İstanbul
Açık
25°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
46,9917 %0.18
53,8053 %0.13
6.212,09 % -0,10
63.913,99 %1.788
Muhalif. GÜNDEM Özgür Özel'den yeni parti iddialarına yanıt: "Ortaya atılan isimler tamamen yalan"

Özgür Özel'den yeni parti iddialarına yanıt: "Ortaya atılan isimler tamamen yalan"

CHP TBMM Grup Başkanı Özgür Özel, yeni parti tartışmalarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. 20 Temmuz iddiaları ve parti planına açıklık getirdi.

KAYNAK: HABER MERKEZİ
Okunma Süresi: 7 dk

CHP TBMM Grup Başkanı Özgür Özel, Nefes Gazetesi'nde Deniz Zeyrek'in sorularını yanıtladı. Mutlak butlan kararının ardından gündeme gelen yeni parti tartışmalarına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. CHP'de kalmanın öncelikli hedefleri olduğunu belirten Özel, hukuki sürecin farklı bir noktaya evrilmesi halinde yeni bir parti kurulabileceğini ifade etti. Ayrıca, kamuoyunda konuşulan parti isimlerinin gerçeği yansıtmadığını ve 20 Temmuz'un kesin bir ayrılık ya da yeni parti tarihi olmadığını söyledi.

"20 Temmuz kesin bir parti kurma veya ayrılma tarihi değil"

Özgür Özel, CHP Milletvekili Süleyman Bülbül'ün "20 Temmuz'dan sonra 100 milletvekiliyle yeni partiyi kuruyoruz" sözlerine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

"Hukuk konusunda çok standart yapılması gereken uygulamalar, butlanın sürmesi için yapılmıyor. Yaptığımız başvurular geciktiriliyor. Belli ki adli tatilden önce Yargıtay bunu görüşmesin istiyorlar. Çünkü bir bölge idare mahkemesinin sonuç doğuracak bir tedbir kararı almasının, Yargıtay’ı yok saymak olduğu görüşü bütün Yargıtay’da hâkim. Bu tedbirin kaldırılmasını kuvvetli ihtimal olarak görüyor herkes. Bu olmazsa, bundan sonra kamu hukukunun dikiş tutmayacağı söyleniyor. Biz de bir yandan adli tatil olmadan önce dosyamız ele alınsın diye ümit ediyoruz. Tabii burada 20 Temmuz günü kritik bir tarih, adli tatil başlıyor ve artık sonbahara kadar Yargıtay görüşmeyecek."

"O nedenle 20 Temmuz kesin bir parti kurma, ayrılma tarihi değil. Milletvekili sayısı vermek doğru olmaz ama eğer bir başka parti ya da grup kurarsak bunun ana muhalefet olacağına bir şüphe yok. Bu doksan olur, yüz olur, seksen beş olur, yüz beş olur. Bunlar milletvekillerimizin kendi vereceği kararlar. Ben 'yüz milletvekilinin iradesi cebimde' diye bir ifade kullanmayı da doğru bulmam."

"Kesin rakamlar, kesin tarihler yerine partinin geleceğini düşünen, gelecek seçimleri kaybetmek istemeyen ekibin ortak yol arayışı var burada. Ancak şunu söyleyeyim: Yüzün üzerinde milletvekiliyle, 110 milletvekiliyle mütemadiyen istişare halindeyiz ve doğrusunu yapmak istiyoruz. Temel motivasyonumuz bir an önce partimizi geri almak. Bu olmazsa da ana muhalefet görevinin ve iktidara yürüyen bir parti görüntüsünün ortadan kalktığı bir sürece Türkiye’yi mahkûm edemeyiz. Aylarca sürecek, yıllarca sürecek bir 'Ne olursa olsun, parti içinde kalalım' gibi bir noktada da değiliz."

"Bir defa sokak bize bu konuda tahammül göstermez. Hatta ilk günlerde sokakta yüzde seksen 'Partiyi kimseye bırakmayın' lafını duyuyorken, yüzde yirmi 'Arkandayız' diyordu. Şimdi her sokağa çıktığımda 'Yeni bir yol' diyenlerin sayısı artıyor. Çünkü insanların umudu tükeniyor ve partiye ve Türkiye’ye iktidar tarafından dayatılan bu oyunu, her an yapılacak bir seçime karşı da çok riskli görüyorlar."

"CHP'de kalamazsak sıfırdan yeni parti kuracağız"

CHP'den tamamen ayrılma ihtimaline ilişkin konuşan Özel, şu ifadeleri kullandı:

"Şüphe yok. 'CHP’de mücadeleyi sürdürecekler de kalsın' gibi hibrit formüller konuşuluyor, düşünülüyor ama bu sefer bunları yapayım derken ana muhalefet partisi olma hattı kaybedilebilir. O nedenle bizimle birlikte olan milletvekilleriyle bir ve bütün halinde hareket edeceğiz. Yani buradaysak buradayız, gidersek gideriz. Burada bir tek belediye başkanlarımızın durumu özel. Milletvekilleri, parti meclis üyeleri, önceki dönem milletvekilleri birlikte hareket edeceğiz ama belediye başkanlarıyla ilgili kararı bir sonraki evreye bırakacağız. Belediye başkanlarıyla istişare ederek en doğru zamanda ve zeminde kendileriyle konuşarak yapacağız."

CHP üyelerine ilişkin değerlendirmesinde ise Özel şunları söyledi:

"CHP Genel Başkanı olduğumda 1 milyon 250 bin üyemiz vardı. 750 bin üye kazanmıştık, iki milyona çıktı. İllere, ilçelere 'İstifa etmeyin' ricamıza, ısrarımıza rağmen CHP şu anda 45 bin üye kaybetti. Giden 45 bin üye biz CHP’ye geldiğimizde aynı gün dönerler. Orada bir sıkıntı yok. 'Kalkın, gidiyoruz' desek çok büyük bir şey olur. Ama o hani geri dönüşümsüz bir şekilde bir partileşmeye geçersek tabii ki üyeleri davet edeceğiz. O zaman da başka bir şey ortaya çıkacak. Ama şimdilik sözümüze değer veren herkese 'Partide kalın' diyoruz."

"Ortaya atılan isimler tamamen yalan"

Yeni partinin ismine ilişkin ortaya atılan iddiaları da değerlendiren Özel, şu açıklamayı yaptı:

"Yok. Ekrem Başkan’la isim misim hiç konuşmadık. Hatta Ekrem Başkan sürekli 'Başkanım biz buradayız, en iyisini siz sahada görüyorsunuz, siz en iyisini biliyorsunuz' diyor. Ekrem Başkan kendi yargı sürecine acayip motive. Öyle ikimizin bildiği bir isim falan yok. Birtakım isimler atıldı ortaya. Mesela İstiklal, Ekim falan. Bunlar tamamen yalan. İsim işi en kolayı."

"Baskın seçime karşı yedekte bir parti tutulacak"

Özel, olası bir erken veya baskın seçim ihtimaline karşı alternatif hazırlık yaptıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Yeni partinin yanında seçime girme yeterliliği olan bir partiyi de hani tırnak içinde söyleyeyim, ihtiyaten yedeğimizde tutuyoruz. Bir önceki dönem milletvekilimizin genel başkan olacağı, yine önceki dönem milletvekillerimiz ve parti yöneticilerinden, gelecekte aktif siyaset düşünmeyen arkadaşlarımızın da o partinin yönetiminde yer alacağı bir devralma kurultayı yapacağız. Ben o partiye gitmeyeceğim. Milletvekillerimiz o partiye gitmeyecek. O parti bir baskın seçim durumunda YSK’ya liste vermek için ihtiyaten hazırda tutulacak olan bir parti.

Şu anda birinci kararlılık partide kalmak, partiyi geri almak. İkincisi eğer partide kalma şartları ortadan kalkarsa, sıfırdan kurulmuş bir partiye gitmek, adıyla logosuyla her şeyiyle yeni bir partiye gitmek. Baskın bir seçim ihtimaline karşı da seçime girme yeterliliği olan ya da seçime girme yeterliliğine çok yakın bir partiyi devralmak."

İmamoğlu davasına ilişkin değerlendirmeleri

Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı davayı Silivri'de takip ettiğini belirten Özel, duruşmaya ilişkin değerlendirmelerinde de bulundu.

"Birincisi Ekrem Başkan’ın hakkında söylenen, kulaklarda yer etmiş bir sürü iftira, hakaret falan var. Bunların birçoğu iddianamede yok. İddianamede olanların da verilecek çok net cevapları var. Ekrem Başkan bunlara ilgili açıklama yaparken hep 'Savunmanızda söylersiniz' deyip geçiştirildi, biliyorsunuz. Geldiğimiz noktada NATO zirvesinin gürültüsüne getirip altı saatte bu savunmayı bitirip, Ekrem Başkan’ın kendini bırakın mahkeme önünde, mahkeme zaten kararını vermiş, halkın önünde savunma hakkı engellenmeye çalışılıyor. Bu çok net."

"Ekrem Başkan’ın kürsüye çıktığı andan duruşma kapanana kadar salondan bir dakika çıkmadım. Dört saat oturduğum yerden kalkmadım. Salonu boşaltma hevesi de vardı bir ara. Çok net. Ekrem Başkan 'Savunma hakkımı kısıtlamayacaksınız' diyor. 'Başlayayım, ya böyle devam edeyim' diyor. 'Kaldığın yerden, ağustosta devam et' diyorlar. 'Hayır' diyor, 'Yarın bitecek senin ve avukatlarının savunması…' Düşünün, Ekrem Başkan’ın ve avukatlarının 143 eylemden yapacakları savunmayı toplam altı saatle falan sınırlamaya çalışıyor adam. Olacak bir şey değil."

"Şunu gördüm, hâkimin ve savcının gerginliğinde... Birbirlerine bağırıp çağırıp talimatlar veriyorlar. Savcı hâkime bağırıyor falan. '203 uygulasana ya' diye... Bir panik var, bir sert bir talimat almışlar ve Ekrem Başkan’ın söylediği her söz bizim düşündüğümüzün çok üzerinde karşı tarafta endişe yaratıyor. 'Biz bu adama bu kadar şey iddia ettik, hiçbirisini ispatlayamadık. Bu duyulmasın.' İftira etmeye veya iftira demeyeyim, iddia etmeye korkmuyorlar ama ispat etmek gibi de bir kaygıları yok. Ekrem Başkan’ın masumiyetini ispatına engel olmaya çalışıyorlar. Sen bir şeyi iddia ediyorsan, karşı savunmasını dinleyeceksin. İspat edersen sen haklısın. Sanık ispat ederse dediklerini. Buna engel olmaları kadar korkunç bir şey. Yargılamanın siyasi olduğunu ve kararın çoktan verildiğini, görevin öyle ya da böyle mahkûmiyet olduğunu ve kamuoyunda da bu savunmanın duyulmamasını da bir görev olarak üzerlerine aldıklarını gördüm."

Tahliyelere ilişkin değerlendirme

Beklenenden az tahliye kararı verilmesine ilişkin ise Özel şu ifadeleri kullandı:

"Siyasi bir yargılama oldu ve maksadın şu anda arkadaşları içeride tutmak olduğu açık. Yoksa bir yargılama yaptın, istenecek ceza belli. Yatarını yatmış, bırak gitsin artık. Hayır, hani Mussolini’nin ön infazı gibi şimdiden infaz yapıyor. Şu an yargılama yapmıyor, infaz yapıyor. Kendi zihninde mahkûm etmiş herkesi."

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız