İstanbul
Parçalı bulutlu
9°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,7165 %0.17
52,4899 %0.12
6.841,98 % 0,17
72.380,04 %1.109
Muhalif. SAĞLIK Az uyumak mümkün mü? Günde sadece 4 saat uyuyarak sağlıklı kalan insanlar var!

Az uyumak mümkün mü? Günde sadece 4 saat uyuyarak sağlıklı kalan insanlar var!

ABD’de yapılan araştırmalar, ‘doğuştan kısa uyuyanlar’ olarak sınıflandırılan kişilerin genetik mutasyonlar sayesinde az uyumalarına rağmen yorgunluk veya sağlık sorunları yaşamadığını ortaya koydu.

Okunma Süresi: 2 dk

Joanne Osmond, Pennsylvania kırsalında büyürken ailesiyle birlikte geceleri en fazla dört saat uyuyordu. Kardeşleri bulmaca çözüyor, Osmond roman okuyordu; babaları tamiratla uğraşıyordu. Anneleri dışında aile üyeleri çoğu gece uykusuzdu.

Osmond ve ailesi, bilim insanlarının “doğuştan kısa uyuyanlar” dediği gruba dahildi. Bu kişiler normal insanların aksine az uyumalarına rağmen yorgunluk, odak kaybı veya kalp hastalığı riski yaşamıyor. 2011’de Osmond, kısa uykuya yol açan gen varyasyonuna sahip olduğunu öğrendi; kız kardeşlerinde de aynı mutasyon bulunuyordu. Bugün 77 yaşında olan Osmond hâlâ geceleri dört saatten fazla uyumuyor.

Genetikçi Ying-Hui Fu, kısa uyuyan yaklaşık 100 kişiyi inceleyerek, çoğunun yoğun tempolu ve hareketli bir yaşam sürdüğünü, kafeine ihtiyaç duymadığını ve jet lag yaşamadığını açıkladı. Fu, bu kişileri esprili şekilde “Homo sapiens 2.0” olarak tanımlıyor.

Uyku hâlâ hayati önem taşıyor. 19. yüzyılda yapılan bir deneyde uykusuz bırakılan köpek yavrularının birkaç gün içinde öldüğü, aç bırakılanların ise hayatta kaldığı gözlemlenmişti. Guinness Rekorlar Kitabı da artık “en uzun süre uyanık kalma” başvurularını kabul etmiyor.

Uyku, iki sistemle düzenleniyor:

Biyolojik saat: Yaklaşık 24 saatlik uyku-uyanıklık döngüsünü kontrol ediyor.

Homeostatik uyku dürtüsü: Uyanıklık boyunca biriken “uyku baskısı” ile uyuma isteğini tetikliyor.

Alışılmadık uyku düzenine sahip kişilerin genetik araştırmalarının odağı hâline gelmesi, 1990’larda başladı. Utah Üniversitesi’nde nörolog Chris Jones, ailesinde aynı uyku düzenine sahip bir kadın ve torununu gözlemledi ve DNA mutasyonu tespit edildi. 2009’da Fu, DEC2 adlı genin kısa uyku ile ilişkili olduğunu buldu.

Bugün beş gen üzerindeki altı farklı mutasyon, kısa uyku ile bağlantılı. Bazı genler uyanıklık hormonu oreksin ile ilişkili. Kısa uyuyanlar, hafıza kaybı veya klasik uykusuzluk belirtileri yaşamıyor ve uyku sürelerini daha verimli kullanıyor.

Bilim insanları, bu genetik keşiflerin uyku ihtiyacını güvenli biçimde azaltacak ilaçlar geliştirmeye kapı aralayabileceğini belirtiyor, ancak temkinli davranıyorlar.

Uzmanlar, vücudunuzun uyku ihtiyacını anlamak için basit bir öneri sunuyor: Uykunuz geldiğinde alarm kurmadan yatın, dinlenmiş hissettiğinizde kalkın.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız