Emel Seçen
[email protected]
İster Osmanlı İster Türk, Medeniyet ve Kültür Bir Vizyondur
Tarihimizi bilmediğimiz ve değerlerimizi korumadığımız için bir sarmalın içinde debelenip duruyoruz. Bugünlerde ortaya atılan her konu gibi heykel sanatı ile imtihanımız, herkesin dilinde ama bunu yıllardır yazdığımız halde hâlâ unutulduğunu görünce yinelemek farz oldu.
Son Bakış
Haziran'da kaldım. Sezen Aksu şarkısı tütüyor, buram buram… “Son bakış”“Bir söz bitişi gibi son buldu sevişlerBir yaz güneşi gibi eritir hep bu terkedişlerBir an duruşu gibi ömrün gidişi gibiVeda ederken aşk ateşi gibi söner iç çekişlerAman aman yandım amanKurşun gibi izlerSon bakıştaki o gözler...
Viraj, Müsilaj, Sürmenaj!..
Salgın döneminde genel kültürümüz en üst seviyeye ulaştı. Pandemi, entübe vs. gibi kelimeler, duymak istemeyip ama dinlemek zorunda kaldığımız kelimelerdi. Naj naj, bas gaza…Bir de yolda giderken aldığın virajlar oldukça önemlidir. Neden, çünkü viraj alamazsan uçurumdan aşağı iniverirsin.
Elde Kalan
Müzik susuyor, müzisyenler ölüyor derken hepsi gerçekti. Gerçekliği kabul ettirebilmek için artık bir değil birkaç ölüm gerekiyor! Yani iyiler erken ölmüyor, onları yoruyor ve tüketiyorlar, sonunda kalp dayanmıyor.
Babalar İğde Dalı Takar Yakalara…
Babaların günüdür Haziran’lar. İğde dalları kokmaya başlarken. Sağlam, dimdik ayakta duran adamların…AncakHaziran ayı yazın ilk vuran sıcağını bile keser, erken gidişlerle. Azalan sesler, eksilen gözlerle… Bir Nazım’ı bilirdim, Haziran ayının başında.