Haluk Şahin
[email protected]
Alev Hanım’a soracak iki sorum vardı…
Alev Alatlı’nın ölümü beni derin derin düşündürdü. Hayatla, yaşlanmakla, entelektüel duruşla, yaşadığımız dönemle ilgili pek çok soruyla uykularımı böldü. Yanıtlarım bazen bir yana bazen de öbür yana yuvarlandı. Bunun nedenlerinden birisi ikimizin de subay çocuğu olmamızdı.
Mine Kırıkkanat – Elif Şafak intihal davasında sapla samanı birbirinden ayıralım: Hangi değerler? Edebi mi, insani mi?
Mine Kırıkkanat’ın Elif Şafak’a açtığı intihal davasını kazanması büyük haber oldu. Her yanda tartışılıyor. Bazı hırsızlıklar konusunda son derece ketum olabilen medyamız intihal haber ve dedikodularını pek sever. Bilen bilmeyen tartışmaya karışır. Ve sonuçta kafalar daha da karışır.
Hayat bir bütündür: Çocuklar ve yaşlılar dahil!
Yerel yönetimlerin öneminden söz ettiğimiz bu günlerde “iyi yaşam”la ilgili şu gibi sorular üzerinde düşünmenin de yararı var:Bu kadar “ilerlediğimiz” halde niçin bu kadar mutsuzuz?
Partilerin yerel yönetim felsefesi var mı? Chp’nin vardı..
Yaklaşan seçimler nedeniyle yerel yönetimlerden konuşuyoruz. Aklıma gelen ilk soru: Seçime katılan partilerin bir yerel yönetim ya da belediyecilik felsefesi var mı? Yoksa, çoğundan gelen “rant…rant…rant” sesleri her şey, açıklamaya yetiyor mu?
Kampanya başlarken: Aşk, demokrasi ve CHP üzerine
Önümüzdeki yerel seçimlerde en büyük ödülün İstanbul olduğunu biliyoruz. AKP de sonunda adayını belirledi. Saray, 20 yıl önce Troya savaşına gitmiş olan olan Odisseus’un evi gibi, taliplerle doluydu.