Küllerinden doğan şehir “Köln”
Geçen hafta köşemde Kölner Dom’a yer vermiştim. Bu hafta şehri tanıyalım. Çünkü II. Dünya Savaşı’nda neredeyse büyük yıkım yaşayan şehir, adeta küllerinden yeniden doğuyor. Öyle ki 1945 yılında şehrin %90’ı yıkılırken sivil kayıp 20. 000, evsiz kalan kişi sayısı ise 59. 000.
Şehirler değil, içerikler viral oluyor
Son iki aydır keşfetimi kasıp kavuran bir reels, viral olmuş gidiyor. Arka fonda aynı müzik, pozlar hemen hemen aynı ve yapımı 632 yıl süren şahesere ayrılan zaman sadece on saniye. Sonrası yok!
Dalından Dünyaya… Ama Üreticiye Uğramayan Değer
Karadeniz’in altını: Fındık… Ama neden bu kadar değersiz hissediliyor? Ordu’da denize karşı yürürken o yamaçlara bakarsınız. Yeşilin içinden size bakan şey sadece doğa değil aynı zamanda bu bölgenin bir kaderi de size bakar. Fındık.
Benim Dünyamın Merkezi: Ordu
Dünyayı yazıyorum evet ama bu kez duraksadım ve dedim ki:Neden yaşadığın şehri yazmıyorsun? Uzak şehirlerin sokaklarını yazmak açıkçası kolay. Çünkü her şey yeni, her şey dikkat çekici. Ama insanın yaşadığı şehri yazması biraz cesaret istemez mi?
Bir Heykelden Fazlası: Sessiz Bir Cesaretin Taşlaşmış Hâli
Paderborn sokaklarında yürürken, bir meydanda elinde kitap tutan bir heykel dikkatinizi çeker. İlk bakışta sade, neredeyse gösterişsizdir. Ne kılıcı vardır ne de zaferi simgeleyen bir duruşu. Başını hafifçe öne eğmiş, elindeki kitaba odaklanmış bir adam…Bence en büyük devrimler, bağırmadan yapılır.