İstanbul
Parçalı az bulutlu
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,1711 %0.07
55,1205 %-0.37
6.569,03 %0.40
86.389,65 %1.67
Muhalif. HABERLER Felsefenin, İnsan Haklarının ve Aydınlanmanın Sessiz Savunucusu: Ioanna Kuçuradi Hoca'ya Saygıyla

Felsefenin, İnsan Haklarının ve Aydınlanmanın Sessiz Savunucusu: Ioanna Kuçuradi Hoca'ya Saygıyla

Felsefenin, İnsan Haklarının ve Aydınlanmanın Sessiz Savunucusu: Ioanna Kuçuradi Hoca'ya Saygıyla
Okunma Süresi: 3 dk

İbrahim Ortaş, [email protected]

Prof. Dr. Ioanna Kuçuradi etik değerler ve insan hakları konusunda Türkiye’yi uluslararası alanda en güçlü biçimde temsil eden ender felsefecilerden biriydi. İstanbul’da 2003 yılında, dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in himayesinde ve Türkiye Felsefe Kurumu Başkanı Prof. Dr. Ioanna Kuçuradi’nin gayretleriyle gerçekleştirilen Dünya Felsefe Kongresi, Türkiye’nin uluslararası alandaki entelektüel ve kültürel tanıtımına çok büyük bir katkı sağlamıştır. O dönemde dünyanın önemli düşünürlerinin ülkemize gelmesi, felsefenin doğduğu kabul edilen topraklar açısından önemli bir kazanımdı. Felsefenin ilk yapıldığı Ege kıyılarında, binlerce yıl önce insanın, doğanın ve yaşamın sorgulandığı kadim topraklarda dünyanın sorunlarının konuşulması önemliydi. Ne yazık ki, uzun zamandır aradığımız kendi Rönesansımızı ve aydınlanmamızı gerçekleştiremedik. 

O dönemde felsefenin önemini yeni yeni kavramaya başlayan ve felsefe eğitiminin yaygınlaşmasını savunan biri olarak kongreyi uzaktan izledim. Kongre ile ben de Ioanna Hoca'nın kim olduğunu kongredeki duruşu ve liderliği sayesinde tanıdım ve sonrasında hocanın düşüncelerini, açıklamalarını, kamuoyundaki görünürlüğünü ve anlatılarını olabildiğince takip etmeye çalıştım.

Kuçuradi Hoca ile Üniversitemiz Eğitim Fakültesi Felsefe Grubu tarafından düzenlenen felsefe toplantılarından birinin ardından kendisiyle tanışmış ve akşam yemeğinde uzun bir sohbetimiz olmuştu. Hocaya, toprak etiği konusundaki bir çalışmadan bahsederek, ne düşündüğünü ve önerilerini almaya çalıştım. Öğretici bir sohbetti.

İnsan sorumluluğunu ve etik değerleri sorgulamayı daha çok önemsediğini vurguluyordu. Görüşlere ve düşüncelere saygı duyulmayabileceğini, ancak insana saygı duyulacağını özellikle belirtiyordu; bu da çok önem verdiğim bir ezberi bozuyordu. Hocanın, “insanlık onuru, sizin başınıza gelen değil, başkasının başına gelen “bir şey” karşı, sizin nasıl tavır aldığınızdır” ifadesi ile insan olmanın önemini hatırlatıyordu.

İnsan hakları dersinin okutulmasını ve felsefenin temelden öğretilmesini savundu. Olayları analiz etme ve anlatma yeteneği yüksekti, ancak eleştirel yaklaşımının yanı sıra, giderek daha fazla önerilerde bulunmayı tercih etti. Ülkenin temel toplumsal ve siyasal sorunlarına yönelik sert eleştiriler getirmemekle birlikte, insan haklarını ve aydınlanmacılığı yaşamının sonuna kadar kendi sade tarzıyla savundu. Zaman zaman daha çok tutum almaması nedeniyle eleştirilere de maruz kaldı. Bütün eleştirilere rağmen, kendisini önemseyen ve anlatımını ilgiyle izleyen geniş bir kitleyle kendi tarzıyla felsefenin ve insan haklarının önemini anlatmaya devam etti ve toplumla iletişim kurmayı başardı. Yaşamının son anına kadar üniversitedeki çalışmalarını sürdürdü ve kendi doğrularını anlatmaktan vazgeçmedi. Emekleri ve öğretileri bizlere yol göstermeye devam etsin.

Prof. Dr. İoanna Kuçuradi, felsefeyi yalnızca düşünce üretmenin değil, insanı anlamanın, insan haklarını savunmanın ve aydınlanma idealini yaşatmanın bir aracı olarak gören, bunu yaşamı boyunca sade, tutarlı ve kendine özgü bir biçimde anlatan önemli bir düşünürdü. Doğanın güzel çiçekleri, insanlık adına çalışan ve bilgi üretenlerin kabirlerini renklendirsin. Toprağı bol, ruhu şad olsun.

3 Ekim 2026, Adana

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız