Çivisi çıkan ülke
Bir önceki yazımda iç siyasete bulaşmak istemediğimi ama bizim politika erbabının buna izin vermediğini yazmıştım. Ülkemizde öyle şeyler oluyor, öyle iddialar ortaya atılıyor ki insanın aklı almıyor. Son olarak CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “seyyar giyotin” lakabını taktığı Adalet Bakanı Akın Gürlek hakkında beyin yakan iddialar ortaya attı.
Özel, Rize mitingindeki konuşmasında dedi ki:
“Savcıyken, Cumhurbaşkanı’yla Hz. Ali Camii’nin VIP odasında buluşup operasyon planlıyordu. Şimdi kriptolu telefonla konuşuyor, Tayyip Erdoğan’ı kayda alıyor. Suç olacak her şeyi ona onaylatıp kayda alıyor. Bir kasa tutmuş bankada, o bankadaki kasaya ses kayıtlarını istifliyor.
“Erdoğan’a sesleniyorum. Bugüne kadar Ankara’da o bankada kasa kapalı ama İçişleri Bakanlığı girebilir, hızla bir karar alıp o banka kasasını açtırabilir. Akın Gürlek’in, senin ilerisi için sesini kaydettiği o hafıza kayıtlarına el koyabilir. Bu operasyonu bugün yaptırırsan memleketi de kurtarırsın, büyük bir yanlıştan da dönersin.”
Özel ayrıca Akın Gürlek’e mal varlığını açıklama çağırısını da yeniledi. Dedi ki:
“Hodri meydan. Sen bakan, ben genel başkan. Mal varlıklarımızı açacağız. Bütün hesap hareketlerini, birinci derece yakınların tüm hareketlerine bakacağız. Şu kadar leke varsa dakika durmam. Var mısın Akın efendi? Var mısın hesap vermeye? Ya o içi boş iddialarını ispat edeceksin ya da iftiracı olarak tarihe geçeceksin.”
Özel konuşmasının bir bölümünde de CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun Edremit’teki arazisinde Akın Gürlek’in yaptırdığı aramalarda hiç bir şey bulunmamasına rağmen Gürlek’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yanlış bilgi verdiğini de iddia etti. Özel, Gürlek’in Erdoğan’a İmamoğlu’nun arazisinden 10 küp altın çıktığını söylediğini ve Erdoğan’ı buna inandırdığını da sözlerine ekledi.
Diyorum ya, akıl alır gibi değil. Adalet Bakan Yardımcılığı’ndan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na, oradan da Adalet Bakanlığı’na jet hızıyla geçen Akın Gürlek herkesin bildiği gibi Erdoğan ailesine yakın bir isim. AKP’nin Adalet Bakanı. Önüne geleni kesip biçiyor, doğruyor. Ancak, bu yaptıkları hesap vakti geldiğinde kendisine sorulacağı endişesiyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’la konuşmalarını kayda almış. Gürlek ayrıca Erdoğan’a İmamoğlu’nun babasının arazisinden 10 küp altın çıktığını söyleyerek Cumhurbaşkanı’nı kandırmış. Bunu ben değil, Özgür Özel söylüyor. İddia doğruysa bir bakan Cumhurbaşkanı’na tuzak kuruyor. Elindeki kayıtları gün geldiğinde açıklamak üzere banka kasasında saklıyor. Duyulmuş şey değil.
Benim merakım, aradan bu kadar gün geçmesine rağmen ilgili taraflardan hiç bir yalanlama gelmemesinin nedeni. Altını çizerek yazıyorum. Bu korkunç iddia doğruysa Türkiye nasıl bir batağa sürüklenmiş!
CASUSLUK SANIĞI DEVLET GÖREVLİSİYMİŞ
İki gün önce de Silivri Mahkemesi’nde İmamoğlu, Tele 1 televizyonu (Kayyım atanarak satışa çıktı) sahibi Merdan Yanardağ, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) iletişim danışmanlığı yapan Necati Özkan ve İngiltere merkezli bir halkla ilişkiler şirketi sahibi Hüseyin Gün’ün casusluk davası duruşması vardı. Duruşmada çok ilginç gelişmeler yaşandı. Hüseyin Gün’ün şirketinin, 2023 seçimleri öncesi İBB’ye seçmen davranışları araştırması yaptığı, ayrıca Gün’ün bağlantılı olduğu Seher Alaçam isimli İngiliz vatandaşı zengin bir kadının, zamanında Tele 1’e bir kaç bin dolarlık bir bağışta bulunduğu gerekçesiyle bu casusluk davası açılmıştı. Yani, dönemin İstanbul Cumhuriyet Baş Savcısı olan Akın Gürlek davayı açarken demek istiyordu ki olağan şüpheli Hüseyin Gün marifetiyle söz konusu öbür sanıkların tamamı İngiltere hesabına casusluk yapıyor. Ancak duruşmada Hüseyin Gün’ün verdiği ifade işin öyle olmadığını ortaya çıkardı. Hüseyin Gün dedi ki:
“Ben bu halkla ilişkiler işine girdiğimden beri Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına çalışıyorum. Özellikle de FETÖ faaliyetlerini yakından izledim. Onların bir takım tezgahlarını ortaya çıkardım. Bunları devletime bildirdim. Bu görev bana Cumhurbaşkanı eski Yardımcısı Fuat Oktay tarafından verildi. Buyurun görevin tevdi edildiğine dair imzali belge.” Hüseyin Gün mahkeme heyetine Fuat Oktay imzalı belgeyi de sundu.
Yahu, güler misin, ağlar mısın? Devlet kimlerin eline kalmış! Akın Gürlek isimli bir kişi sormadan soruşturmadan, gözüne kestirdikleri hakkında dava açtırmış. Öyle böyle de değil. “Hemi de turpun büyüğü heybede,” diyerek...
Yaptıkları şimdilik yanlarına kar kalan şirazeden çıkmış bürokrat ve siyasetçileri gel beri edip doğru yola çekecek aklı başında, aklı selim sahibi, dürüst hiç mi devlet adamı kalmadı ? Vah benim güzel ülkeme!