İstanbul
Parçalı bulutlu
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,4175 %0.03
51,8639 %-0.75
7.331,73 % 1,48
89.217,46 %1.464
Ara
Muhalif. GEÇMİŞİN GÖLGESİ "Bir canım kaldı, daha ne bedel ödeyebilirim?" demişti: Sedef Kabaş için tarih tekerrür etti

"Bir canım kaldı, daha ne bedel ödeyebilirim?" demişti: Sedef Kabaş için tarih tekerrür etti

Gazeteci Sedef Kabaş’ın, sosyal medya paylaşımları nedeniyle yeniden gözaltına alınması ve adli kontrolle serbest bırakılması, akıllara 2022 yılındaki o çarpıcı sözlerini getirdi. Daha önceki tutukluluğunun ardından Muhalif.com.tr’ye konuşan Kabaş, "Bir canım kaldı, daha ne bedel ödeyebilirim?" diye sormuştu. 2026’ya girdiğimiz şu günlerde, o soru hâlâ güncelliğini koruyor…

KAYNAK: HABER MERKEZİ
Okunma Süresi: 2 dk

Gazeteci Sedef Kabaş, 26 Ocak gecesi İstanbul’daki evinden polis eşliğinde gözaltına alındı. "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "Suç işlemeye tahrik" suçlamalarıyla savcılığa sevk edilen Kabaş, çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe yurt dışına çıkış yasağı ve haftada iki gün imza atma şartıyla serbest bırakıldı.

Suçlamanın gerekçesi ise Eylül 2025’te attığı tweetlerdi. Kabaş, "Darbeyi hala sadece askerler yapar sanan var mı?" ve benzeri ifadeleri nedeniyle bir kez daha yargının kıskacına alındı. Ancak bu süreç, Kabaş için bir ilk değil; aksine acı bir "dejavu".

"SUÇLULAR KORKAR, BİZ BU ÜLKENİN DÜRÜST VATANDAŞLARIYIZ"

Sedef Kabaş, 2022 yılında "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla tutuklanmış ve 49 gün Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi'nde kalmıştı. Tahliyesinin hemen ardından Muhalif.com.tr'den Nursun Özel'e verdiği özel röportajda, yaşadığı süreci ve ödediği bedelleri şu sözlerle anlatmıştı:

"Suçlular korkar. Biz bu ülkenin dürüst, namuslu, vatansever vatandaşlarıyız. Hırsızlık yapmadık, yolsuzluk yapmadık, kimsenin canına, malına kastetmedik. O yüzden korkacak bir şeyimiz yok."

"ASIL ADALETE TERS KELEPÇE TAKILDI"

Kabaş, o dönem yaptığı açıklamalarda asıl meselenin şahsı değil, hukuk sistemi olduğunu vurgulamış ve sitemizdeki röportajında tarihe geçecek şu tespiti yapmıştı:

"Bedenin hapistedir zihnen özgürsün, bedenin dışarıdadır zihnen tutsaksın. O yüzden asıl bu ülkede adalete ters kelepçe takıldı. Adalet kan ağlıyor."

Bugün verilen "adli kontrol" ve "imza yükümlülüğü" kararları, Kabaş’ın yıllar önce işaret ettiği o "bedenen dışarıda ama kısıtlı" olma halini bir kez daha gözler önüne serdi.

TEKERRÜR EDEN TARİH VE DEĞİŞMEYEN SORU

Kabaş, o röportajında belki de en can alıcı soruyu sormuştu: "Bir canım kaldı, daha ne bedel ödeyebilirim?"

Aradan geçen 4 yıla rağmen, gazetecinin aynı suçlamalarla, benzer süreçlerden geçmesi; Türkiye’de basın özgürlüğü tartışmalarının ve "bedel ödeme" döngüsünün değişmediğini gösteriyor. Kabaş, o gün "Suskunluk sarmalına mahkum olmayacağız" demişti; bugün yaşadıkları ise bu sözün arkasında durmanın faturasını ödediği şeklinde yorumlanıyor.

Sedef Kabaş’ın 2022’de cezaevi çıkışı Muhalif.com.tr’ye verdiği ve bugüne ışık tutan o röportajın tamamını okumak için aşağıdaki bağlantıya tıklayabilirsiniz:

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *