Yağız Kutay
[email protected]
Eşitsizlik Üzerine
Geçen hafta elime bir kitap aldım. Eşitsizlikle Mücadele, Olivier Blanchard ve Dani Rodrik editörlüğünde. Kapağı sade, içeriği değil. Sayfaları çevirirken fark ettim ki Türkiye'de eşitsizlik kelimesi çok konuşuluyor ama az anlaşılıyor. Herkes eşitsizlikten bahsediyor.
Teknoloji Servet Transferi Silahı Mı?
Ekonomi gazetelerinin manşetlerinde, teknoloji konferanslarının ışıltılı sahnelerinde bize yıllardır anlatılan bir peri masalı var. Robotlar gelecek, verimsiz işleri elimizden alacak, üretim patlayacak, pasta büyüyecek ve hepimiz daha zengin olacağız.
İkinci Kara Pazartesi 2026
IMF diyor ki; bizce resesyon yok. Ama 2000–2019 ortalamasının belirgin altında, Dünya Bankası’nın deyimiyle “1960’lardan bu yana en zayıf on yıla” doğru ilerleyen bir ekonomi var. Bu yavaş büyümenin üstüne bir de fiyatların ayrışması biniyor.
Afet Var, Afet Bölgesi Yok: Sındırgı Meselesi
Benim için Sındırgı, haritadaki küçük bir ilçe değil; çocukluğumun kokusu. Anne tarafım Sındırgılı. Neredeyse on yıl boyunca her yaz, o dar sokaklarda kuzenlerimle top oynadım. Kurban bayramlarında sabahın köründe kalkıp kurbanın başında durdum.
Algılanamayan Fark Teoremi: Orta Sınıfın Çöküş Manifestosu
Geçen gün Ekşi Sözlük’te “Yemek fiyatlarının çıldırmış olması.” başlığını görünce meraklanıp baktım içeriğine. Bir kullanıcı bin lirayla alınabilecekleri sıralıyordu: airfryer, kaban, 1,5 porsiyon et döner menü, ütü, yarım kilo soğuk baklava, hatta uçak bileti… Liste uzadıkça gözümde absürt bir...