Tukidides tuzağı
ABD’nin kaçık Başkanı Donald Trump geçen gün, yanına ABD’nin teknoloji devi şirketlerin yöneticilerini alarak Çin’in başkenti Beijing’e görkemli bir çıkarma yaptı; mevkidaşı Xi Jinping’le görüştü. Görüşmede Trump’ın alışıldık kibirli, tepeden halinden eser olmadığı, Xi’ye, amiyane tabirle neredeyse “yaltaklandığı” bildirildi. Trump’ın Xi’den söz ederken kullandığı “harika lider, büyük adam, dostum” sözcükleri dünya basınında alaylı yorumlara da neden oldu.
Öte yandan Xi Jinping’in, bilinen Çin politikasıyla dış görünüşte alçak gönüllü davransa da konuşmalarında seçtiği sözcüklerden muhatabına ciddi uyarılarda bulunduğu anlaşılıyordu.
Şöyle ki Xi, konuşmasında, ABD’yle Çin arasında çekişme konusu olan Tayvan’a dikkat çekerek Beijing Yönetimi’nin adayı ülkesinin bir parçası olarak kabul ettiğini, Washington’ın buradan elini çekmesini umduklarını ifade etti. Xi daha sonra, iki ülkenin de “Tukidides tuzağı”na düşmemeleri gerektiği uyarısında bulunarak “Gençleşip gelişen Çin’le yeniden büyüyen ABD elele verirlerse bu, iki ülkenin de sonsuz çıkarına olur,” dedi.
İsterseniz “Tukidides tuzağı”nın ne olduğuna bakalım. “Tukidides tuzağı” deyimini ilk kez 2015 yılında öğrenmiştim. O dönem ABD ve yükselen Çin’in birbirlerine hasım haline gelmeye başlamalarının bir savaşa neden olup olmayacağı Washington mahfillerinde dillendiriliyordu. Amerikalı siyaset bilimci Graham Allison ilk kez bu deyimi ortaya atmış ve konuyla ilgili makaleler de yazmıştı. Özetlemek gerekirse, Tukidides tuzağı, yükselen bir gücün mevcut hakim güce meydan okuması durumunda ortaya çıkan tehlikeli dinamiği tanımlıyor.
Tukidides M.Ö. 5. Yüzyılda yaşamış Atinalı tarihçi ve komutan. M.Ö. 5 yüzyılda bugün Yunanistan olarak bildiğimiz bölgede Sparta site devleti çok güçlüdür. Ancak Atina site devleti de hızla güç kazanmaya başlamış ve Sparta’ya kafa tutmaktadır. Sonunda Atina ve Sparta arasında 27 yıl sürecek Peloponez savaşları patlak verir. Savaşlar, Atina’nın ağır yenilgisiyle sonuçlanır.
Bu savaşlar patlak vermeden önce komutan Tukidides günün birinde Atina’nın ciddi güç kazanmasının Sparta’da korku yaratacağı ve bu korkunun yarattığı iklimle iki site devlet arasında savaşın patlak vermesinin kaçınılmaz olacağı öngörüsünde bulunur. Tukidides, “Peloponez Savaşları Tarihi” kitabında da bundan söz eder.
İşte, Xi “Tukidides tuzağı”ndan söz ederken bu tehlikeye dikkat çekmiş. Xi, savaşmak yerine ikili işbirliğine gitmenin hem Beijing hem de Washington için yararlı olacağı mesajını vermiş. Gerçekten samimi mi davranmış? Hiç belli olmaz. Bunu zaman gösterecek.
Öte yandan ABD medyasında çıkan haberlere bakılırsa Çin gezisi Trump için hayal kırıklığı olmuş. Çin Lideri Xi, İran savaşında tarafsız kalamayacaklarını Trump’a ifade ederek, Tahran rejimini desteklemeye devam edeceklerini söylemiş. Bu da Trump’ın fena halde canını sıkmış. Haberlere göre Trump Beijing’de ticari anlaşmalar açısından da aradığını bulamamış. Öyle ki dün, yani Cuma günü Boeing şirketinin hisseleri New York borsasında hızla değer kaybetmiş.
Bütün bunlara baktığım zaman Trump acaba Tukidides tuzağına düşer mi diye düşünmeden edemiyorum. Daha da öte, ABD’yle Çin arasında savaş çıkarsa ikinci bir Atina vakası yaşanır mı? Göreceğiz.