2001: Bir Uzay Efsanesi
Kurumuş, otsuz ve sapsarı bir arazi. Suyu çoktan bitmiş bir derenin son sularının yarattığı küçük bir çamur gölü. İşte tam bu çamur gölünün kıyısında karşılaştılar. Kısa boylu, elleri dizlerinden aşağıda, çıplak, çıkık alınlı ‘maymun adamlar’.
Sinemanın hiç bitmeyen büyüsü
Günümüzden 115 yıl kadar önce soğuk bir Aralık ayı akşamında Paris'in Capucines Bulvarı…Grand Cafe'nin bodrum katında bulunan “Salon Indiren”deki yaklaşık 20 kişi, hayatlarında ilk kez izleyecekleri bir olayın başlamasını bekliyorlar.
Bayan Olive Oyl’un alt tarafları
Hiçbir kadın asla çirkin değildir ve bu kadına da çirkin denilemez ama gelin görün ki, ona klasik anlamıyla “güzel” demek de pek mümkün değil. En iyisi ona “güzelliği biraz daha değişik bir kadın” demek olacak. Kadın çok zayıf, çok uzun boylu. Kolları ve bacakları da incecik.
Radyolu günler
Yok. Ben o Muhterem samiin. Harici haberleri dinlediniz. Şimdi. dönemine tanık olamadım radyonun. Ama altı lambalı Philips'in, üzerinde Praha, Minsk, Warsova gibi beni büyüleyen isimlerin yazılı olduğu kumaş kaplı yüzeyine kulağımı yaklaştırıp, az Radyo Tiyatrosu, az Arkası Yarın dinlemedim.
Şu karşıdaki delikli kutular
Başı ağrıyor, midesi bulanıyor, şakakları zonkluyordu. Gece gündüz demeden tas tas içtiği bira, midesini yangın yerine çeviriyor, her şeyin dalgalanmasına, bulanıklaşmasına yol açıyordu.