Bir restoranda müdür olarak görev yapan S.M., çalışma arkadaşlarına ve kadın müşterilere yönelik uygunsuz hitapları nedeniyle tazminatsız olarak işten çıkarılmasının ardından hukuk mücadelesi başlattı. İş Mahkemesi'ne başvuran S.M., hakkındaki taciz iddialarını reddederek hiçbir müşteriyle bu tür konuşmalar yapmadığını savundu. Söz konusu ifadelerin iş yerindeki dinlenme alanında personeller arasında geçen olağan sohbetlerden cımbızlandığını öne süren davacı müdür, yazılı savunması alınmadan Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) "ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan davranışlar" anlamına gelen 46 koduyla bildirilen çıkış gerekçesinin değiştirilmesini talep etti.
İşverenden uygunsuz davranış ve taciz savunması
Davalı işletme sahibi ise restoran müdürünün yeme-içme sektörünün gerektirdiği ciddiyete ve iş yeri kurallarına aykırı davrandığını belirterek feshin haklı olduğunu savundan tarafta yer aldı. İş sözleşmesinin, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-(e) maddesi uyarınca feshedildiğini dile getiren işveren, üç ayrı çalışanın şikayette bulunduğunu kaydetti. Tutanağa geçen beyanlara göre eski müdürün mesai arkadaşlarına "aşkım, canım" şeklinde hitap ettiği, fiziksel temasta bulunarak kendi eliyle içecek içirmeye çalıştığı ve restorana gelen bazı kadın müşteriler hakkında "evlilik düşünürler mi?" şeklinde uygunsuz sorular sorduğu belirtildi. Ayrıca çalışanların iş yerini ziyarete gelen yakınları hakkında da "bekar mı?", "bana ayarlar mısın?" diyerek rahatsızlık verdiği, uyarılmasına rağmen bu tutumunu sürdürdüğü ifade edildi. İşveren, savunma talebine ilişkin bildirimi imzalamaktan kaçınan müdürün davranışlarının doğruluk ve bağlılığa uymadığını vurguladı.
Yargıtay yerel mahkemenin kararını oy birliğiyle onadı
Dava dosyasını inceleyen İş Mahkemesi, dinlenen tanık beyanları ve sunulan deliller doğrultusunda işverenin feshini haklı bularak davanın reddine karar verdi. Davacı S.M.'nin karara itiraz etmesi üzerine dosya Bölge Adliye Mahkemesi’ne taşındı. İstinaf başvurusunun da reddedilmesinin ardından temyiz incelemesini gerçekleştiren Yargıtay 9. Hukuk Dairesi uyuşmazlıkta son noktayı koydu. Yargıtay kararında, ilk derece mahkemesinin kararının usul, kanun ve hukuki ilişki nitelendirmelerine tamamen uygun olduğu belirtilerek, davacının temyiz itirazlarının reddine ve yerel mahkeme hükmünün oy birliğiyle onanmasına karar verildi.