Şeytan bile şaştı
Disney tarafından vizyonda olacak seçki başlar başlamaz, 2019 yılı Bıçaklar Çekildi, filmini hatırlattı,bana.
Dünyanın varlığını bildiğimiz ilk andan; ortaçağın kapanıp yeniçağın başlaması, tüm insanlık adına devrimler, insanlığı ve buna ɓağlı 'medeniyeti' getirmedi. Getiremedi.
Yeryüzünü kadınlar güzelleştirecekti ama gelin görün ki; Tanrının, kadın olan Havva'nın yüzünden cennetinden atılan Âdem ve soyunun intikamı, hangi din olursa olsun, Havva soyuna zulmünü devam ettirdi.
Saklambaç 2 filmini ilkine göre daha beğendim. Son derece matrak, göndermelerle dolu güzel bir seçki olarak vizyondaki yerini almaya hazırlanıyor.
Film yeni evlenmiş, sabaha karşı patlamış ve yanan bir malikânenin önünde kana bulanmış gelinliği ve sarı converse spor ayakkabıları ile gelin Grace'e polis tarafından yöneltilen:
“Hanımefendi, bu hale nasıl geldiniz?” Sorudu ile başlar.
-Eşimin ailesi, cevabı ailelerin çiftler üzerinde kurdukları “benim sözüm haklı” baskısı ile yansımasını da aktarmayı unutmaz.
Kendisini yaralı, kelepçeli ve acil durumda ulaşılması gereken ve yedi yıldır görmediği kız kardeşinin karşısında, hastane odasında ne oldu sorusuna cevabı ile devam eder.
-Biliyorum inanmayacaksın, o yüzden anlatmak istemiyorum, der ve kız kardeşi Faith ancak ısrar ettiğinde, anlatmaya devam eder.
Anlaşamıyoruz. Eşim bana düğün gecesi bir oyun oynayacağız ve bir kart seçerek başlayacaksın, dedi
Seçtim ama kart seçilmemesi gereken kartmış,
Beni sol elimden vurdu.
İşte bu açıklama, kadının sol eline 'iyi günde kötü günde' denilerek, sol elinin yüzük parmağına takılan alyansı ile vurgulanır.
Âdem, Havva'yı hapis etmiş ve şimdi şeytana hesap verme zamanıdır. Erkek dünyası evlenince ve evlenmeden önce de zihninde kadınını hapis eder.
Bu arada şeytana hizmet edenler, hayatta epey yol kat etmiş hatta dünyayı yönetmektedirler.
Nasıl olurda, İrlanda kökenli üstelik Ortodoks bir kız, tüm düzeni bozabilir?
Evlilik, sadece kadın-erkek arasında yapılan bir akit değil şirketler ve de dolayısı ile dünyayı yönetenlerinde, hangi dinden olurlarsa olsunlar yaptıkları etik kurallar bütünüdür.
Ruhlarını şeytana satıp insan gibi dolaşan ve kendi sınıfında olmayan her canlıyı, küçümseyen. Birbirleri ile akraba, arkadaş olsalar bile ne kadar iki yüzlülükten beter konumda olduklarını son derece alaycı ve zekice her dünya vatandaşı üzerinde biçimlendirir.
Survavior’a dönüşecek ölüm ve şafağa kadar “sağ kalabilme” oyunu çok eski çağlardan itibaren egemen otoritenin tazı avından, golf sahalarına uzanan öyküsünü de verir.
Temel mesele olan kadın-erkek ilişkilerinde erkeğe itaat etme noktasını, babasının onayını alamamış. Esas koltuğun kendilerinin olduğuna inanan iki kardeşin erkek ve kadın(Danforthlar) olarak hırslarına ne şekilde mağlup olduklarını net gösterir.
Ve bu bölümlerde sona doğru iyice, Tanrıdan uzaklaşıp şeytana yönelerek ki o zengin/dünyayı yönetenler için olağan durumda, iyice simsiyah olur kıyafetleri.
Dünyada her gerçekte, bir günah keçisi olması gibi burada da gerçek bir keçi vardır.
O masum, garip, en olmaz denilen yerlere tırmanıp kimseye ahkâm kesmeden yardım istemeden, kendini idame edebilen hayvan biliyorsunuz ki şeytana tapınma ayinlerinde kurban edilir. Keçi, bir sembol olmuştur. Ters haç vs.
Tüm bunlarla dalga geçen ve hangi inanç olursa olsun, fazlanın zararını ustaca sunar.
Ayin sırasında, tek tek şeytanların isimleri sayılarak, demek şeytan kızar, der, Grace
Oysa size kızan şeytan bana gülümsedi!

Şeytan bile yılmıştır, bu hırs dolu, kendilerini kaybetmiş insanlar sürüsünden ve sonlarını kendileri hazırlarlar.
Grace'n ilk evliliği kendisini kandıran ve bu şeytana tapınan üyelerden birinin kızı ile nişanlı oluşu. Bu kızın Grace öldürmek üzere, düğün salonunda savaşmaya gelinlikle gelmesi.
Alt tarafı bir erkek için bu kadar aptal olmayın, savaştığınız için hiçbir zaman istediğiniz kadar değerli olmayacaksınız, mesajını verir ki.
Kadın, varlık olarak kendi kıymetini değerini bilmemektedir.
Grace'n cesareti, Tanrının kendisinde tezahür hali, tüm kadınlara mesaj olarak sunulur.

-Saplanıp kaldığınız, tek gerçeklik; doğruluk ve kendi iç sesinizden başka bir şey olmasın,
Çünkü yaratıcının mutlak kudreti oradadır.-fikri yayılır.
Kadın, erkekten daha zeki, daha üretken, daha zenginleştirici, daha kapsayıcı, buna bağlı birleştirici olduğu için çoğu zaman susturularak.
İster türlü nedenlerle yok sayılarak, erkek eğer lütfedip evlenirse, o da erkeğinin sözünden çıkmayarak, göstereceğinin altı av-avcı sahnelerinden bol bol verilir.
Ve kadının esas görevi, erkek ne yaparsa buna itaat etmek olacaktır.
Güç, önce erkeğe aittir. Güce, erkekleşen kadın da sahip olabilir ama bu da sınırlı ölçülerde olmalıdır.
Düşünsenize, ortaçağda sesi kilisede bile yasak olan kadın, bu yüzyılda bile özgür değil!

Evlilik, kadınların antlaşmalı köleliğidir.
Bu temelden dünya varoluşuna. Tüm inanç sömürülerine ki bir yüzük ile hangi büyük günahları göze almaya cesaret edebilen, gerçekten ruhunu satmış, omurgasız insanı ustaca sunar.
Saklambaç 2 filmini izlerlerken tek dezavantaj, biraz kan sahnelerinin fazla olması ama bu kadar insanın ve de masum keçilerinin kanını emen insanın, şeytan balonu ile patlaması da çok hoş olmayan görüntü değil. Onca, şeytana bile pabucunu ters giydirebilecek icatlar türettikten sonra üstelik.

Tek kalelik zorbalıklarının yanında nedir ki? Sonlarını kendi hazırlayan insan vampirlerine, ince bakış.

Bolca alkış, bu incelikli, yanında ise espri ile bezenmiş sunuma.
Hoş vakit geçirebilirsiniz.
Yönetmen- Matt Bettinelli-Olpin, Tyler Gillett
|
Senarist -Guy Busick, Ryan Murphy
Oyuncular: Samara Weaving, Kathryn Newton, Sarah Michelle Gellar