Ertelenmiş gelecek: bu evde/ülkede genç olmak
İnsan bazen en çok evinde üşür. Bazı hikâyeler vardır; okursunuz, biter. Bazılarıysa bittiğinde başlar. Elimde bir öykü kitabı var. Arkamda birazı mor birazı mavi çiçekleriyle çok hızlı büyüyen ve oldukça da uzun ömürlü olan mor salkımları.
Daedalus’un kırlangıç yuvası: İkarus
Sağlam bir yuvadan çıkan kuşlar, göğe kanatlarını güvenle açar. Kırlangıç yuvası… Baharın ilk günlerinde tedirgin kanat çırpışlarıyla başlar hayat. Bir düşünün; o yuva eksik, o kanatlar güçsüz, rüzgâr sert… Bu yuvadan düşen her kuş, bedelini yalnızca kendi mi öder?
Okul Neresi
Bir İlahi, Bir Soru: Okul Çocukları Hangi Türkiye’ye Hazırlıyor? Sabahın erken saatlerinde okul bahçeleri yavaş yavaş dolarken çocuk sesleri şehrin gürültüsüne karışır.
Koşmak İstemediğimiz Şeyler
Bazı sabahlar ülke, haritadan çok bir ruh hâli gibi duruyor önümüzde. Hava durumlarında görünmeyen fakat herkesin paltosunun içine sinmiş bir soğuk var. Meslektaşım elimi tutar mısın, deyince anlıyorum. İnsan dışarı çıkmadan önce aynaya bakıyor: Yüzü yerinde mi?
Dedemin bisikleti
Ertelenmiş Bir Sevinç: Uzak Ama Hâlâ YakınYağmur sabahları bazı çocuklar okula geç gelir. Bazıları ise erken gelir ama içleri geç kalmış gibi hayata. O sabah onlardan biri sınıfa girdi. Yağmur yalnızca gökyüzünden değil bu minik gözlerden de boşaldı. Kapıdan girer girmez üstelik.