İstanbul
Parçalı bulutlu
12°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,6337 %0.27
51,6013 %-0.2
6.704,43 % 0,27
67.290,55 %0.562
Muhalif. GÜNDEM Utku Çakırözer: AKP’lisinden CHP’lisine hiçbirimiz bu utanç tablosunu hak etmiyoruz

Utku Çakırözer: AKP’lisinden CHP’lisine hiçbirimiz bu utanç tablosunu hak etmiyoruz

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “Hak ihlalleri sebebiyle ülkemizi Avrupa Konseyi’nde yaptırım uygulanan ülke konumuna düşürmek AK Parti iktidarının ülkemize yaptığı en büyük kötülüktür. AKP’li olsun, CHP’li olsun 84 milyon olarak hiçbirimiz bu utanç tablosunu hak etmiyoruz. Temennimiz odur ki Anayasa Mahkemesi, Milletvekili Can Atalay ve başka gezi mahkûmları ile siyasi tutuklular için bu adaletsizlikleri bir an önce gidersin ve bu büyük ayıptan kurtulabilelim” ifadelerini kullandı.

Okunma Süresi: 3 dk

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, TBMM Genel Kurulu’nda dün söz alarak cezaevindeki düşünce ve siyasi suçluların durumu ile Gezi Davası’ndaki hukuksuzlukları gündeme getirdi. Çakırözer, şöyle konuştu: 

“Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında Gazi Meclis olarak önceliğimiz, hak ve özgürlüklerin korunduğu bir demokrasi ve hukukun üstünlüğünü hâkim kılacak adımlar atmak olmalıdır. İşe kendimizden başlamalıyız. 599 milletvekili yemin etti, biri hariç. Çünkü siyasi baskı altındaki yargı, Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Avukat Can Atalay’ı seçilmesinden bu yana, beş aydır, inatla cezaevinde tutuyor. Millet iradesini hiçe sayıyor. Burada, Meclisimize ve Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’a görev düşmektedir. Cezaevinde milletvekili ayıbından Türkiye’nin bir an önce kurtulması gerekir.

”Keyfî bir biçimde Silivri’de tutuluyorlar”

Meclisimizin öncelikleri arasına girmesi gereken bir başka meselemiz de cezaevindeki düşünce suçlularıdır, siyasi mahkumlardır. Gazeteciler hapiste. Merdan Yanardağ, Barış Pehlivan aylardır cezaevinde. Çözüm sürecinde akil insan olarak faydalandığınız 78’liler Girişimi Sözcüsü, yazar Celalettin Can’ı şimdi aynı görüşleri yüzünden cezaevine koydunuz sağlık durumu kötüleşmesine rağmen. Celalettin Can ve Barış Pehlivan denetimli serbestlik hakkından faydalandırılmıyor, keyfî bir biçimde Silivri’de tutuluyorlar.

”Milyonların Gezi’deki haklı direnişinin intikamı çok adaletsiz bir biçimde onlardan çıkarılmak isteniyor”

Milyonların Gezi direnişinden suç çıkarma inadı yüzünden yıllarca zindanda tutulup sonunda hukuksuz cezalara çarptırılan aydınlarımız da siyasi mahkûmlar arasında. Osman Kavala 6 yıldır, Mine Özerden, Çiğdem Mater, Tayfun Kahraman ve Can Atalay bir buçuk yıldır cezaevinde. Milyonların Gezi’deki haklı direnişinin intikamı çok adaletsiz bir biçimde onlardan çıkarılmak isteniyor. Oysa Gezi’nin ne olduğunu hepimiz biliyoruz. Türkiye’nin 79 ilindeki demokratik protestolara tam 2,5 milyon yurttaş katıldı. Bu sayıdan çok daha fazlası sosyal medyada destek verdi. Meclis sıralarında oturan milletvekillerimizin belki yarısı, belki de daha fazlası o gösterilere ya katılmıştır ya da katılmamışsa bile en azından bir kez yurttaşların tepkisinde haklılık payı olduğunu içinden geçirmiştir. Hâl böyleyken şimdi bu 2,5 milyon insanımıza suçlu damgası vurulabilir mi? Milyonlarca üyesi olan bir suç örgütü olabilir mi? Olmaz ama işte, sarayın baskısı altındaki hâkimlere zorla olduruluyor.

”Saraydan gelen talimatla hâkimler kalemini kırıyor”

Gazetelerde haberler var, ilk Gezi davasında beraat kararı veren hâkimlere sonradan yapılmayan eziyet kalmamış. Böylesine bir baskı altında yargı eliyle daha önce beraat verilen isimler şimdi zindana, çürümeye mahkûm ediliyor. İdam cezası kalkmamış olsa Kavala’yı asacak, darağacı arayacak duruma gelmişsiniz. İddianameler boşmuş, tek bir somut delil yokmuş, soruşturma FETÖ’cü hâkim ve savcılar eliyle yürütülmüş kimin umurunda. Saraydan gelen talimatla hâkimler kalemini kırıyor. Bu haksız ve hukuksuz, bu adaletsiz kararlar belki saraydakilerin hoşuna gidebilir ama milyonların vicdanında asla kabul görmedi ve görmeyecek.

”AİHM de davanın siyasi maksatlı olduğunu kararıyla ortaya koymuş durumda”

Kurucusu olduğumuz Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de davanın tamamen hukuksuz ve tamamen siyasi maksatlı olduğunu kararıyla ortaya koymuş durumda. Ama bizzat kendisi ‘AİHM’in aldığı kararlar Anayasa’mızın üstündedir’ diye anayasa değiştiren bu iktidar şimdi aynı kuruluşa ‘Türkiye’nin egemenlik haklarını hiçe sayan mahkeme’ diyebiliyor, ‘Kararlarına saygı duymayız, kulak asmayız’ diyebiliyor. Hak ihlalleri sebebiyle ülkemizi Avrupa Konseyi’nde yaptırım uygulanan ülke konumuna düşürmek AK Parti iktidarının ülkemize yaptığı en büyük kötülüktür. AKP’li olsun, CHP’li olsun 84 milyon olarak hiçbirimiz bu utanç tablosunu hak etmiyoruz. Temennimiz odur ki Anayasa Mahkemesi, Milletvekili Can Atalay ve başka gezi mahkûmları ile siyasi tutuklular için bu adaletsizlikleri bir an önce gidersin ve bu büyük ayıptan kurtulabilelim.”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız