Nursun Erel
[email protected]
O güzel yıllar
Hepsini yaşadım. Bayram harçlıklarıyla alınan çatapat ve kibritin ateşleme kokusuna bayılırdım. “Seninle Bir Dakika” ile Apple’da, TEK’te romantik danslar ettim. Sana’lı, toz şeker serpilmiş ekmeği, sokakta dalya oynadıktan sonra bayıla bayıla yedim.
“Takunyalılar”dan sonra “tokyo”lu islamcılar!
Halkımız, din üzerinden siyaset sürdüren sözde dindarların “icraat yapmak” yerine “ibadet yapar gibi görünen yüzü”nü bir türlü göremedi. Aksi taktirde “ellerin Ay’a gittiği” yıllar boyunca biz yerimizde sayar durur muyduk?
Aşk skandalı haber midir, değil midir?
Ümit Zileli yönetimindeki NOKTA Dergisinin Ankara Bürosu bir dönem bize emanet edilmişti. Serhat Hürkan’la birlikte, mütevazı bütçeyle Farabi Sokak’ta kiraladığımız büroda, badana boya işlerini, iletişim altyapısını, bilgisayar-masa konusunu kısa sürede tamamlayıp kadroyu oluşturduk, Mustafa...
Bizde ve komşuda durum…
Gökova’ya hayran olmamak mümkün mü? Her koy birbirinden güzel ama bir o kadar da sorunlu… Görünen o ki, kurallar yerleşik değil, herkesin konumuna, tepe noktalara yakınlığına ekonomik durumuna ve cüretkarlığına göre değişiyor.
Kınalı-ojeli parmakları görelim
Yaşananları hayretle izlerken pek çok “olamaz” dediğimiz olayın “bal gibi oldurulduğuna! ” tanık olmadık mı? Elbette, İstanbul Sözleşmesi denen güvencemizin kaldırılmasından söz ediyorum. Nedir o?