İstanbul
Parçalı bulutlu
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,1417 %0.19
50,3665 %0.1
6.208,86 % 0,23
91.110,00 %0.021
Ara
Muhalif. SAĞLIK Antik çağın en tuhaf tedavileri: Söğüt dalından, dışkı çorbasına

Antik çağın en tuhaf tedavileri: Söğüt dalından, dışkı çorbasına

Antik çağ şifacıları hastalıkların nedenlerini bilmiyordu ancak deneme-yanılma yoluyla geliştirdikleri bazı yöntemler, modern tıbbın temelini attı. Söğüt dalından “dışkı çorbasına” kadar uzanan bu sıra dışı tedavilerin bir kısmı bugün bilimsel karşılık bulmuş durumda.

Okunma Süresi: 3 dk

Deneme yanılma yöntemiyle bulunan ve eski çağlarda kullanılan bazı tedavilerin, aradan binlerce yıl geçmesine rağmen modern tıpta hâlâ karşılık bulduğu görülüyor. Antik çağ hekimleri mikropları, bakterileri ya da kimyasal etkenleri bilmiyordu; ancak uyguladıkları bazı yöntemlerin işe yaradığını gözlemleyerek bunları kuşaktan kuşağa aktardılar. Günümüzde ise teknoloji sayesinde, bu yöntemlerin arkasındaki bilimsel nedenler açıklanabiliyor.

İşte ilk bakışta “absürt” gibi görünen ama modern tıpta karşılığı olan antik çağ tedavilerinden bazıları…

5. Söğüt dalı: aspirin’in atası

Antik uygarlıklar, ağrıları dindirmek için söğüt dalını çiğniyor ya da kaynatıp içiyordu. Yüzyıllar sonra söğüt kabuğunda bulunan salisilik asidin, günümüzde aspirin olarak bildiğimiz ilacın temel maddesi olduğu keşfedildi. Eski şifacıların ağrı kesici etkisini bilmeden kullandığı bu yöntem, modern tıbbın en yaygın ilaçlarından birine ilham verdi.

4. Sarımsak: doğal antibiyotik

Bubonik veba döneminde doktorlar, hastaların açık yaralarına ezilmiş sarımsak sürüyordu. Bakterilerin varlığı bilinmese de sarımsağın güçlü antibakteriyel özellikleri sayesinde enfeksiyon riskinin azaldığı bugün bilimsel olarak kabul ediliyor. Antik çağın bu yöntemi, doğal antibiyotik kavramının en eski örneklerinden biri.

3. İdrar tahlili: binlerce yıllık teşhis yöntemi

Günümüzde laboratuvar ortamında yapılan idrar tahlilleri, milattan önce 4000’li yıllara kadar uzanıyor. O dönemlerde hekimler, idrarın rengine, kokusuna ve yoğunluğuna bakarak hastalıklar hakkında yorum yapıyordu. Modern analiz cihazlarıyla yapılan testlerin temeli, işte bu ilkel gözlemlere dayanıyor.

2. “Dışkı çorbası”: modern tıbbın şaşırtan öncüsü

Antik Çin’de “Sarı Çorba” olarak bilinen karışım, fermente edilmiş insan dışkısının suyla karıştırılmasıyla hazırlanıyordu. Günümüzde mide-bağırsak hastalıklarında uygulanan fekal mikrobiyota transplantasyonu (FMT) yani dışkı naklinin, erken bir örneği olarak kabul ediliyor. İlk bakışta mide bulandırıcı gelse de modern tıpta bağırsak florasını düzenlemek için benzer prensipler uygulanıyor.

1. “Kel’in göz merhemi”: Orta Çağ’dan modern laboratuvara

Soğan, sarımsak, şarap ve inek safrasından oluşan “Bald’s Eyesalve” adlı merhem, göz enfeksiyonları için kullanılıyordu. Yakın dönemde yapılan laboratuvar çalışmalarında bu karışımın bazı dirençli bakteriler üzerinde etkili olabildiği ortaya kondu. Bu da Orta Çağ reçetelerinin bile bilimsel karşılık taşıyabileceğini gösterdi.

Uzmanlara göre bu örnekler, modern tıbbın sıfırdan değil, yüzyıllar süren gözlem ve deneyimlerin üzerine inşa edildiğini ortaya koyuyor. Antik çağın “garip” görünen yöntemleri, bugün bilimsel temellerle yeniden değerlendiriliyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *