"Bir şeyler oluyor, farkında mısınız?"
Başlıktaki cümleyi CHP'nin seçilmiş genel başkanı Özgür Özel sarf etti. Evet, bir şeyler oluyor, farkında mısınız?
Özel'i Cumhuriyet Meydanı'nın yasaklandığı günkü çok büyük bir mitinge dönüşen İzmir ziyaretinde izlemiştim. Coşkun akan bir sel gibiydi İzmirliler. Her bulvardan akın akın geliyorlardı lideri kucaklamak için.
Geride kalan pazartesi günü yine İzmir'e geldi Özel. Sabah erken saatlerden itibaren Küçük Menderes havzasındaki ilçeleri ziyaret etti. Beydağ, Ödemiş, Bayındır, Tire'de coşkuyla karşılandı. Akşamüzeri de bu kez kapatılmayan Cumhuriyet Meydanı'nı Kordon'a taşan şekilde dolduran on binlerce İzmirliye seslenmek, mutlak butlancıların çöktüğü il binası yerine seçilmiş il örgütünün binasında bir çay içmek için il merkezine geldi. Özel, başlıktaki cümleyi orada da sarf etti.
BÜTÜN GÖREVLERİNİN ÜSTESİNDEN GELEN ÖZEL, ARTIK BİR "LİDER"
Özel, mütevazi otobüsün üzerinden konuşmasını yaptıktan sonra bir çay içimi çıktı Pasaport'ta, iskelenin karşısındaki seçilmiş il başkanlığı binasına ve oradan partililere el salladı. Yeniden aşağı inip aracına binmeden önce onca izdihama karşın selamlaşıp karşılıklı ikişer cümle kurduk. Neredeyse eziliyordum, herkes Özel'e dokunmak istiyordu (Onunla 2011'den bu yana henüz düz milletvekili olduğu dönemden itibaren, demek ki tam 15 yıldır tanışıyoruz. Grup Başkan Vekili olarak ortaya göz doldurucu bir performans koydu ve nihayet 2023'te kaybedilen seçim sonrasında Kılıçdaroğlu milletvekili olmadığı için artık, Grup Başkanı oldu. Sonrası malum, Grup Başkanı iken 38. Olağan Kurultay'da genel başkan adayı oldu ve kazanarak CHP'nin 8. Genel Başkanı seçildi. Bütün görevlerinin hakkını da verdi).
Aynı manzaraları televizyondan Diyarbakır ve Gaziantep'te de görmüştüm. İktidara teslim olmayan, başta İmamoğlu'nu ve Yavaş'ı kastederek "10 yaşından beri arkadaşlarımı satmadım, satmam" diyen Özel, mutlak butlan sonrasında genel başkanlıktan liderliğe terfi etti. Dipten gelen dalgayı görüyor, ihaneti gören seçmenle kucaklaşıyor ve meseleyi uzaktan seyreden kararsızları da kucaklayacak gibi duruyor.
MANSUR YAVAŞ'A ÖVGÜ VE BÜTÜNLEŞİK MUHALEFET
Seçilmiş CHP'nin, başta Yavaş ve Çankaya belediye başkanı olmak üzere İYİ Parti'nin Ankara Tandoğan'daki Bayrak Mitingi'ne katılması da "bütünleşik muhalefet" adına yerinde bir yaklaşımdı. Bütün muhalefet partileri birbirlerinin mitinglerine katılmalı, seçmenini çağırmalı. Çünkü sandık ergeç milletin önüne gelecek ve muhalefetin Erdoğan'ın saltanatına son vermek için güçbirliği yapması şart.
Bu arada, Özel, Pasaport'taki konuşmasında Mansur Yavaş'ı özellikle andı uzun uzun ve Yavaş kitleden güçlü bir alkış aldı. Özel, hâlâ ilk günkü açıklamasının arkasında. Ne demişti? "Benim iki forvetim var." Seçilmiş CHP'nin adayı bütün partililerin, meclis grubunun ve tabii ki aynı zamanda 15,5 milyon yurttaşın oyu ile İmamoğlu. Ancak iktidar onu bir şekilde sakatlarsa, Yavaş var. İkisi de sandıkta devirir Erdoğan'ı. İktidar ikisini de sakatlayabilir mi? Bu iktidar 19 Mart darbesinin devamı olan mutlak butlan yoluna gitti mi?.. Artık herşeyi yapabilir! Yapabilir de, yalnız... Her yaptığı da rakibini değil kendisini daha çok aşağı çeker. Bir şey söyleyeyim mi? Öyle bir şey var ki havada, Erdoğan'ın siyasi olarak sonu geldi. Aslında 2023'te gelmişti de mutlak butlancı başı kendisini aday olarak dayatarak uzattı. Şimdi artık uzatmaları oynuyor Cumhurbaşkanı Erdoğan. Karşısındaki herhangi bir aday da sandığa gömer onu.
NE OSMANLI'DAYIZ NE DE 12 EYLÜL DÖNEMİNDE!
Cumhurbaşkanı seçimleri Atatürk ve İnönü'den sonra bütün Cumhuriyet tarihi boyunca çetin geçmiştir. Sütliman geçen bir seçim anımsamıyorum. Ancak bu seferki seçimin çetinliği Erdoğan'ın ve arkasındaki küresel güçler ile içerideki izdüşümünün ne olursa olsun bırakmama saplantısı. Serbest seçimleri gölgeleme pahasına ille devam! Ne münasebet? Gelene kadar demokrasi, bir kere gelip yerleştikten sonra otokrasi!
Osmanlı'da padişah ne yapardı? Tahta göz koyacak muhtemel rakiplerini -kardeş, oğul, yeğen- boğdurur ya da zindana atar ve çürütürdü orada. Osmanlıdaki uygulamanın bir versiyonu sahneye konulmak isteniyor sanki. Ya da 12 Eylül'ün ardından çoğulcu demokrasiye dönüş yıllarındaki uygulamaları hatırlatan adımlar atıyor iktidar. 12 Eylül cuntası Atatürk'ün kurduğu CHP'yi kapatmış, Erdal İnönü'yü bile SODEP listesinde veto etmişti! Yok öyle yağma! Artık ne Osmanlı'dayız ne de 12 Eylül döneminde. Türkiye, 150 yıllık demokrasi, 75 yıllık serbest seçim ve özgür irade geleneğinden vazgeçmeyecek. Erdoğan sandıkta yenilecek. AK Parti parantezini millet oylarıyla kapatacak. Mutlak butlancı başı da iyot gibi açığa çıktığı için 2023'teki durum bu kez yaşanmayacak. Yeter ki muhalefet ve seçmen sandığa kadar dişini sıksın. O güzel ve büyük, hak edilmiş değişim için o dişleri sıkmaya değer.
Not: 2 Temmuz 1993 Madımak ve 5 Temmuz 1993 Başbağlar'daki insanlık dışı katliamları kınıyorum. Seçilmiş CHP'nin lideri Özel’i Madımak'ta olduğu gibi Başbağlar'da da görmek istiyorum.