Nursun Erel
[email protected]
Gizli saklı işler
Cumhuriyet Gazetesinin başarılı muhabiri Hazal Ocak’ın yazdıklarından öğreniyoruz, İstanbul Atatürk Havalimanında yeni depo alanları tahsis ediliyormuş. İstanbul Arkeoloji Müzesi ve Darphanenin fazlalık yaratan kimi tarihi birikimleri oraya taşınacakmış.
Araba devrildi!
Yaşadığımız ortamı ileride, (tabii salgın bizi es geçer de sağ kalırsak! ) nasıl anımsayacağız? Tam bir zincire vurulma hali. Hepimizin gözleri önünde yaşanan bir cinnet. At izinin it izine karıştığı bir arena. Hangisi uyarsa. Kimileri “seçim kararı alınsın” diyor, ama unuttunuz mu?
Zokayı yuttuk
Evde günlerce kapalı kaldıktan sonra kendini sokağa atanların arasına karıştım dün. Yollar çok kalabalıktı, sanki tuhaf bir sevinç vardı insanlarda, bir şey almasalar da çarşı-pazara çıkmak, bir yere gitmeseler bile arabayla tur atmak iyi mi gelmişti acaba? Ama esnafın yüzünden düşen bin parçaydı.
Nasıl ayrı düştük?
“Dünyaya geldik bir kereKavgayı bırak her gün bu şarkımı söyleSevdikçe güler her çehreAmaçlar hep bir olsunKalpler birlikte. ” (*)70’lerde çıkmıştı Şenay’ın seslendirdiği bu unutulmaz şarkı. Kuşkusuz pek çoğumuz hala hatırlıyoruz.
İsrail bunu hep yapıyor
İsrail polisinin, Ramazan günü, hem de namaz sırasında, kutsal sayılan Mescid-i Aksa’da ve öncesinde Şam Kapısı ile Şeyh Cerrah Mahallesinde Filistinlilere acımasızca saldırdığını görmek kimilerini şaşırtsa da ben acı acı gülümsüyorum. Çünkü İsrail bunu hep yapıyor.