İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,8418 %-0.00
55,6398 %0.12
6.455,88 %-0.95
79.912,55 %-1.27
Muhalif. MAGAZİN Jülide Kural’dan Kadir İnanır’ın vasiyetiyle ilgili açıklama: “Ah Kadir, sen gideli dünya fena”

Jülide Kural’dan Kadir İnanır’ın vasiyetiyle ilgili açıklama: “Ah Kadir, sen gideli dünya fena”

Kadir İnanır’ın vasiyeti ve mirasıyla ilgili iddialara yanıt veren Jülide Kural, hukuki süreç başlatacağını açıkladı.

Jülide Kural’dan Kadir İnanır’ın vasiyetiyle ilgili açıklama: “Ah Kadir, sen gideli dünya fena”
KAYNAK: HABER MERKEZİ
Okunma Süresi: 4 dk

Usta oyuncu Kadir İnanır’ın ölümünün ardından gündeme gelen miras ve vasiyet tartışmaları sürüyor. İnanır’ın hayat arkadaşı Jülide Kural, sanatçının büyük bir servete sahip olduğu yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek hakkındaki açıklamalarla ilgili hukuki girişimlerde bulunacağını söyledi.

Kural, yaptığı yazılı açıklamada İnanır’ın mal varlığına ilişkin iddialara yanıt verirken, vasiyetnamenin nasıl hazırlandığına ilişkin de bilgi verdi. Kural ayrıca İnanır’ın özgür iradesine saygı gösterilmesi gerektiğini ifade etti.

“Büyük bir servete sahip olduğu iddiası doğru değil”

Hürriyet’in haberine göre Jülide Kural, açıklamasında İnanır’ın büyük bir servete sahip olduğu yönündeki iddiaların doğru olmadığını belirtti.

"Bugüne kadar sessiz kalmayı tercih ettiğim gerçek dışı iddialar ve kişilik haklarıma yönelik sistematik saldırılar karşısında artık bazı gerçekleri açıklama gereği duyuyorum. Öncelikle, Kadir İnanır’ın büyük bir servete sahip olduğu iddiası doğru değildir. Mal varlığı, birlikte yaşadığımız evimizden, eski üç otomobilden ve bankadaki bir miktar birikiminden ibarettir. Kurbağa koleksiyonu ise maddi değil, manevi değeri olan küçük eşyalardan oluşmaktadır. Sözü edilen 25 Rolex saat ve benzeri iddialar tamamen uydurmadır.

“Asıl mesele bir miras tartışması değildir”

Kural, tartışmanın yalnızca miras üzerinden yürütülmediğini savunarak kendisinin ekonomik bağımsızlığına ve hayatına yönelik bir itibarsızlaştırma girişimiyle karşı karşıya olduğunu ifade etti.

"Asıl mesele bir miras tartışması değildir. Asıl mesele, yaşamı boyunca kendi emeğiyle var olmuş bağımsız bir kadını, bir erkeğin servetine konmuş ve niteliksiz bir kişilik olarak göstermeye çalışmaktır. Bu, yalnızca şahsıma yönelik bir itibarsızlaştırma girişimi değil, kadınların emeğini ve özgür iradesini yok sayan zihniyetin de açık bir yansımasıdır. Oysa ben yaşamım boyunca emeğiyle var olmuş, ekonomik bağımsızlığını ve özgürlüğünü korumuş bir kadınım. Evlenmeye sıcak bakmayan bendim çünkü Kadir’le birlikteliğimizin gücü hukuki bir statüden değil, sevgimizden, güvenimizden ve ortak hayat irademizden geliyordu.

Kadir İnanır, yaşamı boyunca ilkelerinden ödün vermeyen, inandığı değerleri kararlılıkla savunan, sözünün ve kararlarının arkasında duran, iradesini hiçbir koşulda başkalarına teslim etmeyen bir insandı.

“Özgür iradesine saygı duyun”

Jülide Kural, Kadir İnanır’ın 2015 yılında birlikte yaşadıkları evi, 2022 yılında ise tüm mal varlığını ve isim haklarını kendisine vasiyet ettiğini belirtti.

"2015 yılında birlikte yaşadığımız evi, 2022 yılında ise tüm mal varlığını ve isim haklarını bana vasiyet etmiştir. Son vasiyetnamesi, aynı gün alınan devlet hastanesi raporuyla, noter ve iki tanık huzurunda düzenlenmiştir. Yaşamı boyunca kimsenin iradesine teslim olmayan Kadir İnanır'ın, ölümünden sonra da özgür iradesine saygı gösterilmelidir. Yıllarca maddi ve manevi destek verdiği bazı kişilerin, Kadir’in sağlık sorunları nedeniyle bu yardımları sonlandırmasını kabullenememeleri ve bugün gerçek dışı iddialarla ortaya çıkmaları düşündürücüdür. Hayatımızda yıllarca bulunmayan insanların, onun hastalığı ve ölümünün ardından söz sahibi olmaya çalışmalarını kabul etmiyorum.

“Sen gideli dünya çok fena”

Kural, Kadir İnanır’ın ölümünün ardından yaşadığı acının ve sağlık merkezi ziyaretinin dahi tartışma konusu yapılmasına tepki gösterdi. İnanır’la 20 yılı aşkın süredir sürdürdüğü birlikteliğin ve ortak yaşamın hedef alındığını savunan Kural, hukuki süreç başlatılacağını açıkladı.

"Kadir’i kaybettikten sonra yaşadığım büyük acının, hatta ayakta kalabilmek için yaptığım kısa bir sağlık merkezi ziyaretinin bile tartışma konusu yapılması, şahsıma yönelik ağır bir psikolojik şiddetin açık göstergesidir. Bu tutum, aynı zamanda geleneksel insanî ve ahlaki yoksunluk boyutunu da gözler önüne sermektedir. Kimsenin benim emeğimi, kişiliğimi, bağımsız kadın kimliğimi ve Kadir’le kurduğumuz hayatı kendi çıkarlarına uygun bir hikâyeye dönüştürme hakkı yoktur. Ben yalnızca kendi onurumu değil, yirmi yılı aşkın bir sevginin, emeğin ve ortak yaşamın hakikatini savunuyorum. Bundan sonraki süreçte, şahsıma yönelik gerçek dışı beyanlar ve kişilik haklarımı ihlal eden tüm girişimler karşısında gerekli hukuki süreçler, avukatım Bişar Alınak tarafından başlatılacaktır. Kamuoyunun bilgisine sunarım. Kadir’le birbirimize verdiğimiz bir söz vardı: “Her ne olursa olsun mutlaka ayağa kalkacağız. Bütün onurlu insanlar gibi.”

Bugün de o söze sadık kalmaya çalışıyorum. Ah Kadir, sen gideli dünya fena... Çok fena!"

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız