayı gösterildiği 2018'de ise mutlak butlancı başı kendi adayına fren koyduruyor,  seçim ikinci tura bile kalmıyor! İnce,  partinin üzerinde ve özellikle genç kuşaklardan teveccüh görünce olağanüstü kurultay için delegenin yeterli imzasını topluyor ama mutlak butlancı başı imzaların bir kısmını çeşitli vaat ve baskılarla geri çektiriyor! 

2023'teki cumhurbaşkanlığı seçiminde ise açık farkla kazanacak iki isme karşın kendi adaylığını dayatıyor,  bunun için AK Parti'den kopan ve hiçbir şansı olmayan (AK Parti'den kopan Abdüllatif Şener'in kurduğu Türkiye Partisi pratiği ortada iken) partilere çok sayıda milletvekili sandalyesi dağıtıyor; sonuçta garanti bir zaferi riske atıp Erdoğan'ın bir 5 yıl daha almasına zemin hazırlıyor. 

CHP'Yİ BAŞKALAŞTIRARAK ATATÜRK TÜRKİYE'SİNİN ÇANINA OT TIKAMAYA KATKIDA BULUNMAK...

Mutlak butlancı başı, anlaşılıyor ki CHP'nin başına bir görevle,  misyonla gelmiş. O misyon,  CHP'yi başkalaştırmak,  Altı Ok yörüngesinden çıkarmakmış! Deniz Baykal'ın bir kaset komplosu sonucu istifasının ardından göreve geldiğinde komplonun peşine düştü mü? Birşey yokmuş gibi davranabildi. Düşünebiliyor musunuz; partinin bir önceki genel başkanının maruz kaldığı duruma hiçbir tepki vermeyen bir genel başkan! 

Mutlak butlancı başı,  2010 Mayıs'ta bir "yatırım" olarak belli mahfillerce işbaşına getirildi. Misyonu,  CHP'nin başkalaştırılması, Atatürk’ün kurduğu parti kimliğinden uzaklaştırılmasıydı. Bu çaba alttan alta, adım adım yürütüldü. Öyle ki, "Atatürk" denmiyor,  "Mustafa Kemal" deniyordu onun döneminde! "Mustafa Kemal'in Askerleriyiz" belgisi adı konmamış yasağa maruzdu. Gençlik Marşı bile yürüyüşlerde,  mitinglerde söylenemiyordu! Onun partinin başına getirenler -ki, arka planda Amerikalılarla içerideki saç ayaklarının olduğu aşikar- Atatürk’ün getirdiklerini tasfiye etmek için CHP'yi istedikleri kıvama getirmek niyetindeydi. Bunun bam teli de ülkeyi siyasi açıdan kimliklere,  inanç ve kökenlere dayalı bir pozisyona itelemekti. Mutlak butlancı başı uygun isim ve kişilikti (Nitekim bugün ABD'nin Barrack'ın ağzından üfürdükleriyle benzer şeyler üfürmesi rastlantı mı? Asla değil.). ABD, mutlak butlanın da, yeni Kürt açılımının da dümenindedir. 

MUTLAK BUTLANCI BAŞINA YAPILAN YATIRIMIN AKAMETE UĞRAMASI İSTENMİYOR 

Erdoğan ve iktidarı ABD'ye iyice hizalandığı bir konjonktürde,  CHP 38. Olağan Kurultayı, mutlak butlancı başına yapılan yatırımı boşa çıkarmıştı. İşte Amerikalılarla onlara hizalananlar da 4-5 Kasım 2023'ten itibaren başlayan direnişi,  Yavaş'ın da eklemlendiği İmamoğlu-Özel İttifakı'nın yükselişini boşa çıkarmaya çalışıyor. İmamoğlu'nun tutuklanması ve hakkında açılan o kadar mesnetsiz dava da, CHP'li yerel yönetimlere yönelik onca operasyon da, mutlak butlan da; hepsinin amacı yeniden ayağa kalkan CHP aracılığıyla Türkiye’nin fabrika ayarlarına dönmesinin önünü kesmek içindir. 

38. Olağan Kurultay'ın hemen ardından hizmete sokulan gölge genel merkez... Verdirilen 38. Olağan Kurultay'a yönelik şikayet dilekçeleri... İstanbul provası... Mutlak butlancı başının ünlü KRT röportajında söyledikleri... TGRT'deki yuvalanma ve yayınları... Bunların hepsi bir amaca,  mutlak butlana zemin hazırlamaya yönelikti. Ayan beyan ortada herşey. 

ATATÜRK KİM, İNÖNÜ KİM,  SİZ KİMSİNİZ? 

Bazı iyi niyetliler ya da meseleyi tam anlayamayanlar için şöyle tamamlayalım yazıyı... Mutlak butlancı başı,  yapıtlarının seslendirilmesini istemeyen ülkenin yüz akı sanatçılarına sataşırken Atatürk ve İnönü'den bahsetmiş... Bir defa "Atatürk’ün koltuğunda" oturma edebiyatını geçiniz... Bırakın Atatürk’ü, İnönü'nün,  İkinci Adam'ın dahi tek tırnağı etmezsiniz! Bakın partideki 1972 krizinde genel başkan İnönü ne yapmıştı: Genel Sekreter Ecevit,  malum,  12 Mart’in kendisine karşı yapıldığını öne sürerek görevinden istifa etmiş ve genel başkanlık için nabız tutmaya başlamıştı. PM'deki ünlü oylamada İnönü taraftarları kaybedince İnönü durumu değerlendirip kurultayda aday olmamış ve böylece Ecevit tek aday olarak gittiği kurultayda CHP'nin 3. Genel Başkanı seçilmişti. 

Siz kimsiniz ki, İnönü'nün gösterdiği ferasetin yanından bile geçemezsiniz! Siz ne yaptınız 2023'teki ikinci tur sonrasında? Elimizdeki bir seçimi kaybetmiş değil de alınabilecek en yüksek oyu almış edalarda pozlar verdiniz! Partideki ve seçmendeki protestoları görmezden gelip bir de 38. Olağan Kurultay'da aday oldunuz! İlk turda geride kalınca adaylıkta yine direttiniz! Bu sefer açık farkla kaybedince ağa babalarınızın oyun planına katkıda bulunmayı sürdürmek için mutlak butlan düğmesine bastınız! 

TARİHİN ÇÖPLÜĞÜNDE...

İktidarın atmosferinde görev yapan mahkemelerin bile somut delil olmadığı için gizli tanık zırvalarıyla suçlu ilan edemediği partili ve bürokratları peşinen 'suçlu' ilan eden,  onların arkasında duran sanatçılara bile çamur atan bir kişilik... Tam bir misyoner,  tam bir görev adamı... Barrack'ın,  AKP devletinin ayak izlerini takip eden ve bunu da etrafa "devlet aklı" diye yutturmaya çalışan iliştirilmiş... Tarihin çöplüğünde böyle anılacaksınız. 

×××

Not-1: İzmir Büyükşehir Belediyesi İzmir Planlama Ajansı’nın hazırladığı “İki Çizgi Arasında: Geleceğin İzmir’ine Bugünden Bir Bakış” sergisi, Kültürpark Atlas Pavyonu’nda kapılarını ziyaretçilere açtı ve 5 Temmuz'a kadar gezilebilir. İzmir’in tarihsel birikimini geleceğe uzanan bir perspektifte buluşturarak kentlileri ortak bir gelecek hayaline davet eden sergiyi kaçırmayın. 

Not-2: Dün Türk sporunun ve İzmir’in güzide kulübü Göztepe'nin 101. kuruluş yıldönümüydü. Kutluyorum. Bu arada profesyonel futbol dışında 17 olimpik branşta da faaliyet gösteren Göz Göz'ün kadın sutopu takımı da geçen hafta şampiyon oldu. Onları da kutluyorum. 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız