Emel Seçen
[email protected]
Samsun ve tüm Türkiye’nin onur mücadelesi
Samsun, Yakakent İlçe “Hayır Çarşısına” engel,Atatürk heykeline, kement! Neler oluyor, hiç demeyeceğiz. Heykel sanatı ile hiç adapte olamadığımız, sanatsal anlamda da, düşmanlık anlamında da aşikâr. Aşikâr ama bu ilk değil ki, yazdık. Sökülüp, hurdacıya satılan Atatürk heykelini de.
El Salla!
Televizyon ekranlarına çıkmak için adeta ortalığı yakıp yıkan, sokakta bir röportaj varsa o an kadraja girip, el sallayan, bizim toplumumuzun üyeleri. Adeta denize girince içeriden dışarıya gövde gösterisi yaparak “ boy veren” bizden başka bir millet olmadığı gibi.
Çocuklar, çocuklarımız...
Ağlaşıyor, karşılıklı Ilgaz ve Nesin. Ağlaşıyorlar, yalnızlığa, kimsesizlerin kimsesizine. Çocuklar, çocuklarımız gülmüyor dünyaya…Dünya, kocaman yürekleri kocaman ve ellerinde bir dolu oyuncak. Oyuncak, kocaman! Kocaman bir kamyon! Sevinç böğründe,Sevinç çocuğun gözlerinde, kirli değil.
Değer
“Değer mi hiç? Bir rüya sürer mi hiç? Der, geçtiğimiz günlerde yazdığım, o güzelim seksenlerin son kertesinde çıkardığı albümde Sezen Aksu. Öyle ya, insan değerleri uğruna yaşar! Yoksa sizin ecdadınız Kurtuluş Mücadelesinde, Çanakkale’de Conk Bayırında hiç çekinmeden düşman üstüne yürümedi mi?
Güneşin sofrasındayız
Muhteşem bir gece yarattılar ve yaşattılar. Adeta, bir ağacın dalları gibi Münir Nurettin Selçuk, Timur Selçuk ve kızları. Sahnenin solunda beyaz frag, önünde mum ve çiçekler, bir melek misali ışık yayıyor ve izliyor tüm salonu. En son uğurlama töreninde emekçilerin sözlerini hatırlıyorum.