İstanbul
Parçalı bulutlu
3°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,2789 %0.22
50,2002 %-0.1
6.375,38 % -0,30
95.209,78 %-0.531
Ara
Muhalif. SPOR Heyecan mı kaygı mı?

Heyecan mı kaygı mı?

Maç öncesi yaşanan o kalp çarpıntısı performansı ateşleyen bir heyecan mı, yoksa frenleyen bir kaygı mı? Uzm. Psk. Ayça Girgin, sahadaki sonucu ve sporcunun potansiyelini doğrudan etkileyen bu kritik ayrımı kaleme aldı.

KAYNAK: HABER MERKEZİ
Okunma Süresi: 2 dk

Aradaki Fark Sporcuyu Değiştirir!

Maçtan önce kalbi hızla atan, elleri terleyen, içi içine sığmayan bir sporcu düşünün. Peki bu sporcu heyecanlı mı, yoksa kaygılı mı?

Çoğu zaman bu iki duygu birbirine karıştırılır. Oysa aralarındaki fark, sporcunun sahadaki performansını tamamen değiştirebilir.

Heyecan: Performansın Yakıtı

Heyecan, sporcunun bedenini ve zihnini performansa hazırlar. Odak artar, refleksler hızlanır, enerji yükselir.

Heyecan yaşayan sporcu genelde şunları söyler:

  • “Hazırım.”
  • “Elimden geleni yapmak istiyorum.”
  • “Başlayalım artık.”

Heyecan, kontrol edilebilir bir yükselmedir. Sporcu bedenindeki sinyalleri tehdit değil, güç olarak algılar.

Kaygı: Performansın Freni

Kaygı ise sporcunun odağını sonuca ve hataya kilitler. Zihin “ya olmazsa?” sorusuna takılır.

Kaygılı sporcunun iç sesi genellikle şöyledir:

  • “Ya rezil olursam?”
  • “Herkes benden bir şey bekliyor.”
  • “Hata yaparsam biter.”

Kaygı, bedeni savunma moduna sokar. Kaslar gereksiz yere kasılır, nefes bozulur, otomatikleşmiş beceriler bile sekteye uğrar.

Aynı Belirtiler, Farklı Anlamlar

İlginç olan şu:
Heyecan ve kaygı bedende çok benzer belirtilerle ortaya çıkar.

  • Kalp çarpıntısı
  • Terleme
  • Midede kelebekler

Farkı yaratan şey şudur:
Sporcu bu belirtileri nasıl yorumluyor?

“Bu his beni güçlendiriyor mu, yoksa beni durduruyor mu?”

Çocuk Sporcularda Kritik Nokta

Çocuk ve ergen sporcularda bu ayrımı yapabilmek daha da önemlidir. Çünkü çevreden gelen mesajlar, heyecanı çok kolay kaygıya dönüştürebilir.

  • “Sakın hata yapma.”
  • “Bu maçı almalısın.”
  • “Herkes seni izliyor.”

Bu cümleler farkında olmadan şunu öğretir:

“Değerim performansıma bağlı.”

Ve işte tam bu noktada heyecan, kaygıya dönüşür.

Peki Ne Yapmalı?

Amaç, sporcunun heyecanını yok etmek değil. Aksine, onu doğru yere yönlendirmek.

  • Bedensel belirtileri tanımak
  • Nefesi regüle etmeyi öğrenmek
  • Odağı sonuçtan sürece çekmek
  • “Hata”yı tehdit değil, oyunun parçası olarak görmek

Sporcu heyecanla kalabildiğinde performans açılır. Kaygıya saplandığında ise potansiyel kilitlenir.

Heyecan ve kaygı arasındaki fark küçük gibi görünür. Ama sahada sonucu belirleyen farklardan biridir.

Unutmayalım:
Heyecan sporcuyu oyuna sokar, kaygı oyunun dışına iter.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *