Bugünkü tepkimizi ta o zaman göstermeliydik
“Utanmaz’a herkesten tepki var” haberini görünce bir şeyleri kaçırdığımı anladım. Herkesin tepki gösterdiği ‘utanmaz’ gözümden kaçmıştı. Bu yüzden; utanınca, tepki gösterilenin ben olmadığımı farkettim. Zira utanmıştım.
Aslında gereksiz yere utanmışım. “Utanmaz” olan Netanyahu’ymuş. Kendi sosyal medya hesabından ingilizce olarak kısa bir mesaj paylaşmış. Tepkiler nedeniyle fark etmesem, fark edebileceğim bir mesaj değil. Türkçeye şöyle çevrildi: “Benim liderliğim altında İsrail, İran’ın terör rejimi ve onun vekil güçleriyle savaşmaya devam edecek; Erdoğan’ın aksine, o bu yapılarla uyum sağlıyor ve kendi Kürt vatandaşlarını katletti”
Tepkiler çığ gibiydi. Anadolu Ajansı (AA) “Siyasilerden Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik sözlerine tepki” başlığı altında 23 kişinin mesajını derlemişti.
Tepkisini dile getirenler arasında bir meclis başkanı, bir cumhurbaşkanı yardımcısı, bir cumhurbaşkanı danışmanı, bir iletişim başkanı, yedi bakan, bir parti sözcüsü, bir parti başkan vekili, bir parti genel sekreteri, dokuz parti genel başkan yardımcısı bulunuyordu. Bunlar, Netanyahu’nun mesajından sonra saatler içinde, ilk gün verilen tepkilerdi. Yanılmıyorsam, soraki gün ilave olan tepkilerle beraber, tepki göstermeyen bakan veya bakanlık kalmamış oldu.
Bu; Mayıs 2023 seçimler öncesi Nisan ayında, TOGG’larıyla birlikte görüntü vermelerinden sonra, Bakanlar Kurulunun en geniş katılımlı toplu eylemi olabilir.
***
Aslında Hürriyet’in manşetine taşıdığı ifadesiyle, Netanyahu’nun ilk “Utanmazlığı” değildi. Neredeyse aynı olan ifadeleri 2017’de de kullanmıştı. Yine kendi sosyal medya hesabından "Erdoğan İsrail'e saldırdı. Ülkesinde Kürt köylerini bombalayan ve gazetecileri hapseden bir liderden ders almak benim alışkanlığım değil. Erdoğan teröristlere yardım etti, masumları öldürdü. Erdoğan bana ders verecek değil." demişti.
O zamanki tepki Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ve Parti sözcüsü Mahir Ünal’ın açıklamalarıyla sınırlı kalmıştı. Her ikisinin de kınamaları “sert”ti ama bugünkü gibi milli bir refleks söz konusu değildi.
Bugün Netanyahu, aynı “utanmazlığı” tekrar yapıyorsa, yapabiliyorsa; biz 2017’de suskun kaldığımız içindir. Bugünkü tepkimizi ta o zaman göstermeliydik. Milli seferberlik ruhumuzu o zaman kuşanmalıydık.
Halbuki bugün tepki gösterenlerin çoğu o zaman da vardılar.
Bugünün Meclis Başkanı olarak tepki gösteren Numan Kurtulmuş’un, 2017’de Kültür ve Turizm Bakanı olarak tepkisi yok. O zamanki Meclis başkanı İsmail Kahraman’ın da tepkisi yok.
Bugün AKP Başkan Vekili olarak tepkisini dile getiren Efkan Ala’nın 2017’deki selefi Binali Yıldırım’ın da her hangi bir açıklamasına rastlanmıyor.
Bugün bakan olarak tepki mesajı paylaşan Akın Gürlek, Murat Kurum, Mehmet Çiftçi gibi ismler, o zamanki görevleri gereği tepki gösterememiş olabilirler. Ama o zamanki selefleri Abdülhamit Gül, Mehmet Özhaseki, Süleyman Soylu gibi bakanların da açıklamasına rastlayamıyoruz.
Neredeyse birbirinin aynısı iki mesaj; 2017’de sessizce geçiştirilirken, 2026’da kıyamet kopartılması benim açıklayabileceğim bir durum değil.
Belki; şimdi, Hürriyetin “utanmaz” diye manşetine taşıdığı Netanyahu, o zamanlar “utanır” diye biliniyor olabilir. Bunun dışında, aklıma bir açıklama gelmiyor.
***
Tepki sadece iktidar kanadından değildi. Kemal Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu, Özgür Özel gibi isimlerden de benzer tepki geldi. Netanyahu ile eş zamanda mesaj paylaşan İsrail Savunma Bakanı İsrael Katz da ağzının payını Mansur Yavaş’tan aldı.
2017 yılındaki Netanyahu’ya muhalefetin de tepkisi olmamıştı.
Neyse ki, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in "Bu ahlaksız ifadeleri kullanan katliam şebekesinin karşısında, Türk siyasetinin tüm unsurlarının, ister iktidar ister muhalefet olsun, topyekun bir duruş sergileyerek bu şebekeye hak ettiği cevabı vereceğine inanıyoruz.” temennisi karşılık bulmuş oluyordu.
Ama Çelik’in "Netanyahu'nun sürekli Cumhurbaşkanımızı hedef alması, Cumhurbaşkanımız için bir şeref madalyasıdır” sözlerini tuhaf buldum. Ne yani? Netanyahu’nun sözlerinin yer aldığı kokartları şeref madalyası gibi yakamıza takıp, sokakta dolaşalım mı? Netanyahu kim? Kral mı? Dük mü?, Padişah mı? Kim oluyor ki şeref madalyası veriyor bize?
Trump, Beyaz Saray’daki görüşme öncesi Erdoğan’ı “çetin adam” diye övmüş “Hileli seçimleri herkesten daha iyi bilir.” demişti. Trump’ın sözlerini de mi şeref madalyası olarak göğsümüzde taşıyacağız?
Çelik’in bu açıklaması talihsiz olmuştur. Halbuki onun yerine "Bir lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye." deseydi daha şık olurdu.
***
Siz de bu büyük milli seferberlik ruhuna eşlik etmek istiyor ama nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız; size bir formül önerebilirim. Böylece, muhatabın sözlerini yanlışlıkla bir 'şeref madalyasına' dönüştürme gafına düşmeden, sosyal medyanın engin sularında Milli refleksinizi güvenle sergileyebilirsiniz..
Yöntemimiz oldukça basit: Önünüze boş bir kâğıt alın ve ortadan ikiye bölün.
Sağ sütuna 'Netanyahu' başlığını atın ve şu kelimeleri rastgele serpiştirin: 'Soykırımcı', 'çocuk katili', ‘çocuk kanı”, ‘'savaş suçlusu', 'şebeke', 'cani', 'insanlık tarihinin kara lekesi'... Yanına bir miktar da 'suçluluk psikolojisi', 'hezeyan', 'hırçınlık' ve 'tükenmişlik' gibi psikolojik teşhisler ekleyin.
Sol sütuna ise 'Erdoğan' başlığını yazıp karşısına şu vazgeçilmezleri dizin: 'Hakikatin gür sesi', 'insanlık ittifakı', 'mazlumun hamisi', 'zalimin karşısında', 'kararlı duruş', 'vicdan', 'adalet', 'güçlü irade'...
Oluşturduğunuz bu listeden arzu ettiğiniz parçaları seçip birleştirin. Ortaya çıkan her kombinasyon sizi hedefinize ulaştıracaktır. Örneğin:
'Gazze’de soykırım gerçekleştiren, elleri çocuk kanıyla dolu bir savaş suçlusunun; insanlık ittifakının lideri olan Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik hadsiz ifadeleri, içinde bulunduğu suçluluk psikolojisinin ve siyasi tükenmişliğinin açık bir tezahürüdür!'
Hangi kelimeyi önce, hangisini sonra kullandığınızın önemi yok. Bu şablonla kuracağınız her cümle, sizi milli seferberlik ruhuyla donatacak; dışardan gelecek bu tip hadsiz saldırılar karşısında tek vücut yapacaktır.
Bu formülü, içerikten ve rasyonalitesinden bağımsız, ihtiyaç duyduğunuz her an güvenle kullanabilirsiniz.