İstanbul
Parçalı bulutlu
19°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
45,7392 %0.33
53,0889 %-0.22
6.630,84 % -0,42
74.928,77 %-3.028

Otorite diyor ki, mutlak butlan ile kayyım ve tedbir hukuka aykırı... Bakın, nasıl...

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Otorite diyor ki, mutlak butlan ile kayyım ve tedbir hukuka aykırı... Bakın, nasıl...

Bugün köşemi  İ.Ü. Hukuk Fakültesi'nde iki dönem dekanlık yapan, AK Parti'nin ilk iktidar döneminde ceza yasasına katkıda bulunan Prof. Dr. Adem Sözüer'e veriyor ve mutlak butlan kararına ilişkin sosyal medyada yaptığı hukuki değerlendirmeyi olduğu gibi aktarıyorum... Görüleceği gibi, yetkisiz hukuk mahkemesinin mutlak butlan kararı yok hükmünde,  bununla birlikte asıl  yetkili olan YSK ise işlevsizleştiriliyor bu kararla! İktidarın hukuku bu kadar eğip bükmekten muradı ise ne pahasına olursa olsun iktidarı sürdürmek! Memleketin çivisi çıkıyormuş,  memleket seçimle gelinip seçimle gidilen, sonra seçmenin teveccühü ile yeniden gelinen bir demokrasi olmaktan çıkıyormuş,  ne gam! 

×××

"Mutlak butlan ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP'ye atanması hukuk dışı çünkü; 

 

1)Siyasi partilerin kurultay,

il, ilçe kongrelerinde seçim yapılması durumunda, seçimle ilgili uyuşmazlıklar bakımından Siyasi Partiler Kanunu (SPK), M.21’in uygulanması ve uyuşmazlık hakkında karar verme yetkisinin ilgili seçim kuruluna ait olduğu,YSK’nın 5 Eylül 2025’te İstanbul ilçe kongrelerinin durdurulmasına  ilişkin kararının da bunu teyit ettiği, 

 

2)Kurultayda gerçekleşen, genel başkan ve diğer organların seçimi ile bu seçimlere yönelik SPK’da özel düzenleme bulunduğundan bu seçimlerin iptali ile ilgili Dernekler Kanunu yahut Medeni Kanun’daki genel düzenlemelerin uygulanmasının mümkün olmadığı, 

 

3)İtiraz şekli SPK’da düzenlenmeyen kurultay kararları ile ilgili olarak Dernekler Kanunu yahut Medeni Kanun’daki genel kurul kararlarının iptaline ilişkin düzenlemelerin uygulama alanı bulabileceği,

 

4)SPK, M.21’in uygulama alanı bulmadığı, merkez organları seçimleri dışındaki uyuşmazlık konusu kurultay kararları bakımından ortada mutlak butlan veya yokluk sebebi bulunmadığından Medeni Kanun, M. 83/3’ün mütalaa konusu uyuşmazlık bakımından uygulanma kabiliyeti bulunmadığı,

 

5)SPK, M.21’de belirtilen süre geçse dahi Yüksek Seçim Kurulu'nun tam kanunsuzluk içtihadı ile seçimleri iptal edebildiği ancak mütalaa konusu uyuşmazlık bakımından seçilme yeterliliğine ilişkin yahut tam kanunsuzluk içtihadının uygulanmasını gerektirecek bir itiraz yahut bulgunun söz konusu olmadığı, zira olağanüstü kurultayın iptali talebiyle yapılan başvurunun YSK tarafından ilçe seçim kurulu kararının kesin olması ve ortada 'tam kanunsuzluk halinin' de bulunmamasına dayanılarak reddedildiği, Kasım 2023’te gerçekleştirilen kurultay bakımından ise Yüksek Seçim Kurulu'na bu yönde bir başvuru da yapılmadığı,

 

6)Ceza mahkemesindeki davada delegelere menfaat sağlamak yönündeki iddialar doğru olsa dahi delegelerin kamu görevlisi olmaması nedeniyle menfaat temininin rüşvet suçu olarak nitelendirilemeyeceği, 

 

7)Birkaç delegeye yönelik örneğin tehdit veya hürriyetten yoksun bırakma gibi suçlar işlenmiş olsa bile seçim sonucunu değiştirmeyecek bu tür fiiller nedeniyle sadece suç işleyen kişilerin ceza sorumluluğunun gündeme geleceği, böyle münferit hallerin kurultay seçimlerini etkilemeyeceği, 

 

8)Yine bir varsayım olarak örneğin görev sürelerinin dolması dışında gelinen aşama itibariyle merkez organlarına seçilmiş olan kişilerin kazandıkları sıfatları kaybetmelerinin ancak merkez organlarında yer alma yeterliliklerini kaybetmeleri halinde söz konusu olabileceği; bu bakımdan söz konusu yeterliliklerin kaybının kısıtlanma, ceza mahkumiyeti alma gibi durumlarda gündeme gelebileceği, bu durumun dahi  kurultayda kesinleşmiş seçimlerin geçmişe yönelik olarak iptali sonucuna yol açmayacağı, 

 

9)Tüm bu değerlendirmeler ışığında, CHP merkez organlarının seçimleri bakımından hukuk mahkemeleri görevsiz olduğu gibi kurultay iptalinin gerekçeleri olarak sunulan iddialarla ilgili ceza soruşturması ve kovuşturması sürecinin de merkez organlarının seçimleri üzerinde herhangi bir etkiye yol açmayacağı, kurultayda seçilmiş bir kişiyle ilgili kesinleşmiş bir yargı kararı ile bir hak yoksunluğu hükmü söz konusu olması varsayımında ise bu kesinleşmiş hükmün sadece ilgili kişiler için sonuç doğuracağı ve bu gibi hallerin de kurultayda yapılan seçimlerin geçersizliğine yol açmasının hukuken mümkün olmadığı,

 

10)Asliye Hukuk Mahkemelerinin Siyasi Partiler Kanunu’ndaki açık hükümlere rağmen kendilerini görevli sayıp siyasi partilerin kurultaylardaki seçimlerle ilgili kendilerini görevli sayıp davalara bakmalarının Anayasa ve siyasi partiler mevzuatında öngörülen seçim yargısını ortadan kaldıracak nitelikte bir sonuç doğuracağı, bu nedenle görevsizlik kararının verilmesi gerektiği, buna rağmen somut uyuşmazlıkta hukuk mahkemesi kendini görevli saysa dahi mutlak butlan veya yokluk kararının verilmesinin hiçbir dayanağının söz konusu olmadığı, mevcut dava veya ilgili kovuşturmalarda verilecek kayyım, tedbir v.b kararların hukuka aykırı olacağı, (...)

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız