İstanbul
Parçalı bulutlu
12°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
50,0529 %0.06
56,5130 %0.49
6.633,74 %1.50
80.491,42 %3.43

Seçimler ve sonrası

YAYINLAMA:
Seçimler ve sonrası

Dünya tarihi yeniden yazılıyor mu? sorusunu bize hatırlatan seçim süreçleri yaşadık. Hani Sırbistan seçimlerinden öğrencilerin listesinin kazanması bizde belki çok fazla tartışılmadı ama koskoca 12 yıllık Vucic iktidarının sonlanması hepimiz için imkansız denilen şeylerin de olabileceğinin bir göstergesi oldu.

Bölgemizin sorunlu ülkesi İsrail’de beklendiği gibi Netanyahu istediğine kavuşamadı ancak kendisinden daha da radikal Eisenkot karlı çıkmış gözüküyor. Koalisyon belirsizlikleri uzun sürecek gibi gözüküyor. İlgi çekici olan İsrail vatandaşı olan Filistinlileri temsil eden Arap temsilcilerin kazandıkları 19 sandalye ile kurulacak koalisyonun anahtar rolüne yükselmeleri oldu. Hani İsrail’in devlet politikalarında çok şey değişir mi? Büyük olasılıkla değişmez ama bekleyip göreceğiz.

Bölgemiz de dahil olmak üzere bütün Dünya için önemli olan ABD seçimlerinde ise Demokratlar Cumhuriyetçilere karşı hem Temsilciler meclisinde hem de Senato’da büyük üstünlük sağlayarak ABD Başkanı Trump’a ağır bir seçim yenilgisi tattırmış oldu. 3 Ocak 2027 tarihi itibarı ile göreve başlayacak olan yeni seçilenler bu tarihten itibaren Trump’ı kelimenin tam anlamıyla “topal ördek” pozisyonuna getirecek. Trump’ın geleceği için belki hala oy sayım sonuçları kesinleşmemiş olsa da Demokratların çoğunluğu aldığı kesin olan Temsilciler Meclisi çok fazla önem göstermeyebilir. Ancak özellikle üçte biri yenilenen Senato kritik önem gösteriyor. 100 kişilik Senato’da 54 koltuk kazanan Demokratlar Trump’ın görevden azline kadar gidebilecek operasyonları gerçekleştirebilir.

Peki bütün bu gelişmelerin bizim açımızdan önemi ne?

Sırbistan seçimleri en umutsuz süreçlerde bile bir çıkış yolu olduğu düşüncesinin ispatı olarak algılanabilir. Eğer yenilenme zamanı gelmişse küçük bir kıvılcım büyük sonuçlar doğurabiliyor. Bunu Sırbistan’da gördük.

İsrail ve ABD seçimleri ise ülkemizi yakından ilgilendiren jeopolitik değişimlerin habercisi olabilir. Bu noktada özellikle ABD Senatosu’nun ABD’nin dış politikasında belirleyici rol oynadığı dikkate alındığında, Demokratların gelecek vizyonlarının bizim açımızdan da önemli olduğunu kabul etmek gerekiyor. Trump’ın sıkça eleştirdiğimiz İsrail İran savaşındaki desteği Demokratlar tarafından nasıl algılanacak? Trump’ın kendi ifadesi ile “seçimi asıl kaybettiren İran savaşının ABD ekonomisine etkileri olduğu!” düşüncesi Demokratlar tarafından nasıl değerlendirilecek? Esas hedefin Çin olduğu dolayısı ile Ortadoğu’da zaman ve para harcamaktan başka bir işe yaramayan İsrail’in koşulsuz desteği yeni bir vizyona yol açabilecek mi? Kaldı ki “Yeniden Büyük Amerika’yı inşa ekmek (MAGA)” sloganı aslında ters tepip ABD’nin gücünün sınırlarını bütün çıplaklığı ile göstermedi mi?

Evet çok sayıda soru işareti var ve bu sorulara verilecek cevaplar ülkemizin içinde bulunduğu jeopolitik ortamın da belirleyicisi olma özelliklerini taşıyor. Onlar için Ortadoğu bir coğrafya haritası içinde bir bölge, bizim için ise içinde yaşadığımız, komşularımızla birlikte olduğumuz yaşam alanı.

Yukarıdaki satırlarda da belirttiğimiz gibi bu gelişmelerin esas sonuçlarını 3 Ocak 2027 itibarı ile görmeye başlayacağız. Bu tarihe kadar Trump ve yetkileri alışageldiğimiz şekliyle devam edecek. 3 Ocak’tan sonra öngörülebilir sorunlara bağlı olarak Trump’ın davranış kodlarında bir değişiklik olacak mı? Diğer ifadesi ile özellikle İran savaşı, Hürmüz Boğazı yaklaşımları, Rusya-Ukrayna Savaşı konularında şahini mi oynayacak? Güvercin olmayı mı tercih edecek? AB ile ilişkilerini düzeltme yoluna mı gidecek yoksa özellikle NATO’ya katkıları konusunda ısrarlı olmaya devam mı edecek? Bu şekilde bakıldığında çok kritik iki aylık bir periyoda girdiğimizi ileri sürmek hatalı olmayacaktır.

Doğal olarak Demokratların sahneye bu kadar güçlü dönmeleri Türkiye’nin lehine bir durum mu? diye de sormak gerekiyor. Demokratlarla ilişkiler denince Erdoğan’a beyzbol sopası gösteren Obama’nın görüntüleri hala anılarımızdaki yerini koruyor.  Biden döneminde neredeyse askıya alınan Türkiye – ABD ilişkilerinin yeni zor bir sürece gireceğini beklemek yanıltıcı olmayacaktır. İlişkileri doğru şekilde sürdürmek için Trump’dan Erdoğan’a, Erdoğan’dan Trump’a olan ilişki biçimini gözden geçirmek zorunluluğu ortaya çıkıyor. Türkiye liderler arası ilişki biçiminden kurumsal ilişki biçimine geri dönmek zorunda. Buna sadece devlet kurumları değil, lobi faaliyetlerini, iş dünyası faaliyetlerini de katıp yeniden gözden geçirmenin vakti geliyor.

Bu arada 3 Ocak 2027 tarihine kadar, yani hala Trump koltuğunda güçlü şekilde otururken Erdoğan’a son NATO Zirvesinde Ankara’da verdiği sözleri yerine getirebilmek için son şansı olduğunu da hatırlatalım. Malum CAATSA yaptırımlarının kaldırılması, F35, F16, uçak motorları sözleri seçimlerde Yahudi lobisi ile Rum lobisinin etkileri öne sürülerek gerçekleşmemişti. Şimdi artık seçim bitti, lobilerin olumsuz etkileri olmadan da kaybedildi. Sözlerin yerine getirilmesi için menfi anlamda bir neden kalmadı. Hani son bir liderden lidere gayretle bu noktalarda ilerleme kaydedilir mi? Göreceğiz.

Yaşadığımız seçim sonuçlarının Türk iç politikasına etkileri ne olur?

Tahmin etmek çok kolay değil. Ama Trump kimi desteklerse “O” seçimi kaybediyor görüntüsü de yeni bir dünya düzenine işaret ediyor yaklaşımı da yabana atılır cinsten değil.

Umut etmeye devam….

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız