İstanbul
Parçalı bulutlu
12°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,6215 %0.18
51,4814 %0.15
6.810,63 % 1,16
65.440,01 %-7.835
Ara
Muhalif. GEÇMİŞİN GÖLGESİ 6 Şubat'ın yıl dönümünde o raporu hatırlıyoruz: "Bu bir afet değil, asrın katliamı"

6 Şubat'ın yıl dönümünde o raporu hatırlıyoruz: "Bu bir afet değil, asrın katliamı"

Türkiye, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde yitirdiği canlara ağlarken, felaketin boyutlarını artıran ihmaller zinciri de hafızalardaki yerini koruyor. Gazeteci Nursun Erel’in gündeme getirdiği ve Emekli Deniz Albayı Bora Kutluhan tarafından hazırlanan rapor, "Asrın Felaketi" söyleminin ardındaki idari zafiyetleri ve TSK’nın neden kışladan geç çıktığını belgelerle gözler önüne seriyor.

KAYNAK: HABER MERKEZİ
Okunma Süresi: 2 dk

Kahramanmaraş merkezli depremlerin üzerinden geçen zamana rağmen, "Asker neden ilk gün sahada yoktu?" ve "Müdahale neden gecikti?" soruları 6 Şubat'ın en büyük travması olarak tartışılmaya devam ediyor.

Yıl dönümü vesilesiyle tekrar gündeme gelen ve Emekli Deniz Piyade Albayı Bora Kutluhan tarafından hazırlanan kapsamlı rapor, yaşananları "doğal afet" tanımının ötesine taşıyarak "Asrın Katliamı" olarak nitelendiriyor. Muhalif yazarı Nursun Erel’in kaleme aldığı ve raporun detaylarına yer verdiği analiz, devlet mekanizmasındaki koordinasyonsuzluğun faturasının nasıl ağırlaştığını ortaya koyuyor.

Nursun Erel'in, Emekli Albay Bora Kutluhan'ın raporu referans alınarak Muhalif'te yayınlanmış "Asker gözüyle DEPREM, asrın katliamı" başlıklı köşe yazısını okumak için tıklayınız

TSK, "Gençlik ve Spor Bakanlığı" Statüsüne İndirildi 

Raporda en dikkat çekici tespit, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) afetlerdeki rolünün sistematik olarak azaltılmasına yönelik. Kutluhan’ın analizine göre, 2022 yılında yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Kararı ile TSK, afetlere müdahale konusunda "asli unsur" olmaktan çıkarıldı.

Raporda, "Milli Savunma Bakanlığı, afet ve acil durumlara müdahale görevlerinde Gençlik ve Spor Bakanlığı seviyesine indirgenmiştir" ifadeleri yer alırken, askerin sahaya inmek için AFAD'dan veya Cumhurbaşkanlığından emir beklemek zorunda bırakıldığı vurgulanıyor.

AFAD Hazırlıksız mıydı? 

50 binden fazla insanın hayatını kaybettiği felakette, AFAD’ın organizasyon yapısı da raporda sert bir dille eleştiriliyor. AFAD’ın afet yönetiminde "tek yetkili" kılınmasına rağmen, liyakatsiz atamalar ve yetersiz öngörü nedeniyle kurumun bir "balon" gibi söndüğü belirtiliyor. Raporda, Afetlere Müdahale Genel Müdürü'nün ilahiyat kökenli özgeçmişine dikkat çekilerek, bu görevin üstün bir lojistik ve planlama yeteneği gerektirdiği hatırlatılıyor.

"Gemi Karaya Oturdu" 

Emekli Albay Kutluhan, devlet yönetimini bir gemiye benzeterek şu çarpıcı tespiti yapıyor: "En ücra köydeki mera alanının tespitinden, en üst düzey atamalara kadar her şey tek bir kişi tarafından yapılıyor. Kaptan ve ekibi işi bilmiyorsa gemi karaya oturur. Askerin ilk gün sahada görülmemesi, devletin hazırlıksız olmasından ve koordinasyon yeteneğinden yoksun olmasından kaynaklanmıştır."

Tarih Tekerrür Etmesin Diye... 

6 Şubat'ın yıl dönümünde bu raporu yeniden hatırlamak, sadece bir geçmiş zaman eleştirisi değil, gelecekteki olası İstanbul depremi için de bir uyarı niteliği taşıyor. Rapor, "Tarihten ders alınsaydı hiç tekerrür eder miydi?" sorusuyla, yaşananların kader değil, yönetimsel tercihler sonucu olduğunu bir kez daha kayıtlara geçiriyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *