İstanbul
Açık
22°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,3230 %0.07
56,2366 %0.45
6.887,65 %1.12
77.940,98 %0.55
Muhalif. MAGAZİN Özgür Aras: “Ben çantacılık yapmıyorum, kendime menajer dedirtmedim”

Özgür Aras: “Ben çantacılık yapmıyorum, kendime menajer dedirtmedim”

İletişim danışmanı Özgür Aras, 33 yıllık kariyerini, menajerlik anlayışını, tecrübenin değerini ve sektörde kalıcı olmanın yollarını anlattı.

Özgür Aras: “Ben çantacılık yapmıyorum, kendime menajer dedirtmedim”
KAYNAK: HABER MERKEZİ
Okunma Süresi: 9 dk

İletişim danışmanı Özgür Aras, Tümay Özokur'un sunduğu “Mor Sorular” programına konuk oldu. Meslekte 33 yılı geride bırakan Aras, kariyerinin başlangıcından sanatçılarla kurduğu ilişkilere, menajerlik anlayışından tecrübenin önemine kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.

Aras, mesleğe Zerrin Özer ile başladığını belirterek, sanatçının kariyerindeki önemini şu sözlerle anlattı:

“Ben Zerrin Özer okulu mezunuyum. Taparım ona, taparım.”

Aras, mesleğin temelini Zerrin Özer'den öğrendiğini belirterek, “Zerrin Özer olmasaydı ben buralarda olamazdım” dedi. Aras, geçmişte kendisine katkı sağlayan insanları unutmamanın önemine de dikkat çekti.

“Ben çantacılık yapmıyorum”

Programda menajerlik kavramı üzerine konuşan Özgür Aras, kendisini hiçbir zaman menajer olarak tanımlamadığını söyledi. Aras, sektörde menajerlik adı altında yapılan bazı işlerin kendi meslek anlayışından farklı olduğunu belirtti.

“Ben o yüzden kendime hiçbir zaman menajer dedittirmedim. Ben çantacılık yapmıyorum.”

Aras, kariyerinin farklı dönemlerinde kendisini basın danışmanı, halkla ilişkiler uzmanı ve iletişim danışmanı olarak tanımladığını belirterek, mesleğine yatırım yaptığını ifade etti.

“Türkiye'de işini layikiyle yapan çok güzel insanlar var. Üreten, mesleğine katma değeri olan iki ünlü tanıyıp iki gazeteci tanıyıp business network'ünü kullanan insanlarla aynı işi yapmıyorum ben. Mesleğime emek harcıyorum. Ben pazarla üzerine birçok eğitime, yurt dışına eğitimlere gidiyorum. Bunun için kendime ve mesleğime yatırım yapıyorum.”

Aras, dünyadaki menajerlik sisteminin Türkiye'den farklı olduğunu ve bu sistemi Türkiye'ye taşımaya çalışan birçok kişinin bulunduğunu ancak zaman içerisinde pes ettiklerini söyledi.

“33 yılda ben o dünyadaki sistemi Türkiye'ye getirip yapmak isteyen birçok arkadaşımı gördüm. Ama onlar da bir dönem sonra pes ettiler. Çünkü bunu anlayabilecek ünlü yok. Çünkü ünlü parayı kazanıyor. Bir yere getiriyorsun. Sonrasında diyor ki ki benim ona ihtiyacım yok ki yüzdeyi abime, amcama, dayıma, yengeme vereyim. Sonrasında bir bakıyorsun eee sen sana çantacı muamelesi yapıyorlar.”

“Tecrübe ve business network çok değerli”

Aras, uzun yıllar içerisinde elde edilen tecrübenin para karşılığında satın alınamayacağını vurguladı. Gazete, dijital medya ve diğer iletişim kanallarının kullanılabileceğini belirten Aras, asıl farkı oluşturan unsurun yaşanmışlık olduğunu söyledi.

“Her şeyi parayla satın alabilirsin. Gazeteye haberi yaptırabilirsin. Dijitalde basıp şarkını dinletebilirsin. Her şeyi ama her şeyi alabilirsin. Ama tek bir şeyi parayla satın alamazsın. Tecrübe. Tecrübe ve business network çok değerli.”

Aras, yıllar içerisinde yanında çalışan kişilerin kendi ajanslarını kurabildiğini ancak mesleğin kriz yönetimi, basınla iletişim ve yapım süreçleri gibi farklı alanlarında tecrübenin belirleyici olduğunu ifade etti.

“Ben geçmişime sahip çıkıyorum”

Vefa kavramının kendisi için önemli olduğunu belirten Aras, bunu bir beklenti karşılığında yapmadığını söyledi. Geçmişinde birlikte çalıştığı ve kendisine bir şeyler öğreten insanlarla kurduğu bağın değerini vurguladı.

“Ve şimdi bana mesela Diyorlar ki: ‘Çok vefalısın.’ Yine aynı şeyi söyleyeceğim. Ben vefa için bir şey yapmıyorum. Ben geçmişime sahip çıkıyorum. Geçmişteki anılarıma, anılar çok önemli benim için. Beraber vakit geçirdiğim, o geçirdiğim vakitte öğrendiğim, birinden bir şey öğreniyorsam o anılar benim için çok kıymetli. Ben geçmişime sahip çıkıyorum. Vefa duygusundan dolayı yapmıyorum böyle bir şey.”

Popülerlik değil, marka olmak önemli

Günümüzde popülerliğin hızlı tüketildiğini söyleyen Aras, kalıcı olmanın ve marka haline gelmenin önemine dikkat çekti.

“Popülerlik geçici. Hele günümüzde popcorn gibi. Hep aynı şey röportajlarımda aynı şeyi söylüyorum. Bir mısır patlıyor. Tüketim çağındayız.”

Aras, kalıcılık konusunda ise “O yüzden popülerlik geçici, marka olmak önemli. Ve çok az marka olabilen var.” değerlendirmesinde bulundu.

Yeni nesil müzik gruplarından Manifest'in başarısına da değinen Aras, grubun doğru ekip, şarkı seçimi, marka işbirlikleri ve doğru planlama sayesinde dikkat çektiğini söyledi.

İstanbul'daki kariyer yolculuğu

Aras, iletişim danışmanlığının yanı sıra farklı alanlarda çalışmasının kariyerine katkı sağladığını belirtti. Gazetelerde ve dergilerde yazılar yazdığını, radyo ve televizyon programları yaptığını, farklı dönemlerde mekan işlettiğini anlatan Aras, bu çalışmaların tamamının kendi markasına ve birlikte çalıştığı sanatçılara katkı sağladığını söyledi.

“İletişim danışmanlığı işimi yaparken ben iki tane ayrı dönemlerde mekan açtım. O mekanda radyocusu da, ünlüsü de, işte ajansı da, aklına kim İstanbul Cemiyet hayatındaki insanlar da eğlence ve ablam da eğlendiler. Baktığın zaman ben orada bir şarkı çıktığında ben günde üç kere o şarkıyı çaldığım zaman kulaklarıma yer etti.”

Aras, farklı meslek deneyimlerinin yıllar içerisinde ayrı ayrı bir network oluşturduğunu ifade etti.

14. kitabını yazdı

Çocuk yaşlardan itibaren yazmaya ilgi duyduğunu belirten Aras, 11 yaşında Bodrum'da yerel bir gazetede köşe yazmaya başladığını söyledi. 1999 yılında yaşanan bir olayın ardından yazdığı şiirlerini ilk kitabında topladığını anlatan Aras, bugüne kadar 14 kitap yayımladığını belirtti.

Kitaplarında magazin dünyasının dedikodularına yer vermek yerine yaşadığı duyguları ve anıları aktardığını söyleyen Aras, başka insanların üzerinden para kazanmak istemediğini vurguladı.

“Bu mesleği yapmak istemezdim”

Aras, bugün kariyerine yeniden başlama imkanı olsaydı aynı mesleği seçmeyeceğini söyledi. Çocukluk hayalinin bir milletvekili veya bakanın özel kalem müdürü olmak olduğunu belirten Aras, eğitim tercihini de bu hedef doğrultusunda yaptığını ifade etti.

“Ben bu mesleği yapmak istemezdim. Çünkü benim çocuk hayalim milletvekilinin veya bir bakanın özel kalem müdürü olmak.”

Aras, Zerrin Özer'le tanışmasının hayatının yönünü değiştirdiğini belirterek, “O işi yapıyor olsaydım şu anda ben Sayın Cumhurbaşkanının özel kalem müdürü olmuştum.” dedi.

“Hayatın en büyük anlamı güven”

Kendisinin hayatında en önemli kavramın güven olduğunu belirten Aras, İstanbul'a gelip yaşam mücadelesi verdiği gençlik dönemindeki kendisine bugün bir mesaj verecek olsa bunun “güvendesin” olacağını söyledi.

Aras, “Benim için en önemli şey güven. Birilerine güveniyor olabilmek benim için çok değerli. O yüzden de ben tek başıma bir hayat sürebilirim. Kimseye ihtiyacım yok.” ifadelerini kullandı.

Egoya karşı “sinyalleri” takip ediyor

Yönetilemeyen egonun insanları yanlış yollara sürükleyebileceğini belirten Aras, hayatında kendisini uyaran işaretleri dikkate aldığını söyledi.

“Ya ben ayakları olabildiğince yere sağlam basan bir insanım. Ama bazen insan egosu öyle bir şey oluyor ki senin bu biri çekiyor böyle bir şey oluyorsun.”

Aras, kendisine gelen bu tür işaretleri Allah'ın gönderdiği sinyaller olarak değerlendirdiğini belirterek, “Allah'ın sana yolladığı sinyalleri takip etmen gerekiyor.” dedi.

Deniz Seki dönemini anlattı

Aras, kariyerindeki en büyük krizlerden biri olarak Deniz Seki'nin adını vermek istemediği bir dönemde yaşanan 3,5 yıllık süreci gösterdi. Bu süreçte her salı ilgili yere gittiğini ve çok sayıda insanla temas ettiğini belirten Aras, yaşadıklarından önemli hayat dersleri çıkardığını söyledi.

Sosyal sorumluluk çalışmalarının da hayatında önemli bir yere sahip olduğunu belirten Aras, bu dönemde her cuma tiyatro yaptığını ve özgürlüğün değerini daha iyi anladığını ifade etti.

Sezen Aksu'ya neden dövme yaptırdı?

Aras, annesinin meme kanseri geçirdiği dönemde Sezen Aksu'nun kendisine ve annesine verdiği desteğin hayatında özel bir yer edindiğini anlattı.

“O dönem Sezen Hanım benim ve annemin yanında o kadar çok bulunduğu, o kadar çok destek oldu ve yanımızda olduğunu o kadar çok belli etti ki benim ona karşı olan biz hiç çalışmıyorduk o dönem. Ben kendisine hizmet etmiyordum.

Ama o dönemki o sıcaklık, o arkanızdayım, yanınızdayım, bu yollar, bu dönemler geçecek hissiyatı benim kalbimde bambaşka bir kapı açtı ona karşı. O yüzden de ona sevgim, saygım, onunla aynı yüzyılda yaşıyor olmak benim için çok değerli.”

Aras, annesinin yaşadığı süreç üzerinden erken teşhisin önemine de dikkat çekti.

“Prestiji korumak” önceliği

Programdaki hızlı sorular bölümünde Aras, gündem yaratmak ile prestiji korumak arasında tercih yapması istendiğinde “Prestiji korumak” yanıtını verdi.

Bir menajerde bulunması gereken en önemli özelliği “Öngörü” olarak tanımlayan Aras, vefa ile profesyonel başarı arasında ise “Profesyonel başarı” tercihini yaptı.

Kriz anında susmayı tercih ettiğini belirten Aras, “Susman gerektiği yerde sus, konuşman gerektiği yerde konuş.” diyerek stratejinin önemine dikkat çekti.

“Dobra ve açık olmak her zaman bana kazandırdı”

Aras, iletişimde dobra ve açık olmanın kendisine her zaman avantaj sağladığını söyledi. Seda Sayan'ın da kendisini televizyon programlarında yüzüne karşı her şeyi açıkça söyleyebilen biri olarak tanımladığını aktardı.

“Dobra ve açık olmak her zaman bana kazandırdı.”

Basın ve sanatçı ilişkilerinin geçmişte daha değerli olduğunu düşündüğünü belirten Aras, iletişimde vazgeçmediği kuralın ise “temas” olduğunu söyledi.

Sanatçılarla aile bağı kurmanın önemi

Aras, birlikte çalıştığı sanatçılarla yalnızca profesyonel bir ilişki kurmadığını, belirli bir aile bağının oluşmasının kendi çalışma biçiminde önemli olduğunu anlattı.

“Ben hizmet ettiğim her ünlüyle o aile bağını kuramazsam bir şekilde başarılı olamıyorum. Onu yıllar içinde yine tecrübe ettim.”

Ancak bu ilişkinin sınırlarının da korunması gerektiğini belirten Aras, genç sanatçılarla çalışırken fazla koruyucu bir tavrın zaman zaman farklı sonuçlar doğurabildiğini söyledi.

“Dostluk” ve profesyonellik dengesi

Dostluk ile iş ortaklığı arasında seçim yapması istendiğinde “Dostluk” yanıtını veren Aras, sanatçılarla kurulan ilişkide profesyonel sınırların korunması gerektiğini de vurguladı.

Aras, yılların getirdiği tecrübe ile ilk günkü heyecan arasında ise “Yılların getirdiği tecrübe” tercihini yaptı.

Şöhretin geçici olduğunu vurguladı

Programın sonunda Aras, ünlü olmak isteyenlere ve popüler dünyada yer alanlara önemli bir mesaj verdi. Şöhretin kalıcı olmadığını belirten Aras, insanların hayatlarında başka değerlerin de bulunduğunu söyledi.

“Şöhret gelip geçici bir şey. Hayatta başka değerler var.”

33 yıllık kariyerinde farklı alanlarda çalışan, çok sayıda sanatçı ve sektör profesyoneliyle bir araya gelen Özgür Aras, program boyunca tecrübe, güven, temas, öngörü, profesyonel başarı ve kalıcı bir marka olmanın mesleki hayatındaki temel unsurlar olduğunu anlattı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız