Tanıl Bora “Mesele”si: İlk taşı günahsız olan atsın!
Dünya yangın yerine dönmüş, Türkiye'nin hali de ortadayken memleketin meselesinin İmamoğlu'nun Tanıl Bora kitabı okuması olduğunu sanmıyorum ama Tanıl kendini aşağıdaki yazıyla savunmuş; yazıyı görmezden gelmek hem ona hem de -onu topa tutan değil ama- olması gerektiği gibi eleştiren ciddi entelektüellere saygısızlık olurdu.
https://birikimdergisi.com/haftalik/12381/ogrenme-korkusu
Tanıl Bora, üstüne üstüne gelen bence de biraz ağır yüklenmelerin sebebini büyük ölçüde "bilgi korkusu" ve "entelektüel karşıtlığı"na bağlamış. Bunlar var; her toplumda da vardır. Bu tespitin dayandığı ruh halini anlıyorum ama bence tepkinin ana sebebi bu değil.
Ortada bir korku/endişe var gerçekten ama bir kesim için bunun sebebi İmamoğlu'na bağlanılan umutlar.
Bu biraz gelecek için umut bağladığı zeki ama tecrübesiz oğulun kötü arkadaşlar edinmesinden çekinmeye benziyor. Çoğu durumda yersiz ama anlaşılabilir bir ebeveyn korkusu gibi...
Hoş, bu konuda bir endişe duyulacaksa, İmamoğlu'nun Cereyanlar'dan değil Ayn Rand okumalarından duyulsa daha doğru olurdu.
Bir diğer sebep Birikim'in iki üstadı Belge ve Laçiner'in yakın geçmişte iktidar bloku lehine çok ciddi savrulmaları ve bu savrulmalar sırasında Türkiye'deki muhalif kesimlerin faşizan denecek baskılar görürken buna sessiz ve hâttâ olumlayıcı davranmaları. Şimdi bütün Birikim çevresi ve o çevrede hep biraz ayrıksı olan Tanıl Bora da maalesef bu kızgınlıktan payını alıyor.
"Liberal sol" denilen kesim AKP'nin artık onlara ihtiyacı kalmayınca iktidar blokunun yuvasından dışarı atıldı; zaten hiç iç çevreye dahil edilmemişlerdi. “Liberal sol” tabir edilen (bence fena halde yanlış bir terim ama elde başkası yok) çevre de münhasıran Birikim çevresi de artık iktidara sıcak bakmıyor. Ama muhalif çevrenin ortalaması itibarıyla bilhassa Birikim çevresine bir güvensizlik baki kaldı.
Bunun anlaşılır bir sebebi, çoğu muhalif açısından o çevreden bu ölçüde bir yanaşma tavrının beklenmeyişiydi. Her ne kadar 1980’lerde çıkan Yeni Gündem dergisinin Demirel’e ilişkin aşırı olumlayıcı tavrı sonraki günler için yeterince dikkat çekmesi gereken bir işaret fişeği olsa da… Kimi çevrelerde hayal kırıklığı büyük olunca tepki de büyük oldu.
Fakat ikinci ve halen geçerli sebep başka… Birikim çevresi geçmişte yaşadıkları savrulmayla ilgili ciddi bir özeleştiri yapmadığı gibi Ümit Kıvanç benzeri bazı üyelerinin kimi zaman kibirli hâttâ saldırgan denebilecek bir biz haklıydık, siz cahilsiniz tavrını sürdürmesi. İletişim Yayınları'nın son açıklaması da benzer bir üslupla malul ne yazık ki; çok daha iyi kaleme alınabilirdi. Bunun ne ülkeye ne kendilerine bir faydası var ama yine kendileri bilir.
Birikim çevresi için buraya kadar...
Ama bir de "ulusalcı" veya bazen "Avrasyacı" tabir edilen bir çevre var. Tıpkı "liberal sol" gibi bu çevre de yeknesak değil, çeşit çeşit. Onun için genellemeler yanlış olabiliyor.
Birikim'e atfedilen şeylerin daha ağırları bu çevredeki bazıları için de geçerli. O zaman bunların Birikim'i bir korkuluk gibi kullanıp kendilerini temize çıkarma operasyonlarına da dikkatli olmak gerekmez mi?
AKP'ye yanaşmak ise mesele; "ulusalcı sol" ortalaması itibarı ile, şimdi daha yanaşık. Kimi meşhur isimleri bizzat Ak Parti’de milletvekili. Diğer bazıları Birikim çevresinin hiç savunmadığı kadar savunuyor Ak Parti'yi. Mesele sıkça altının çizildiği gibi Hrant cinayetinde pay sahibi olduğu görülen Fethullah cemaati ile geçmişteki yakınlık ise; o cinayeti özendiren, Hrant'ı açık açık hedef gösterenlerden bazılarının o kimi ulusalcı çevreler olduğunu da unutmadık. İlla özür ve eleştiri istiyorlarsa kendileri buradan başlayabilir mesela.
Bugünlerde meşhur iki laf aynı anda söylenegeliyor. İlki: “Aynılar aynı yerde, ayrılar ayrı yerde”, diğeri “Faşizme karşı bir araya gelemeyenler, faşizmin zindanlarında bir araya gelir!”
Bu iki doğru ilkenin pratikteki birliğini yaratmak ise siyaset sanatının mahareti değil mi? Bakalım Türkiye’deki demokratlar bu zor görevi başarabilecek mi?
**
Bundan sonraki yazılarımızı memleketin ve dünyanın gerçek meseleleri üzerine yazmak umuduyla…