İstanbul
Parçalı bulutlu
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,4786 %0.06
51,0615 %0.11
6.520,48 % 1,12
67.500,01 %0.062

Benim Dünyamın Merkezi: Ordu

YAYINLAMA:
Benim Dünyamın Merkezi: Ordu

Dünyayı yazıyorum evet ama bu kez duraksadım ve dedim ki:

Neden yaşadığın şehri yazmıyorsun?

Uzak şehirlerin sokaklarını yazmak açıkçası kolay. Çünkü her şey yeni, her şey dikkat çekici. Ama insanın yaşadığı şehri yazması biraz cesaret istemez mi?

Bu sefer yönümüzü değiştirmek istedim ve haritayı katladım. Kendi şehrimin içine yürümek istedim. Ordu’ya…

Denizin kıyısına yaslanmış, heybetli mi heybetli denizi, yeşilin her tonuna rast geldiğiniz, yöresel lezzetlerine doyamadığınız bir şehirdir, Ordu.

Bu şehir büyük şehirlerin telaşını taşımaz. Ama bu bir eksiklik değil aksine bir hatırlatma. Burada zaman bazen ağır akar ama belki de hayat tam olarak böyle anlaşılır.

Bir Boztepe’si vardır gözlerin bayram eder, seni ise kendine hayran…

En bilindik yöresel lezzeti hemen hemen her şeyden yapılan turşular ve onların kavurmalarıdır. Yöre halkı, otlarla pek bir haşır neşirdir. Bazı ot yemekleri Ege mutfağını hatırlatır. Lakin benim favorim sakarca mıhlamasıdır.

Kültür: Gürültüsüz Bir Kimlik

Bu şehrin kültürü bağırmaz. Kendini ispat etmeye çalışmaz. Ama her detayda hissedilir. Karadeniz insanının o bilinen sertliği burada biraz daha yumuşar. Daha içine dönük, daha mesafeli. Ama bir kez içine girdiğinizde, samimiyetin en sade halini görürsünüz.

Bu şehirde misafir olmakla ait olmak arasındaki çizgi çok incedir.

Dil: Biraz Sert, Biraz Şiirsel

Ordu’nun yöresel dili ilk anda kulağa sert gelir fakat dikkat ederseniz ritmi var. Kelimeler kısa, vurgular net. Ve bence içinde bir sıcaklık saklı.

Sasuk, keyfanı, gocaman, feşel, anuk, diyelmek… Yöre halkının sık olarak kullandığı yöresel kelimelerden bazıları.

Mutfak: Sadelikten Gelen Güç

Ordu mutfağının unutulmaz lezzetleri var.

Karadeniz’in ruhu: Karalahana çorbası

Sofranın vazgeçilmezi: Mısır ekmeği

Yerelin en saf hali: Pancar yemeği

Bence bir kültür: Sakarca mıhlaması

Ve elbette…

Fındık.

Ordu’da fındık bana kalırsa bir ürün değil, bir hayat biçimi. Toprağın dili gibi.  Hele ki bir fındık toplama ayları vardır ki kent sessizliğe bürünür, fındık bahçeleri ise bir neşe kaynağına. Tabi önemli bir konuya kısacık dahi olsa değinmek istiyorum. Bu şehirde bir hayat biçimi olan fındık, ne yazık ki onu üretenin hayatını aynı ölçüde güçlendirmiyor. Dalında bereket, cebinde maalesef karşılık bulamıyor. Bu konuyu bilahare gündeme getireceğim.

Gezilecek Yerler: Doğa ile Kurulan Bağ

Ordu’da gezmek demek bence bir listeyi tamamlamak değil, bir hisse dahil olmak.

Şehri yukarıdan izlemek için Boztepe’yi, zamanın yavaşladığı ana şahit olmak için Perşembe Yaylası’nı, denizle kurulan en sade bağla tanışmak için Yason Burnu’nu ve doğanın en saf haliyle tanışmak için Çambaşı Yaylası’nı görmenizi tavsiye ederim.

Benim Gözümden: Bir Mahalleden Fazlası…

Taşbaşı

Bana kalırsa Ordu’nun hafızası Taşbaşı Mahallesi. Eski taş evleri, dar sokakları ve denize bakan o dik yokuşlarıyla zamanın yavaş aktığı bir alan. İnsan burada yürürken bir sokaktan geçmiyor, geçmişin içinden yürüyor. Burada hiçbir şey “yeni” görünmeye çalışmıyor, olduğu gibi duruyor.

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan bir mahalle olan Taşbaşı, 19.yüzyıl sonuna doğru varlıklı aileler ve tüccarların yaşadığı mahalle haline gelmiş. Bir de o dönem Ordu, Karadeniz kıyısında önemli bir ticaret noktası konumundaymış. Taş zemin üzerine kurulu yapılar ve taş duvarlar bu bölgenin hem mimarisini hem kimliğini belirliyor.

 

Şehrin İçinde Bir Durak: Sofa

Taşbaşı’nın içinde, modernle eski arasında ince bir çizgide duran bir yer var.

İkizevler Butik Otel’in bünyesinde faaliyet gösteren Sofa, şehrin en dikkat çeken mekanlarından biri. Adım attığınız an şehrin telaşı dışarıda kalıyor. Mekânın sade ama karakterli dokusu ve detaylara gösterilen özen, burayı sadece bir kafe ya da restoran olmaktan çıkarıyor. İkizevler Butik Otel’in zarif çizgisi, Sofa’da kendini incelikli bir şekilde gösteriyor. İnsan burada sadece oturmuyor. Biraz duruyor, biraz düşünüyor, biraz da şehri yeniden hissediyor. Belki bir kahve eşliğinde, belki kısa bir sohbetin ortasında…

Ama kesin olan şu: Sofa, Ordu’da geçip gidilen bir yer değil.

Hatırlanan bir yer.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız